GURABA İSLAM الإسلام الغرباء

Haram Olan Kazançlar..

Etiketler: ,
HARAM OLAN KAZANÇLAR

Her şeyden önce bu konudaki bilinmesi gereken en önemli kural şudur ; Allah’u Teala bir şeyi haram kıldı mı, onun ücretini de haram kılar.

ALLAH BİR ŞEYİ HARAM KILINCA ONUN PARASINI DA HARAM KILAR

“ … Abdurrahman b. Va’le - Mısır ehlinden bir kimsedir - İbni Abbas’a üzümden sıkılan içkinin hükmünü sordu. İbni Abbas : Bir adam Rasulullah s.a.v’e içi şarap dolu bir kırba hediye etti. Rasulullah s.a.v ona : “ Allah’ın onu kesin haram kıldığını bilmedin mi ? “ buyurdu. Adam: Hayır dedi ve bir insana gizlice bir şeyler söyledi. Rasulullah s.a.v ona : “ Adamla gizlice ne konuştun? “ buyurdu. Adam : Şarabı satmasını söyledim dedi. Rasulullah s.a.v : “ Allah içilmesini haram kıldığı bir şeyin satmasını da haram etti “ buyurdu. Bunun üzerine şarap dolu kırbanın ağzını açtı ve nihayet o kırbada bulunan şarabın hepsi döküldü.”

Müslim : 5.c.1579.n - Malik (2/846) Nesei (4678.4942-4944) Ebu Yağla (2590) Beyhaki (6/11-12) Beğavi (2040) Ahmed (1/244-323)

{ … İbni Abbas r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle dedi : Şüphesiz ki Allah’u Azze ve Celle bir şeyi haram kılınca,onun ücretini de haram kılar. }
Dare Kutni : 2.c.2778.n

“ … Abdurrahman b. Va’le den ……………. Rasulullah s.a.v : “ Allah içilmesini haram kıldığı bir şeyin satmasını da haram etti “ buyurdu …………..”

Müslim : 5.c.1579.n - Malik (2/846) Nesei (4678.4942-4944) Ebu Yağla (2590) Beyhaki (6/11-12) Beğavi (2040) Ahmed (1/244-323)

İÇKİ KAZANCI

“ … Ebu Hureyre şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v buyurdu ki : Allah içkiyi ve onun kazancını haram etti ; leşi ve onun kazancını haram etti ; domuzu ve onun kazancını haram etti ”
Ebu Davud (3485) Ebu Nuaym (8/337- Hilye) Dare kutni (3/7/21) Beyhaki (11049)

Zikri geçen bu hadislerde, içkinin satılmasının, satın alınmasının, kazancının ve kazancının yenmesinin haram olduğu ve bu gibi fiillerden el çekmeyenlere de Allah’ın lanet edeceği bildirilmektedir. Kimin yanında şaraptan bir şey varsa bekleteyim de o sirkeye dönüşsün diye onu yanında alıkoyamaz. Çünkü Rasulullah s.a.v’e şaraptan sirke edinilir mi diye kendisine sorulduğunda : “ Hayır “ buyurarak bunu yasak-lamıştır.


KÖPEK SATIŞININ HARAMLILIĞI

“ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : “ Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘ Köpeğin satış bedeli helal değildir ... ‘ buyurdu.”
Ebu Davud (3484) Nesei (4304) Albani (7640-S. Cami)
“ … Ebu Mes’ud el-Ensar r.a şöyle tahdis etti : “ Rasulullah s.a.v “ ….. köpeğin ücretini …. yasakladı.”
Buhari (2237-Ter:2070) Müslim (1567/39) Ebu Davud (3428) Nesei (4303-4680) Tirmizi (1276-Ter:1291) İbni Mace (2159) İbnu’l-Carud (581) İbni Hazm (9/10) Beyhaki (6/126) Beğavi (2037) Ahmed (4/118-120)

“ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : “ Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) köpeğin satış bedelini yasakladı ve : “ Eğer bir kimse köpeğin satış bedelini talep etmek için gelirse, o kimsenin elini toprakla doldur “ buyurdu.”
Ebu Davud (3482)
“ … Rafi b. Hadic r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v’den işittim : “ Kazancın en şerlisi ; köpeğin satış ücretidir ……. buyuruyordu.”

Müslim (1568/40) Nesei (4305) İbni Hibban (5153) Tayalisi (966) Tabarani (4261 -4263-M. Kebir) Beyhaki (9/337)

Zikri geçen bu Hadislerde görüldüğü üzere köpeğin ücretinin helal olmadığı ifade edilmektedir. Ancak Cabir r.a nun rivayet ettiği : “ Rasulullah s.a.v kedinin ve köpeğin satış bedelini yasakladı, ancak av köpeğini bundan istisna etti.” manasındaki hadisle av köpeğinin satışı bu haramdan istisna edilmiştir.
Bir de Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği : Rasulullah s.a.v : “ Her kim av köpeği, davar köpeği, arazi köpeğinin dışında bir köpek edinirse kuşkusuz onun ecrinden her gün iki kırat noksanlaşacaktır “ Manasındaki hadisle de koyun köpeği ile bekçi köpeğinin de beslenebileceği istisna edilmiştir. Dolayısıyla bu hadislerden elde edilen hüküm şudur :
Birincisi: Bütün köpekler içerisinde sadece av köpeğinin satışına izin verilmiştir, diğer hiçbir köpeğin satışına izin verilmemiştir. Bu mevzudaki hadislere dikkatle baktığımız zaman bu açıkça görülecektir.
İkincisi: Av köpeklerine, çoban köpeklerine ve bekçi köpeklerine besleme izni verilmiştir. Bu üç nevinin gayrına beslemek için izin verilmemiştir. Her kim bu üç nevinin dışında bir gaye için köpek beslerse, o kimsenin ecrinden her gün iki kırat ecir noksanlaşacaktır.
KEDİ SATIŞININ HARAMLILIĞI

“ … Ebu’z-Zubeyr şöyle dedi : “ Cabir’e köpek ve kedinin (satış) bedelini sordum? Cabir : Nebi s.a.v bunu men etti dedi.”

Müslim (1569/42) Ebu Davud (3480) Tirmizi (1297-Ter: 1295) İbni Mace (2161) Ahmed (3/3 49)
Bu hadiste de görüldüğü gibi kedinin ve köpeğin satışı ve ondan elde edilen gelirin men edildiği ifade ediliyor. Men ise fikıh usülünde bilindi gibi karine olmadığı sürece harama delalet eder. Çünkü o, haramı ifade eden siyğalardandır.

“ …. Ebu’z Zübeyr şöyle dedi : Cabir’e köpek ve kedi bedelinden sordum. Peygamber s.a.v bundan nehyetti dedi “
Müslim : 5.c.1569.n
FAHİŞE KADIN KAZANCI

“ … Ebu Mes’ud el-Ensar r.a şöyle tahdis etti : “ Rasulullah s.a.v “ …. fahişenin kazancından ….. nehyetti . ”

Buhari (223 7-Ter:2070) Müslim (1567/39) Ebu Davud (3428) Nesei (4303-4680) Tirmizi (1276-Ter: 1291) İbni Mace (2159) İbnu’l-Carud (581) İbni Hazm (9/10) Beyhaki (6/126) Beğavi (2037) Ahmed (4/118-120)
“ … Rafi b. Hadic r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v den işittim : “ Kazancın en şerlisi, fahişenin kazancıdır..... buyuruyordu.”

Müslim (1568/40) Nesei (4305) İbni Hibban (5153) Tayalisi (966) Tabarani (4261-4263-M. Kebir) Beyhaki (9/337)

Fahişenin kazancı, onun zina için aldığı ücret demektir. Hadiste mehir diye isimlen-dirilmiştir. Çünkü şeklen ona benzediğinden dolayıdır. Bu kazancın haramlılığı husu-sunda müslümanların icması vardır. Yani,bunun haram oluşundan bütün Müslümanların haberi vardır.

ŞARKICI KADINLARIN KAZANCI

“ … Ebu Umame r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu :“ Şarkıcı cariyeleri satmayın ; onları satın almayın ; onlara şarkıcılığı öğretmeyin. 0 kadınlar üzerinde yapılan alışverişte hayır yoktur ve onların kazancı haramdır. - Unutmayın ki - { İnsanlardan kimileri var ki, bilgisizce – insanları - Allah’ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için sözün eğlencesini satın alırlar... } ayet’i bunun için indi “

Tirmizi (Ter:1298) Tayalisi (1134) Tabarani (7719-7855-M. Kebir) Beyhaki (11055) Albani (6/1016-Sahiha)

“ … Ebu Umame r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v şarkıcı kadınların satılmasını, satın alınmasını, kazançlarını ve kazanç bedellerinin yenmesini yasakladı.”

İbni Mace (2168) Tirmizi (1282-Ter:1298) Tabarani (7805-M. Kebir) Humeydi (910) Ahmed (22231) Albani (6/1016-Sahiha)

Bu ve emsali delillerde anlatıldığı gibi şarkı, türkü vesaire gibi şeylerle ticaret yapıp o yönlü kazanç sağlamak haramdır.
Şarkı, türkü vb. şeylerin ticaretini yaparak kazanç elde etmenin haramlığı, İbni Mes’ud’dan şu ifadelerle gelmiştir : { İnsanlardan kimileri var ki, bilgisizce (birilerini) Allah’ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için sözün eğlen-cesini satın alır... } kendinden gayri ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, o şarkı türküdür, demiş ve bu sözü üç kere tekrar etmiştir.
Ama ne yazık ki bu çirkin icraat bugün her tarafı sarmış ve revaçta olan bir uğraş haline gelmiştir. Kendisine çok özen gösterilerek icra edilen bu çirkin uğraş okullarda, üniversitelerde öğretilen bir meslek haline gelmiştir.
Kur’an ve sünnetin yasakladığı ve şeytanın en önemli tuzaklarından birisi olan şarkı ve türkü belasını icra edenler, toplumumuzda saygın kişiler olarak itibar görmekte ve kendileri korkunç bir şekilde örnek edinilmektedirler. Böyle bir zamandan ve ehlinden şikayetimiz Allah’adır. İnna Lillah Ve İnna İleyhi Raciun.
İmam Şafli şöyle demektedir : “ Şarkı türkü söyleyen ister erkek olsun ister kadın olsun, onun şahitliği merduttur, kabul edilmez. Çünkü söylediği batıla benzer, mekruh eğlencedendir. Bunu kim yaparsa mürüvveti düşük sefihtir.
Unutmayalım ki, bu gün çalgı aletleri eşliğinde ilahi veya vesaire isimlerle icra edilen şeyler, hakkında Allah ve Rasulünün hiçbir delil indirmediği şeytanın mizmarından başka şeyler değildir.
Fasıkların fiskını artırıcı bu şeytanın mizmarı olan şeylerin İslam adına çalınması, onun meslek haline getirilip üzerinden paraların kazanılması ve bunların İslam adına dinlenmesi, İslam ile alakası olmaya gayri meşru şeylerdir.

KAHİNLİK ÜCRETİNİN HARAMLILIĞI

“ … Ebu Mes’ud el-Ensari r.a şöyle tahdis etti : “ Rasulullah s.a.v “ …… kahinlik ücretini yasakladı.”

Buhari (2237-Ter:2070) Müslim (1567/39) Ebu Davud (3428) Nesei (4303-4680) Tirmizi (1276-Ter: 1291) İbni Mace (2159) İbnu’l-Carud (581) İbni Hazm (9/10) Beyhaki (6/126) Beğavi (2037) Ahmed (4/118-120)

İbni Hacer şöyle dedi : “ Kahinin, kehanet yaparak kazandığı paranın haramlığı üzere ümmet icma etmiştir. Çünkü onda batıl bir iş için ücret alma vardır. Müneccimlik, falcılık, büyücülük gibi gaybı bildiğini iddia edia ederek kazanç elde edenlerin durumu da böyledir.”
Kahinin kazancının haramlığını teyit eden naslardan biri de Aişe’nin rivayet ettiği şu haberdir : “ Ebu Bekir’in kendisine bir miktar haraç ödeyen bir kölesi vardı. Ebu Bekir onun kazancından yerdi. Bir gün köle yiyecek bir şeyler getirdi. Ebu Bekir de ondan yedi. Köle Ebu Bekir’e: Bu yediğin şeyin ne olduğunu biliyor musun? dedi. Ebu Bekir: Bu nedir? dedi. Köle ben cahil iken - kehaneti iyi bilmediğim halde - bir insana kahinlik etmiş ve onu kandırmıştım, o da bana bunu vermişti. İşte senin yediğin o kehanet ücretindendir dedi. Ebu Bekir elini ağzına soktu ve karnında bulunan her şeyi kustu.”
KUMARLA ELDE EDİLEN KAZANCIN HARAMLILIĞI

Allah-u teala : { Ey müminler ! Şarap, kumar, dikili taş (put)lar şans okları, şeytanın işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık, kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi ? } buyur-muştur.
“ … İbni Abbas şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v : “ Şüphesiz Allah size, içkiyi kumarı ve tavlayı yasakladı “ buyurdu.”

Ahmed (2626) Tabarani 12601-M. Kebir) Albani (1708-Sahiha) ve (4503-Mişkat)

Hadiste tavla diye tercüme ettiğimiz kelime el-kübeh, tavla oynamak manasına geldiği gibi satranç vesaire gibi oyunları oynamak manasına da gelmektedir.

HAYVAN ÇEKTİREREK KAZANÇ ELDE ETMENİN HARAMLILIĞI

“ … İbni Omer r.a şöyle dedi : “ Nebi s.a.v damızlık erkek hayvana dişi hayvanı dölletme ücretini yasakladı.”

Buhari (2284-Ter:21 10) Ebu Davud (3429) Nesei (4685) Tirmizi (1273-Ter: 1289) İbnu’l-Carud (582) Ahmed (2/4)

Bu hadisin mesajından da anlaşıldığı gibi, dişi hayvana çekilmek için tohumluk hayvanın ücretle kiralanması ve ondan ücret alınması haramdır……
İmam Beğavi : “ Sahabe ve fakihlerin çoğunluğu, tohumluk hayvanın ücretle kiralanması ve ondan ücret alınmasının haram olduğu görüşündedir dedi.”
İmam Malik, bunun mubah olduğu görüşüne gitmiştir. Bunun mesalihi mürseleden olduğunu iddia ederek: Eğer bu engellenirse nesil tükenir demiştir. Damızlık hayvanı ariye – yani ödünç almak - , süt annesi kiralama ve hurma aşılamaya kıyas yapmıştır.
Alimlerin bir çoğu İmam Malikin bu görüşünü reddetmiştir. Beğavi şöyle demiştir : “ Sünnetin yasakladığı şeye kıyas yoluyla gitmek asla caiz değildir.”
İmam Şevkani ise : “ Bu kıyas, muteberliği fasit olan kıyastır demiştir.” Netice olarak bu bapta meşru olan iki husus vardır, onlar :
1 - Tohumluk hayvanı bir ücret talep etmeden ödünç vermektir. Çünkü bu onun üzerinde ödenmesi gereken bir hakkıdır. Buna Cabir’in rivayet ettiği uzun bir hadisin sonundaki ifadeler delalet eder. “...Bir şahıs : Ya Rasulallah, devedeki hak nedir? dedi. Rasulullah s.a.v “ Suya geldikleri gün sütlerini sağmak (ve muhtaçlara infak edilmek) ; onların kovalarını (ihtiyacı olanlara) ödünç verilmek ; erkek develeri (istenildiğinde tohumluk için) ariyet olarak vermek ; onları bağışlamak ve Allah yolunda onların üzerinde yük, mücahit vb. şeyler taşımaktır “ buyur-du.”
2 - Ödünç alan kimse, tohumluk hayvanın sahibine kendisi talep etmeden bir ikramda bulunabilir. Buna Enes b. Malik’in rivayet ettiği şu hadis delalet eder. “ Kilab kabilesinden bir şahıs Rasulullah’a damızlık erkek hayvana dişi hayvanı dölletme ücretini sordu. Rasulullah s.a.v bunu yasakladı. Şahıs : Ya Rasulellah, bizler damızlık erkek hayvanı dişi hayvanın üzerine getiriyoruz, onun sahibine de ikram ediyoruz dedi. Rasulullah o şahsa ikram etmek hususunda ruhsat verdi. ”

İmam Tirmizi : “ İlim ehlinden bazıları bu hususta ikramı kabul etmeye ruhsat verdi dedi, sonra da yukarıdaki hadisi rivayet etti.”

İmam Beğavi : Bir insan damızlık hayvanı ücretsiz olarak başkasına ödünç verse, ödünç alan kimse de hayvanın sahibine ikram etse bu caizdir dedi.”

Beğavi : 8/139 - Şevkani : 5/147- Neylü’l-Evtar

HACAMAT YAPARAK KAZANÇ ELDE ETMENİN YASAKLIĞI

“ … Rafi b. Hadic r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v dan işittim : “ Kazancın en şerlisi …. hacamat yapanın kazancıdır….. buyuruyordu.”

Müslim (1568/40) Nesei (4305) İbni Hibban (5153) Tayalisi (966) Tabarani (4261-4263-M. Kebir) Beyhaki (9/337)

“ … Muhayyısa şöyle dedi : “ Kendisi Rasulullah s.a.v’den hacamat yapma ücreti almak için izin istedi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu yasakladı. Muhayyisa [ Resulullah’a muhtaç olduğunu zikredip sormaya ve bu hususta izin istemeyi terk etmedi. Nihayet Rasulullah s.a.v Muhayyısa’ya (hacamattan elde ettiği kazancı, kendinin yememesini ) su çeken devesine ve kölesine yedirmesini emretti.”

Malik (2/974/28) Ebu Davud (3422) Tirmizi (1277) İbni Mace (2166) Ahmed (5/435) Albani (1400-Sahiha)

İlim ehli hacamat yapan kimsenin kazancı hakkında bir çok görüşler ileri sürmüş-lerdir:
1 - Alimlerden bir topluluk, bu kazancın haram olduğu görüşüne gitmişlerdir.
Bu görüşe şöyle itiraz edilmiştir; Rasulullah s.a.v’in, Muhayyısa’ya ısrarla izin istemesinden sonra izin vermesi ve hacamattan elde ettiği kazancını hayvanına ve kölesine yedirmesini emretmesi bu kazancın haram olmadığına delalet eder. Eğer o kazanç helal olmasaydı onu kölesine yedirmesine izin vermezdi. Çünkü mülkiyeti kendine ait olmayan bir şeyi kölesine yedirmesi haramdır.
2 - Bazı alimler de : Muhayyısa hadisinin zahir hükmünü alarak, hacamat yapan hür ise, hacamattan elde ettiği kazanç haramdır ,Eğer köle ise 0 kazançla hayvanlarına yem yedirir, kölelerine infak eder dediler.
Bu görüşe de şöyle itiraz edildi : Helal kazançta hür ve kölenin arasını ayırt etmek şeran caiz değildir; hür de köle de helal kazanç elde etmekle mükelleftir. Aynı zamanda hür ve kölenin arasını bu tür bir tefrike delil ister, delil ise bulunmamaktadır.
3 - Diğer bazıları da hacamat kazancını yasaklayan hadislerin, mensuh olduğunu iddia etmişlerdir.
Buna karşı çıkan alimler ise : Nesh iddiası merduttur. Zira nesh ihtimallerle sabit-leşmez. Neshin sahihliği, nesh edicinin müteahhir ve iki nas arasında cem imkanının olmadığı durumlarda söz konusu olur dediler.
4 - İbni Hibban ve onunla aynı görüşü paylaşanlar: “ Hacamat yapan kimse, işine karşılık malum bir ücret şart koşarsa, bu kazanç onun için helal olmaz. Şart koşmazda, hacamat yaptıran kendiliğinden bir şey verirse bu caizdir “ dediler.
5 - Alimlerin cumhuru ise : “ Hacamat yapan kimsenin kazancı helaldir dediler ve yasağı tenzihe hamlettiler.
6 - Mezkur görüşler içerisinde doğru görüş, cumhurun görüşüdür. Buna şu hadisler delalet eder : “ İbni Abbas r.a : Nebi s.a.v hacamat yaptırdı, hacamat yapan kim-seye ücretini verdi, dedi.”
“ İbni Abbas r.a : Nebi s.a.v hacamat yaptırdı, hacamat yapan kimseye ücretini verdi. Eğer hacamat ücreti haram olsaydı bunu yapan kimseye bu ücreti vermezdi, dedi.”
“… Enes b. Malik r.a : Ebu Taybe Rasulullah’a hacamat yaptı. Rasulullah s.a.v’de ona bir sa’ hurma verilmesini emretti ve Ebu Taybe’nin ehline onun vergisini hafif-letmelerini emretti, dedi.”
Görüldüğü gibi Rasulullah s.a.v Ebu Taybe’nin fiiline cevaz verdi ve ona iki şekilde ücret ödedi. Ancak bu kazanç alçak bir kazanç olduğu için, Muhayyısa’ya o kazancı yememesini, onu hayvanlarına ve kölesine yedirmesini emretti.
İbni Hibban şöyle dedi : “ Hacamat yapan kimsenin kazancı yasaklanan haram bir şey olsaydı, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) o kişiye o kazancı kölesine yedirmesini emretmezdi. Çünkü köle de Allah’a kullukla mükelleftir. Rasulullah’ın bir kişiye, kölesine haram yedirmesini emretmesi muhaldir.” Hacamat yapan kimsenin kazancı tenzihen mekruhtur ifadesi, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in o kazanç için habis, es-Suhut ve kazancın en şerlisi gibi ağır sözlerine karşı müşkül bir durum arz etmektedir dense, İmam Şevkani şöyle demektedir: Habis kamusta tayyib kelimesinin zıddıdır. Es-Suhut kelimesi ise, haram yahut kendisinden arlanma gereken kazançlardan habis olanıdır. Bu sebeple, haram olmasa da alçak kazançlar üzere habis ve es Suhut kelimelerini mutlak olarak kullanmanın caizliği üzere delalet eder. Hacamat yapanın kazancı da bu türdendir, bununla da müşkül ortadan kalkar.”
Bize göre bu meselede doğru görüş, hacamat kazancının haram olduğunu söy-leyen alimlerin görüşüdür. Bunu birkaç maddede izah edelim:
Birincisi : Rasulullah s.a.v bu kazanca, kazancın en şerlisi, habis, suhut vb. işitildiğinde insanın tüylerini ürperten ve içini bulandıran ifadeler kullanmıştır. Rasulullah’ın değerli sözlerine aşına olan birinin izin verilenin dışında bu kazancı içine sindirmesi ve onu gönül rahatlığı ile yemesi mümkün değildir.
İkincisi : İbni Abbas başta olmak üzere bu kazanca haram demeyen alimlerin delil getirdiği : “Nebi s.a.v hacamat yaptırdı, hacamat yapan kimseye ücretini verdi. Eğer hacamat ücreti haram olsaydı, hacamat yapan kimseye bu ücreti vermezdi ” hadisine, dikkatle bakıldığında onların görüşlerini teyit etmemektedir. Çünkü hadisin aslı : “Nebi s.a.v hacamat yaptırdı, hacamat yapan kimseye ücretini verdi.” Şeklindedir. Bu kısımda hacamat yapanın bir ücret talebinden filan bahsedilmiyor. Burada sadece Rasulullah’ın ona ücret verdiğinden bahsediliyor. Hadisin geri kalan kısmı ise İbni Abbas’ın hadisten anladığı kendi yorumudur. İbni Abbas’ın bu anlayışına başka bir sahabenin aynı mesele ile ilgili rivayet ettiği hadisten anladığı hüküm muhalefet etmektedir. Örneğin : “ Ebu Cuheyfe’nin oğlu Avn şöyle dedi : “ Babamı hacamat yapan bir köle alırken gördüm. Babam kölenin hacamat aletlerinin kırılmasını emretti de o aletler kırıldı. Ben (bunun sebebini) kendisine sorduğumda babam : Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) köpeğin kazancını, kanın kazancını ….yasakladı….dedi.”
Ebu Cuheyfe (r) nin hacamat kazancının haram olduğu görüşüne gittiğini, bu sebeple de satın aldığı haccam kölenin aletlerini kırdırdığını görüyoruz. Bu meselede Ebu Cuheyfe hadisi, İbni Abbas hadisine nisbeten daha sarihtir. Çünkü İbni Abbas ha- disinde Rasulullah’ın haccama ücreti nasıl verdiğini bilmiyoruz, yani ücreti Rasulullah haccamın şart ve talebi üzere mi verdi, yoksa haccam talep etmediği halde Rasulullah kendisi ona bir hediye şeklinde mi verdi bu açık değildir.
Üçüncüsü : Hacamat ücretini haram saymayanların delillerinden bir de Enes’in rivayet ettiği : “ Ebu Taybe Rasulullah’a hacamat yaptı. Rasulullah s.a.v de ona bir sa’ - veya iki sa’ - hurma verilmesini emretti. Ve Ebu Taybe’nin ehline (efendisine) onun vergisini hafifletmelerini emretti, dedi.” hadisidir. Bu hadiste yine onların görüşlerini teyit etmemekte ve hatta onların aleyhine bir hüccettir. Çünkü Rasulullah kendisine yapılan bir ikrama { İhsanın karşılığı ancak ihsandır... } hükmünce onun misliyle hatta birkaç misliyle ikramda bulunmuştur. Buna yine Enes’in rivayet ettiği :
“ Nebi s.a.v hacamat yaptırdı. Nebi hiç kimseye karşılıkta bulunurken zulmeder olmadı.” hadisi de delalet eder. Yani Ebu Taybe Rasulullah’a hacamat yaparak ikram etmiştir, Rasulullah da ona ikram etmiştir. Bu caizdir, buna Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ruhsat vermiştir. Bu aynen Enes’in rivayet ettiği : “ Kilab kabilesinden bir şahıs Rasulullah’a damızlık erkek hayvan ile dişi hayvanı dölletme ücretini sordu. Rasulullah(sallaliahu aleyhi ve sellem) bunu yasakladı. Şahıs: Ya Rasulellah, bizler damızlık erkek hayvanı dişi hayvanın üzerine getiriyoruz, onun sahibine de ikram ediyoruz dedi. Rasulullah o şahsa ikram etmek hususunda ruhsat verdi.” hadisinin hükmündedir.
Dördüncüsü : Hacamat ücretini mubah sayanların delillerinden biri de Muhay-yısa’nın rivayet ettiği : “ Kendisi Resulullah s.a.v’den hacamat yapma ücreti almak için izin istedi. Rasulullah (sallaflahu aleyhi ve sellem) onu yasakladı. Muhayyısa muhtaç olduğunu zikredip talep etmeyi ve bu hususta izin istemeyi terk etmedi. Nihayet Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Muhayyısa’ya (hacamattan elde ettiği kazancı, kendinin yememesini) su çeken devesine ve kölesine yedirmesini emretti.” hadisidir. Bu hadis de yine kendilerinin lehine değil aksine aleyhlerine olan delillerdendir. Çünkü hadis, hacamat ücretinin yasak oluşunda çok açık bir nasdır. Sahabenin yokluk ve ihtiyaçlarını bildirip, hacamat ücreti almada kendisine ruhsat ve rilmesi için ısrarı üzere Rasulullah’ın onu bu isteğinde ruhsat vermesi istisna bir durumdur. Bu zorunlu şeyler sakıncalı şeyleri mubah kılar kaidesine girer. Zorunlu durumlarda hacamat ücreti bir tarafa, dinimiz bize leşi, kanı domuzu vb. haram olan şeyleri mubah kılmaktadır. Dolayısıyla bu izin, sıkışıklığı def sadedinde bir ruhsat vermedir. Sonra Rasulullah’ın sahabeye o kazancı, kölesine ve hayvanına yedir-mesini emretmesi de yine bizim görüşümüzü teyit eder. Çünkü o kazanç en şerli habis bir kazançtır.
Beşincisi : Hacamat kazancının en şerli kazanç olduğu, onun habis olduğunu zikreden hadisler, köpeğin satış bedeli ile fahişenin fuhuştan elde ettiği kazancın en şerli kazanç olduğunu ve o kazancın habis olduğunu bildiren hadislerin kendisidir. Alimler içerisinde, köpeğinin satış bedeline ve fahişenin fuhuştan elde ettiği kazancın helal olduğunu veya mekruh olduğunu söyleyen tek bir alim bilmiyorum. Bilakis onların hep bu iki kazancın haram olduğunu ittifakla söylemişlerdir. Bu da yine onun haram olduğuna delalet eden karinelerden biridir.
Netice: Hacamatı meslek haline getirip ondan gelir sağlamak helal değildir. Hacamatı meslek haline getirip te onu Allah rızası için yapmak ve buna karşılıkta hiçbir ücret almamak en güzel olan bir şeydir.
Hacamatı meslek haline getirip, zorunlu hallerde ondan gelir sağlamak, o hal devam ettiği sürece caizdir buna ruhsat verilmiştir.
Hacamatı meslek haline getiren ve mesleğine karşı bir ücret talep etmeyen kimselere ikram edip hediye vermek meşrudur ve caizdir.

KUR’AN ÖĞRETMEYE MUKABİL ÜCRET ALMANIN NEHYİ

“ … Ubade b. Samit şöyle dedi : “ Suffe ehlinden bir takım insanlara yazı yazmayı ve Kur’an okumayı öğrettim. Onlardan bir şahıs bana ok atmak için bir yay hediye etti. Ben içimden, bu bir mal değildir. Onunla Allah yolunda ok atarım; Rasulullah’a gideyim bunu ona sorayım dedim. Müteakiben Rasulullah’a geldim ve : Ya Rasu lellah, kendilerine yazı ve Kur’an öğrettiğim kimselerden bir şahıs bana bir yay hediye etti. Bu bir mal değildir bununla Allah yolunda ok atarım dedim. Rasulullah s.a.v “ bunun sebebiyle ateşten bir halkanın boynuna takılması seni sevindirir ise onu kabul et “ buyurdu.”

Ebu Davud : 3416 - İbni Mace :2157.n - Hakim : 2/41 Beyhaki :6/125/11681- Sahiha : 256

“ … Ubeyy ibnu Ka’b şöyle dedi : “ Bir adama Kur’an öğrettim. 0 da bana, bir yay hediye etti. Ben bunu Rasulullah’a zikrettim. Rasulullah s.a.v “ Eğer o yayı alırsan ateşten bir yay alırsın “ buyurdu. Ben de onu geri iade ettim.”

İbni Mace : 2158 - Beyhaki (6/126/11684) Albani (1493-İrva)

“ … Ebu’d-Derda şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v “ Her kim Kur ‘an talimine karşı ücret olarak bir yay alırsa, Allah ateşten bir yayı ona gerdanlık yapar “ buyurdu.”

Beyhaki (6/126/11685) Albani (256-Sahiha)
“ … İmran bin Husayn r.a dan rivayet edilmiştir.İmran,Kur’an okuyan ve sonra da el açan bir okuyucuya rastladı ve bunun üzerine musibet anındaki okunan “ inna lillahi ve inna ileyhi raciun “Ayeti okudu ve sonra şöyle dedi : Resulullah s.a.v den işittim, o buyurdu ki : “ Her kim Kur’an okursa, karşılığında - ne ihtiyacı varsa onu - Allah’tan dilesin. Çünkü bir takım kavimler gelecektir ki,Kur’anı okuyacaklar ve bunu vesile edinerek insanlardan dileneceklerdir “
Tirmizi : 5.c.3083.n

“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kur’anı okuyun ve onunla amel edin.Onu geçim kaynağı yapmayın “
Ahmed Müsned : 3 / 428
Kur’an öğreten kimsenin hediye adı altında da olsa bir şey alması, bu babta zikredilen hadislerle yasaklanmıştır. Kur’an öğreten kimsenin talimine karşılık - ne adına olursa olsun - bir şey alması kendisine helal olmaz. İnsanlardan çoğu, Kur’an öğretimine karşılık alınan ücretle, hastaya tedavi için okunan Kur’an’a bedel alınan ücreti birbirine karıştırıyorlar. Birincisi, Rasulullah s.a.v’in yasaklamasıyla yasaktır. İkincisi ise ; Ebu Said el-Hudri’nin rivayet ettiği hadiste Rasulullah s.a.v’in izin vermesiyle meşru ve helaldir………. Bahsi edilen Ebu Said hadisinin metni şöyledir :
“ … Ebu Said el-Hudri şöyle tahdis etti : “ Rasulullah s.a.v’in ashabından bir topluluk bir sefere gittiler. Nihayet bunlar, Arap kabilelerinden bir kabilenin yanına konakladılar ve kendilerini misafir etmelerini onlardan talep ettiler. Kabile halkı bunları misafir etmekten imtina etti. Kabilenin reisi, - akrep veya yılan tarafından - sokuldu. Kabile halkı, reisin tedavisi için her şeyleriyle çaba harcadılar, fakat ona hiçbir şey fayda vermedi. Bunun üzerine kabile halkından bazıları : Sizin yanınıza konaklayan şu topluluğa gitseniz, belki onların yanında faydalı bir şey olabilir, dedi. Onlar sahabelerin yanına geldiler ve : Ey topluluk, reisimiz – akrep veya yılan tarafından -sokuldu. Tedavisi için her şeyimizle çaba harcadık, fakat ona hiçbir şey fayda vermedi. Sizin yanınızda - ona fayda verebilecek - bir şey var mı ? dediler. Sahabelerden bazısı : - ki bu Ebu Said’in kendisidir - Evet,dedi.Sonra vardı ve o kabile reisine Fatihatu’l kitab ile rukye yaptı. Bunun üzerine adam iyi oldu.Buna mukabil sahabiye bir bölük koyun verildi. Sahabi onu kabul etmek istemedi. Sahabelerden bazıları ise : Koyunları taksim ediniz dedi. Rukye yapan ise : Rasulullah’a gelip olan şeyleri kendisine haber verene kadar koyunları taksim işini yapmayın, bakalım Allah resulü bizlere neyi emreder dedi. sonra Rasulullah s.a.v’in yanma geldiler ve kendisine olayı zikrettiler. Bunun üzerine Rasulullah : “ Sana onun – Yani Fatiha’nın - rukye olduğunu bildiren nedir ? doğruya isabet ettiniz, onu taksim ediniz, sizinle beraber bana da bir sehim ayırın “ buyurdu.”

Buhari : 12.c.5762.s - Müslim : 7.c.2201.n - Ebu Davud : 3418 - İbni Hibban (6112) Dare kutni (3/64/245) Beyhaki (6/124) Ahmed (3/2-44) Albani (1556-İrva)

“ … İbni Abbas r.a dan. O şöyle tahdis etti : “ Rasulullah s.a.v’in ashabından bir mufreze gurubu,bir su başında konaklamış olan bir oba halkının yanına vardılar. Oba halkı içinde zehirli hayvan tarafından sokulmuş – ve tedavi edilecek – bir kimse bulunuyordu. O su başındakilerden bir adam,sahabi gurubunun karşısına geldi de,onlara : Sizin içinizde rukye yapan biri var mı ? Bu su başında konaklamış olan toplulukta zehirli bir şey tarafından sokulmuş – tedavi edilecek – bir hasta vardır,dedi. Onun bu muracaatı üzerine Sahabelerden birisi gitti de o hasta adama,bir bölük koyun sürüsü ücret karşılığında Fatihatu’l kitab ile rukye yaptı. Bunun üzerine adam iyi oldu.Sonunda koyun sürüsü karşılığında okuma tedavisi yapan kimse arkadaş-larının yanına geldi. Arkadaşları onun bu ücreti almasını kerih gördüler ve : Sen Allah’ın kitabına karşılık ücret aldın ! dediler. Nihayet Medine’ye geldiler de : Ya Rasulullah ! fulan kimse Allah’ın kitabına karşılık ücret aldı,dediler.Rasulullah s.a.v : “ Karşılığında ücret aldığınız vazifenin en haklı olanı, Allah’ın kitabı mukabilin-deki ücrettir “ buyurdu. “
Buhari : 12.c.5763.s

SURET HEYKEL SATARAK PARA KAZANMANIN NEHYİ

“ … Cabir b.Abdullah r.a dan. Dedi ki : Resulullah s.a.v fetih yılı Mekke de iken buyurdular ki : “ Allah ve Allah’ın resulü şarabın,meytenin, domuzun ve esnamın – yani suret,heykel gibi şeylerin – alışını satışını haram kılmıştır. Kendisine : Ya Rasulallah ! murdar olarak ölmüş hayvanın iç yağı hakkında ne buyurursun ? Ölü hayvanların iç yağları ile gemiler cilalanır,deriler yağlanır,onlarla insanlar da – kandil vesaire şeyler yakarak – ışıklanır diye soruldu. Resulullah s.a.v : “ Hayır ! murdar hayvan yağı alıp satmayın,bu alışveriş haramdır “ buyurdu.Sonra Resulullah s.a.v bunun ardından : “ Allah Yahudileri katletsin.Çünkü Aziz ve Celil olan Allah, ölmüş hayvan yağlarını onlara haram kıldığında,kendileri bu yağları erittiler ve sonra da bunları satıp parasını yadiler “ buyurdu. “
Müslim : 5.c.1581.n – İbni Mace : 6.c.2167.n – Tirmizi : 2.c.1313.n – Nesei : 7.c.4644.n

MURDAR OLARAK ÖLEN HAYVANLARIN SATIŞI HARAMDIR

“ … Cabir b.Abdullah r.a dan. Dedi ki : “ ………… Resulullah s.a.v’e, Ya Rasulallah ! murdar olarak ölmüş hayvanın iç yağı hakkında ne buyurursun ? Ölü hayvanların iç yağları ile gemiler cilalanır,deriler yağlanır,onlarla insanlar da – kandil vesaire şeyler yakarak – ışıklanırlar diye soruldu. Resulullah s.a.v : “ Hayır ! murdar hayvan yağı alıp satmayın, bu alışveriş haramdır “ buyurdu. Sonra Resulullah s.a.v bunun ardından : “ Allah Yahudileri katletsin.Çünkü Aziz ve Celil olan Allah,ölmüş hayvan yağlarını onlara haram kıldığında, kendileri bu yağları erittiler ve sonra da bunları satıp parasını yadiler “ buyurdu. “
Müslim : 5.c.1581.n – İbni Mace : 6.c.2167.n – Tirmizi : 2.c.1313.n – Nesei : 7.c.4644.n

ÇALGI ALETLERİ İLE ELDE EDİLEN KAZANCIN HARAMLIĞI

“ …. Resulullah s.a.v : “ Çalgı aletleri ile kazanç elde etmek haramdır “ buyurdular. “
Beğavi . Şerhü’s Sünne : 8 / 22

PARA’NIN PARAYLA SATIŞININ HARAMLIĞI

“ … Tavus İbni Abbas’tan şöyle dediğini rivayet etti : “ Rasulullah s.a.v kişiyi satın aldığı erzakı tamamen teslim alıncaya kadar başka bir müşteriye satmaktan yasakladı. Ben, İbni Abbas’a :
0 yasak nasıldır ? dedim. İbni Abbas : Müşterinin satın aldığı erzakı kabzedip taşımadan başkasına satması, parayı para ile satmaktır. Çünkü satın alınmış olan erzakın teslimi geri bırakılmıştır dedi.”
Buhari (2132-Ter:1968) Müslim (1525/31) Ebu Avane (4985) Ebu Davud (3496)
SUYUN FAZLASINI SATMAKTAN NEHY

“ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v : “ Suyun fazla olanını men et-meyin. Bu men ile çayır çimenin fazla olmasını men etmiş olursunuz “ buyurdu.
Buhari (2354-Ter:2183) Müslim (1566/37) Malik (2/744/29) Ebu Davud (3473) Tirmizi (1272-Ter:1288) İbni Mace (2478) İbnu’l-Carud (596) İbni Hibban (4954) Humeydi (1124) Beyhaki (6/168) Ahmed (2/309-372)

“ … Cabir b. Abdullah r.a şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v suyun fazlasını satmayı yasakladı.”
Müslim (1565/34) Ebu Davud (3478) Nesei (4674) Tirmizi (1287) İbni Mace (2477) İbn Carud (595) İbni Hibban (4953) Hakim (2/44-61) Beyhaki (6/15)

Hadislerde de zikredildiği gibi suyun ihtiyaçtan fazlasını satmak yasaklanmaktadır. Bu ise onun haramlığına delalet eder.
İmam Tirmizi şöyle dedi : “ İlim ehlinden çoğunun yanında amel bu hadis üzeredir. Onlar suyun ihtiyaç fazlasının satılmasını kerih olduğunu söylemişlerdir. Bu aynı zamanda Abdullah b. Mübarek, Şafli, Ahmed, İshak vb. Alimlerin görüşüdür.”
İmam Begavi şöyle dedi : “ Bir şahıs ölü, sahipsiz bir araziyi ve etrafını temlik etse, orada bir kuyu eşip su çıkarsa, bu şahıs suyun ihtiyaç fazlasını etrafındaki otlak ve meralara akıtsa orada ot ve çayır biteceğinden insanlar hayvanlarını otlatarak oradan istifade edecektir. Ancak o şahıs ihtiyaç fazlası suyu engeller otlağa bırakmazsa, orada çayır çimen bitmeyecek ; mera kuruyup gidecektir ; insanlar da oradan istifade edemeyecektir. Malik, Evzai, Leys b. Sa’d Şafli vb. imamlar suyun fazlasının engel-lenmesinin haramlığına işte bu mana üzere gitmişlerdir.”
İmam Şevkani şöyle dedi : Bu iki hadis ihtiyaç fazlası suyun satışının haramlı üzere delalet eder. Bu su, sahibinin yeterli ihtiyacından fazla olan su’dur. Hadisin zahirine bakıldığında, su ister devlet arazisinde olsun, ister bir şahsın temlikindeki bir arazide olsun aynıdır. Sonra suyun çölde yahut onun gayri bir yerde içme suyu veya bağ bahçe sulanan ve hayvanların içtiği sudan olması da bu durumu değiştirmez.

Tirmizi (3/571/1271 - Beğavi (6/168-169/1668 - Şevkani (5/145-Neylü’l-Evtar)

Suyun satışının haramlığını teyit eden delillerden biri de Rasulullah’ın şu “ İnsanlar üç şeyde ortaktırlar : Su da, otlakta ve ateşte “ hadisidir.”
Unutulmamalıdır ki ; sadakaların en faziletlilerinden biri de suyu olmayan yere su götürerek onu insanlar arasında sadaka yapmaktır.
Onun içindir ki,bir şahsın çölde bir kuyusu veya bir pınarı olur bu şahıs ondan faydalanır ve kendi ihtiyacından fazla olan suyu insanlara vermez, onları fayda-landırmaz ise,günaha girer. İşte bundan dolayı,insan ihtiyacını giderdikten sonra suyun fazlasını, müslümanlardan engellemesi yasaklanmıştır. Çünkü suyun engellenmesinden hayvanların yiyeceği otun, çayır ve çimenin engellenmesi sözko-nusudur.
Bunun öneminden dolayıdır ki,Allah resulü s.a.v bir hadislerinde şöyle buyur-maktadır :
“ … Osman b. Affan şöyle dedi : “ Nebi s.a.v buyurdular ki : “ Herkim Rume kuyu-sunu satın alır ve o kuyudaki kovasının hakkı müslümanların kovasının hakkı gibi olursa onun için cennet vardır “ Bunun üzerine Osman r.a o kuyuyu satın aldı...”
Buhari : 235 - ter:2180 -Talikan - Tirmizi Ahmed : 555 - İbni Hibban :11/330-331/4954

GANİMET MALININ TAKSİM EDİLMEDEN SATIŞININ HARAMLIĞI

“ … Haşen es-San şöyle dedi : “ Ruveyfi’ b. Sabit el-Ensar bizm aramızda hatip olarak ayağa kalktı ve şöyle dedi : Ben size sadece Rasulullah s.a.v den Huneyn günü işittiğim şeyleri söylüyorum. Rasulullah s.a.v : “ Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kişiye, taksim oluncaya kadar ganimet malını satması helal olmaz “ buyurdu.”
Ebu Davud (2158) Beyhaki (7/449) Ahmed (4/108) Albani (2138-İrva) Nesei (4306-4682)

“ … İbni Abbas şöyle dedi : “ Rasulullah s.a.v Hayber’in fethedildiği gün ganimet malları taksim edilinceye ….. kadar satılmasını yasakladı.”

Hakim (2/137/2611) Albani (5/141-İrva)




DERLEYEN

TACUDDİN EL - BAYBURDİ
0 yorum:

Yorum Gönder

Guraba Kitaplık..

Guraba Kitaplık..
tavsiye kitap..

Guraba Arşiv..


GURABA YAYINEVİ..

GURABA YAYINEVİ..
Selefin fehmi ile ehli sünnetin eşsiz kitaplarını bulabileceğiniz yayınevi..

Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

Popüler Yayınlar

Guraba Resim..

Guraba Resim..

Guraba - Ayet

Şüphesiz Allah mü'minlerden canlarını ve mallarını -onlara cenneti vermek karşılığında- satın almıştır.Onlar Allah yolunda savaşır, öldürür ve öldürülürler.Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da yerine getirmeyi taahhüt ettiği hak bir vaaddir.Allah'dan daha çok ahdini kim yerine getirebilir ki?O halde yapmış olduğunuz bu alış verişe sevinin.En büyük kurtuluş işte budur! (Tevbe/111)

Guraba - Hadis

Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle anlatır;

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: '' Allah, iki kişiye güler.Bunlardan biri diğerini öldürür ve ikiside cennete girer.Biri, Allah yolunda savaşarak şehit olur sonra Allah katilinin tevbesini kabul eder de müslüman olur ve Allah yolunda çarpışarak o da şehit düşer.''(Buhârî, cihad 2826-Muslim, imare 1890-Nesâî, cihad 3165-İbn Mâce, mukaddime 191-Ahmed, müsned 7282)