Sorulu Cevaplı Allah'a İman..
13:10
A L L A H’A İ M A N B Ö L Ü M Ü
بسم الله الرحمن الرحيم
Soru … 1 : Allah’a iman ne demektir ?
Cevap … 1 : Allah’a iman denilince öncelikle ; O’nun varlığını birliğini kabul edip ve her şeyin Rabb’i, sahibi ve yaratıcısı olduğunu kesin olarak kabul etmek demektir…
Allah’a iman ; onun mükemmel sıfatlarının olduğunu ve bu sıfatlarının bütün noksanlıklardan münezzeh olduğunu kabul etmek demektir.
Allah’a iman ; O’nun her şeye gücü yeten, eşsiz kudret ve kuvvet sahibi bir zat olduğunu kabul etmek demektir.
Allah’a iman ; O’nun bu kainatı yoktan varedenin ve onun bütün işlerini düzene sokanın kendisinin olduğunu kabul etmek demektir.
Allah’a iman ; O’nun yaratmış olduğu her şeyi bir hikmete binaen yaratan olduğuna ve abes hiçbir işle iştiğal etmediğine inanmak demektir.
Allah’a iman ; O’nun her şeyin murakıbı olduğuna – yani her şeyi görüp gözettiğine, hiçbir şeyin kendisinden gizli kalmadığına – Mukaddes zatının uyku, unutma, gaflet ve hastalık gibi noksanlıklardan münezzeh olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; O’nun dilediğini seçen, dilediğini yaratan, dilediği gibi hük-meden, dilediğini emreden ve dilediğini de yasaklayan bir zat olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; Öldürenin ve diriltenin O olduğuna, alçaltanın ve yükseltenin O olduğuna, aziz kılanın ve zelil kılanın O olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; yarattıklarından hiçbir ortağının olmadığına, eşinin ve çocuğunun olmadığına inanmak demektir.
Allah’a iman ; kainatı idare edenin ve içerisindeki bütün canlıların rızıklarını verenin kendisinin olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; O’nun eşsiz ve sınırsız ilminin olduğuna ve bu ilminin gereği olarak geçmiş ve geleceği bildiğine inanmak demektir.
Allah’a iman ; meşru kıldığı şekilde sadece kendisine ibadet etmek, kendisine boyun eğmek, kendisine dua etmek, sadece kendisinden istekte bulunmak demektir.
Allah’a iman ; sadece O’ndan korkmak, O’na sığınmak, O’na tevekkül etmek, O’na tövbe ve istiğfarda bulunmak ve O’na yalvarıp yakarmak demektir.
Hulasa Allah’a iman ; tevhidin üç bölümü olan gerek rububiyetle alakalı, gerek isim ve sıfatlarla alakalı ve gerekse uluhiyetle alakalı haber verilen bütün şeyleri tasdik edip onların gereğince amel etmek demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 2 : Allah nerdedir sorusunu sormak veya bunu merak etmek abes bir meşkuliyet midir ?
Cevap … 2 : Hayır … Böyle bir soru abes bir soru değildir, çünkü Allah resulü s.a.v aynı soruyu bir cariyeye sormuş ve onun verdiği cevabı da doğrulamıştır.
{ … Muâviye't Ubnu'l Hakem es Sülemiyy r.a dan….. Ben cariyemi Resulullah s.a.v’e getirdim. Resûlullah s.a.v cariyeye hitaben " ALLAH NEREDEDİR " ? diye soru sordu……….. }
BUHARİ CÜZ : 64 – MÜSLİM : 2.C.537.N – EBU DAVUD : 2.C.930.N – İBNİ HUZEYME TEVHİD : 121 – AHMED : 5 / 447 – BEYHAKİ : 7 / 387 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 489.N
Bu hadisi şerif gösteriyor ki böyle bir soru abes bir soru değildir, çünkü Allah resulü s.a.v aynı soruyu cariyeye sormuştur.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 3 : Allah nerededir ? bunu delilleri ile izah eder misiniz ?
Cevap … 3 : Allah’u teala mahlukatından ayrı olarak Arşının üzerin-dedir…. Bunu isbat eden Ayet ve hadisler çoktur.
الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى
“ Rahman - olan Allah - Arş’a istiva etmiştir.”
TAHA : 5 - A’RAF : 54 – SECDE : 4 – RAD : 2 – YUNUS : 3 – FURKAN : 59 – HADİT : 4
{ … Ebu Hureyre r.a dan. şöyle dedi : Nebiyyu s.a.v şöyle dedi : Allah'u Azze ve Celle mahlukâtı yarattıktan sonra, yanında bulunan kitaba şöyle yazdı : rahmetim gadabımı geçmiştir. Bu kitap arşın üstünde Allah’ın yanın-dadır. }
BUHARİ : 6.C.2985.S - 16.C.7425 - 7426.S - AHMED : 2 / 258
{ … Muâviye't - Ubnu'l - Hakem es - Sülemiyy r.a dan, şöyle dedi : Benim, Uhud ve Cevvaniyye taraflarında koyunlarımı güden bir cariyem vardı.Bir gün yanına çıkıb vardım.Birde ne göreyim, güttügü koyunlardan birisini kurt kapmış. Ben de Adem oğullarından biriyim, onların öfkelendiği gibi bende öfkelenib esef ettim. Lakin ben o cariyeye bir şamar vurdum. Akabinde Resulullah s.a.v’e gelip - cariyeye vurduğum tokatı haber verdim – Resulullah s.a.v bu şamarı aleyhime çok büyüttü. Bende, Ya Rasulallah : - yaptığım bu işten dolayı - cariyeyi azad edeyim mi ? dedim. Onu bana getir, buyurdu. Bende cariyemi Resulullah s.a.v’e getirdim. Resûlullah s.a.v cariyeye hitaben " ALLAH NEREDEDİR " ? diye sordu. Câriye : " SEMADADIR " dedi. Tekrar, " BEN KİMİM " ? buyurdu. Câriye : " SEN ALLAH'IN RESULÜSÜN ", dedi. Bunun üzerine Resûlullah s.a.v bana: Onu azad et, çünkü o bir " MU'MİNE " dir,buyurdu. }
BUHARİ CÜZ : 64 – MÜSLİM : 2.C.537.N – EBU DAVUD : 2.C.930.N – İBNİ HUZEYME TEVHİD : 121 – AHMED : 5 / 447 – BEYHAKİ : 7 / 387 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 489.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 4 : Allah’ın gökte olduğunu veya Arşının üzerinde olduğunu söylemek, O’na mekan izafe etmek midir ? … Veya da Arşının üzerinde olduğunu söylemek, Allah’ın arşa ihtiyacı vardır anlamına gelir mi ?
Cevap … 4 : Değerli Müslüman ! şunu unutmaki Allah’ın gökte olduğunu veya semada olduğunu söyleyen yine Allah’ın kendisidir. – ki bunu Ayet ve hadisler açık ve net bir şekilde anlatmaktadır - Dolayısıyla basiretli bir müslümana düşen de bu konuya olduğu gibi iman etmesidir.
Bununla beraber ; Allah’ın Arşının üzerinde olduğuna inanmamız, illa da O’nun arşına ihtayacı olduğu anlamına gelmez… Ki, Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur… Bize düşen Ayet ve hadislerde anlatılana olduğu gibi iman etmektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 5 : Allah bizimle beraber midir ?
Cevap … 5 : Evet … Allah ilmiyle bizimle beraberdir ama zatı, - biraz önceki delillerde de anlatıldığı gibi - yedi kat semaların üzerinde Arşının üstündedir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
…….” وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماً
“ ….. Muhakkak ki Allah’ın ilmi her şeyi kuşatmıştır. “
TALAK : 12.AY.
“........وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْماً عَلَى
“ ….. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır ….. “
A’RAF : 89.AY.
…….” رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْماً”……….
“ …… Rabbimiz , rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın ….. “
MÜ’MİN : 7.AY.
“............وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ …….”
“ …… Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır ……. “
A’RAF : 156.AY.
إِنَّمَا إِلَهُكُمُ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْماً
“ Sizin ilahınız,sadece kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. O, ilmi ile her şeyi kuşatmıştır. “
TA HA : 98.AY.
{ … Ebu Bekr el-Hallâl'ın şeyhi, Yusuf ibnu Musa’l Kattan şöyle dedi :
Ebu Abdullah'a - yani Ahmed ibnu Hanbele - denildi ki : Ne diyorsun ? Allah'u Azze ve Celle, yarattıklarından ayrı olarak " KUDRETİ VE İLMİ " ile her yerde olduğu halde " YEDİ KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARŞININ ÜZERİNDE MİDİR "
Ahmed ibnu Hanbel'de cevaben şöyle dedi : Evet " ALLAH'U AZZE VE CELLE ARŞININ ÜZERİNDEDİR " hiç bir şey de " O’NUN İLMİNDEN GİZLİ DEĞİLDİR " }
HALLAL ES - SÜNEN : 198
{ … Ebu Talib Ahmed ibnu Humeyd şöyle dedi : Ahmed ibnu Hanbel'e " ALLAH BİZİMLEDİR " deyip şu Ayet'i “ Herhangi bir üç sırdaşın, bir fısıltısı oluyor mu, mutlak Allah dördüncüleridir “ okuyan bir adamdan sordum. Dedi ki : muhakkak o " CEHMİ " olmuştur. Ayet’in evvelini bırakarak sonunu alıyorlar, dedi. Ben de Ayet'i evveliyle beraber okudum. " BİLMİYOR MUSUN ? ALLAH HEM GÖKLERDEKÎNİ HEM YERDEKİNİ HEP BİLİR. HERHANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYORMU,MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR. BEŞ KİŞİNİN OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH ALTINCILARIDIR. BUNLARDAN DAHA AZ, DAHA ÇOK OLUYOR MU, MUHAKKAK ALLAH, HER NEREDE OLSALAR, ONLARLA BERABERDİR SONRA BÜTÜN YAPTIKLARINI, KIYAMET GÜNÜ, KENDİLERİNE HABER VERİR. HABERİNİZ OLSUN Kİ, ALLAH, HER ŞEYİ BİLİR " Mücadele : 7 Ayet'in nihayetinde Ahmed ibnu Hanbel şöyle dedi : İlmi onlarla beraberdir. Ve sonra KAF Suresinin 16. Ayet'i okudu. " NEFSİNİN ONA NE VESVESELER VERDİĞİNİ DE BİLİRİZ. BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ " Ve sonra " İLMİ ONLARLA BERABERDİR " dedi. }
HALLAL ES - SÜNEN : 199
{ … Mervezi r.h şöyle haber verdi : Ebu Abdullah'a - ya'ni Ahmed ibnu Hanbel'e – dedim ki : Bir insan ki, ben Allah'ın Kur'an da dediği gibi diyorum. Allah’da diyor ki : " HER HANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR " . Mücadele : 7 Bunu derim bundan başka birşey demem, diyor. - ne dersiniz bu adama ? -Dedi ki : " CEHMİYYELERİN " sözüdür. Bilakis " ALLAH'IN İLMİ ONLARLA BERABERDİR " }
ZEHEBİ ULUV : 228
{ … Şeyhu'l -İslam Ebu’l -Hakkari ve Hafız Ebu Muhammed el -Makdesi, Ebu Sevr ve Ebu Şuayb'a ref ettikleri isnadlarıyla ikisi de, Sünnet'in yardımcısı İmam'ı Şâfi'i r.h dan, şöyle rivayet ettiler :
İmam'ı Şâfi'i r.h dedi ki : İmam'ı Malik, Süfyan ve daha onlardan başka Ehli Sünnet önderlerinden gördüğüm ve benim de üzerinde olduğum hak olan kavil şudur : " ALLAHDAN BAŞKA İLAH OLMADIĞINA VE MUHAMMED S.A.V’İN ALLAH'IN RESULÜ OLDUĞUNA ŞEHADET EDİP VE ALLAH'U AZZE VE CELLE'NİN DE SEMASINDA ARŞININ ÜZERİNDE OLDUĞUNU , İSTEDİĞİ GİBİ KULLARINA YAKLAŞIP VE İSTEDİĞİ GİBİ DE DÜNYA SEMASINA İNDİĞİNİ İKRAR ETMEKTİR " . }
ZEHEBİ ULUV : 196
{ … Abdullah ibnu Ahmed ibnu Hanbel r.h dan, er-Reddu ale'l Cehmiyye isimli kitabında,babası Ahmed'den oda Abdullah ibnu Nafi'den oda Malik ibnu Enes r.h dan şöyle dediğini rivayet ediyor :
İmam'ı Malik r.h şöyle dedi : " ALLAH'U AZZE VE CELLE SEMÂ’DADIR , İLMİ İSE HER YERDEDİR, İLMİNDEN DE HİÇ BİR ŞEY GİZLİ KALAMAZ ". }
EBU DAVUD MESAİL : 263 - ABDULLAH ER-REDDU ALEL CEHMİYYE : 5 – ACURRİ ŞERİA : 289
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 6 : Allah dünya gözüyle görülür mü ?
Cevap … 6 : Hayır … Allah’u teala dünya gözüyle asla görülmez, Ama ahirette görülecektir.
“ … Abdullah ibni Ömer r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : “ …… Şunu kat’i olarak biliniz ki sizden hiçbir kimse ölünceye kadar Aziz ve celil olan rabbini asla göremeyecektir.
MÜSLİM : 8.C. 2931 / 169
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ 0 gün öyle yüzler var ki parıl parıl, parlarlar ve Rablerine bakarlar.”
KIYAME : 22 – 23
“ İyilik yapanlara daha iyi ve güzel bir de ziyade vardır... “
YUNUS : 26
Müfessirlerden Çoğu bu Ayette ki { ... bir de ziyade vardır... } kısmından murat, cennette Allah’u tealayı görmektir, demişler sonra da Müslim deki Nebi s.a.v’in şu hadisini delil getirmişlerdir.
“ … Resulullah s.a.v buyurdular ki : Cennet ehli cennete girdiği zaman, Allah’u Teala kullarına : Bir şey istiyor musunuz ?, diye buyurur. Cennet ehli de : Yüzlerimizi ağartmadın mı, bizleri ateşten kurtarıp cennete girdirmedin mi ?, derler. Müteakiben Allah hicabı kaldırır, artık onlar için Rab’lerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilme-miştir. Sonra : “ İyilik yapanlara daha iyi ve güzeli, bir de ziyade vardır..... “ Ayetini okudu. “
MÜSLİM : 181 / 297- 298 - FETHU’L - BARİ : 8 / 198
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 7 : Kafirler de Allah’ı görecekler mi ?
Cevap … 7 : Hayır … Kafirler asla Allah’ı göremeyeceklerdir. Çünkü Allah’ı görmek en büyük ikram ve en büyük lezzettir… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :
“ Hayır, doğrusu o gün onlar - yani kafirler - Rab’lerinden perdelen-mişlerdir. “
MUTAFFİFİN : 15
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 8 : Allah’ı sevmenin isbatı nasıl olmalıdır ?
Cevap … 8 : Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında kendisini sevmenin isbatını şöyle izah etmektedir :
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
“ Deki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana - YANİ RESULE - uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafur dur, Rahim’dir. “
ALİ İMRAN : 31.AY.
Bu Ayetin mesajına göre, Allah’ı sevmenin isbatı, O’nun resulüne itaat etmektir. Başka bir ifadeyle : Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde, O nun resulünün yolunda olmayan, ona ittiba etmeyen, onun metoduna ve menhecine uymayan her kişi, bu sözünde yalancıdır. Yani Allah’ı sevme sözünde yalancıdır.
Dolayısıyla seven sevgisini, sevdiğine itaatiyle ortaya koyup isbat etmesi gerekir.
Soru … 9 : Allah’ı nasıl tanıyabiliriz ?
Cevap … 9 : Allah’ı ancak isim ve sıfatları ile tanırız… Yani Kur’an da ve sünnette bahsi edilen isim ve sıfatları ile Allah tanınır…. Rabbimiz Kur’anı kerimde şöyle buyuruyor :
وَ مَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالْأَرْضُ جَمِيعاً قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّماوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
“ Onlar Allah’ı gereği gibi bilemediler. Halbuki kıyamet günü yer tamamen O’nun avucu içindedir. Göklerde sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir. ”
ZÜMER : 67.AY.
Bu Ayeti celile de görüldüğü gibi Allah’ı gereyi gibi tanımayanlar ve O’nun kadrini kıymetini bilmeyenler kınanmaktadırlar…. Bu demektir ki, kullar Allah’ı gereyi gibi tanımalı ve kadrini kıymeti bilinmelidirler…
Allah’ı tanımak ise – biraz önce de dediğimiz gibi – ancak O’nun isim ve sıfatları ile mümkündür.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 10 : İsim ve sıfat ne demektir ? … Buna birkaç misal vererek anlatır mısınız ?
Cevap … 10 : Allah’u Tealanın Kur’an ve sünnete zikredilen bir çok isimleri ve sıfatları vardır. O’nun Alim… Rahman… Rahim… Mecid … Gafur… Cabbar … Melik … gibi bir çok isimleri olduğu gibi yine kandisine has sıfatları da vardır. Örneğin İstiva …. El … Göz … Alim … gibi sıfatlar da Kur’an’ın ve sünnetin haber verdiği sıfatlardır.
Burada önemli olan bir şeyi hatırlatmakta fayda vardır. O da ; Allah’u tealanın bütün isimleri sıfattır ama bütün sıfatları isim değildir.
Örneğin ; Alim hem isim hem de sıfattır.. Ama istiva sadece sıfattır, çünkü müstevi diye bir ismi yoktur Allah’ın.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 11 : Allah’ın isim ve sıfatları kulların isim ve sıfatlarına benzer mi ?
Cevap … 11 : Allah’ın isim ve sıfatları asla kulların isim ve sıfatları gibi değildir… Belki bazı isimlerde bir benzerlik görülebilir, ama müsemma da asla benzerlik olamaz.
Diğer bir ifadeyle ; isimlerdeki müştereklik müsammada da müşterek-liği gerektirmez.
Örneğin Allah Alim olduğu gibi kullarından da alim olanlar var… Ama Allah’ın alimliği ile kulların alimliği asla bir değildir… Burada sadece bir isim benzerliği vardır.
Bu konudaki en açık delil Allah’u tealanın şu Ayet’i celilesidir :
لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ
“… O’nun mislisi gibi hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.”
ŞURA : 11.AY.
“ O’nun mislisi gibi hiçbir şey yoktur. ” sözünde teşbih ve benzerliği reddetme vardır… “ O işitendir, görendir ” sözünde ise Allah’ın hem işittiğinin hem de gördüğünün isbatı vardır…. Yani Allah görür ve işitir ama bu görme ve işitmesi hiçbir şeye benzemez.
Hulasa bu konuda söylenmesi gereken en güzel söz şudur: “….Allah’ın İsim ve Sıfatları hakkındaki söylenmesi gereken söz, Zatı hakkındaki söylenmesi gereken söz’ün fer’idir….
Yani, Allah’u Teala’nın mukaddes zatı nasıl diğer varlıkların zatlarına benzemiyor ise, O’nun isim ve sıfatları da diğer varlıkların isim ve sıfatlarına benzemez.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 12 : Allah’u Azze ve celle’nin sıfatlarından bazılarını delilleri ile beraber zikredebilir misiniz ?
Cevap … 12 : Allah’u Azze ve celle’nin sıfatlarından bazıları şunlardır :
Allah’ın hayat sıfatı :
“ Allah ki O’ndan başka ilah yoktur, daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir……… “
ALİ İMRAN : 2
Allah’ın vecih ( yüz ) sıfatı :
“ Yalnız Rabb’inin celal ve ikranı sahibi yüzü baki kalacaktır. “
RAHMAN : 27
Allah’ın irade sıfatı :
“ O’nun işi, bir şeyin olmasını istedimi ona sadece “ ol “ der, o da hemen oluverir. “
YASİN : 82
Allah’ın ayn ( göz ) sıfatı :
“ Ey Musa gözümün önümde büyüyesin diye senin üzerine benden sevgi koydum............. “
TAHA : 38
“ Daveti reddedilmiş olan Nuh’a bir mükafat olmak üzere verdiğimiz gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. “
KAMER : 14
“ Rabb’inin hükmüne sabret, çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kaiktığın zamanda Rabb’ini övgüyle an. ve yerin gaybı Onundur. 0 ne güzel görendir. “ KEHF : 26
Allah’ın kelam ( konuşma ) sıfatı :
“ ….. Allah Musa ile konuşmuştu. “ NİSA : 196
“ Musa, tayin ettiğimiz vakitte bizimle buluşmaya gelince, Rabbi onunla konuştu ……. “
A’RAF : 143
Allah’ın semi ( işitme ) sıfatı :
“ Ona benzer hiçbir şey yoktur. 0 işitendir görendir. “ ŞURA : 11
“ Doğrusu Allah işiticidir...... “ HACC : 61
“ Allah fakir, biz ise zenginiz, diyenlerin sözlerini and olsun ki Allah işitti.......... “
ALİ İMRAN : 181
Allah’ın Hubb ( sevme ) sıfatı :
“ …. O onları sever, onlar da O Allah’ı severler…… “
MAİDE : 54
Allah’ın yed ( el ) sıfatı :
“ Rabb’in ona dedi ki : “ Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir. Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldu ? “
SA’D : 75
“ Yahudiler : “ Allah’ın eli bağlıdır “ dediler. Kendi elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır Allah’ın iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. “
MAİDE : 64
Allah’ın kadem ( ayak ) sıfatı :
“ …Fakat cehennem dolmak bilmez. Nihayet Allah ayağını onun üze-rine kor, o da yetişir, yetişir der. İşte o zaman cehennem dolar ve bazısı bazısına büzülür…“
Buhari : 4849 – 4785 - Müslim : 2846 / 35-36-37-38
Allah’ın meci ( geliş ) sıfatı :
“ Onlar buluttan gölgeler içinde Allah’ın ve meleklerin gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar ? “
BAKARA : 210
“ İman etmek için meleklerin gelmesini, ya da Rabb’inin gelmesini, ya da Rabb’inin bazı Ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar ? ………“
EN’AM : 158
“ Hayır, yer tümüyle parça parça olduğu ve meleklerin saf saf dizilip Rabb’in geldiği zaman ; o gün cehennem getirilir ve insan yaptık-larını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası olur ki “
FECR : 21 – 22 - 23
Allah’ın arşı istiva sıfatı :
“ Rahman arşa istiva etti. “
TAHA : 5 – A’RAF : 54 – YUNUS : 3 - RA’D : 2 – SECDE : 4
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 13 : İlah ne demektir, bunun izahını yapar mısınız ?
Cevap … 13 : İlah ; Kamil bir muhabbetle, ta’zimle, ihtiramla, iclal ve ikramla, korku ve ümitle hüküm ve arzularına tabi olup, kalbin yöneldiği ve sevdiği her şeydir.
Kısa ve öz tarifi ile : Kendisine itaat ve ibadet edilen her şeydir, ilah.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 14 : Tağut nedir ?
Cevap … 14 : Tağut ; Allah’a ve resulüne itaatten alıkoyan her şeydir.
Soru … 15 : Tağut ile ilah arasındaki fark nedir, bunun izahını yapar mısınız ?
Cevap … 15 : Bir önceki soruların cevabında da görüldüğü gibi, ilah gönül rahatlığı ile kendisine itaat edilen merci, Tağut ise itaatten alıkoyan mercidir… Dolayısıyle, her tağut bir ilah’tır ama her ilah tağut değildir.
Örneğin ; İsa a.s ilah edinilmiştir … Üzeyr a.s ilah edinilmiştir …Bir takım Salih insanlar ilah edinilmiştir... Şimdi bunlara kalkıpta tağut ifadesini kullan-mak, herhalde son derece batıl bir ifade olacaktır. Çünkü bu kimseler, bırakın Allah’a itaatten alıkoymayı bilakis Allah’a itaate çağıran kimselerdi.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 16 : La ilahe illallah’ın kelime anlamı nedir ?
Cevap … 16 : La ilahe illallah’ın kelime anlamı ; Allah’tan başka ilah yoktur, demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 17 : La ilahe illallah’ın şer’i anlamı nedir ?
Cevap … 17 : La ilahe illallah’ın şer’i anlamı ; Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek hak bir ma’but yoktur, demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 18 : La ilahe illallah’ın kabulünün şartları nelerdir ? .. Diğer bir ifadeyle ; bir kulun Allah’ı ilahlaştırması için neler yapması gerekir ?
Cevap … 18 : Bir kulun Allah’ı kendisine ilah edinmesi için yapması gereken şeyler şunlar olmalıdır :
1 – Her şeyden önce, Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek hak bir ma’budun olmadığına inanması gerekir…
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
“ Bil ki Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur …… “
MUHAMMED : 19.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Her kim, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığını bilerek ölürse cennete girer. “
MÜSLİM : 1.C.26.N
2 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde şek ve şüpheden uzak bir teslimiyeti olaması gerekir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Mü’minler ancak, Allah’a ve resulüne iman edip, sonra da imanlarında şüpheye düşmeden Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihadeden kimse-lerdir. İşte sadıklar onlardır. “
HUCURAT : 15.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Her kim, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve benim de Allah’ın resulü olduğuma şüphe etmeden şehadet ederse cennete girer. “
MÜSLİM : 1.C.27.N
3 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde, dini yalnız Allah’a has kılarak ihlaslı ve samimi olması gerekir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ İyi bilin ki halis din ancak Allah’ındır….. “
ZÜMER : 3
“ Onlar dini yalnız Allah’a has kılarak ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmamışlardı. “
BEYYİNE : 5.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Kıyamet günü insanlar arasında benim şefaatime erecek olan en mutlu kişi, kalbinden ihlaslı bir şekilde Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur, diyen kimsedir. “
BUHARİ İLİM : 34 – 255.SAY – RİKAK : 51 – AHMED : 1 / 173 - 174
“ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kim kalpten ihlasla ve yakin bir imanla “ Allah’tan başka ibadete layık bir ilahın olmadığına şehadet ederse o kimse ateşe değil cennete girer. “
AHMED : 5 / 236 – 21959.N – HAKİM : 1 / 503 – T. KEBİR : XX / 41 – 63 – İBNİ HİBBAN : 1 / 211 - 200
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kul “ Allah’tan başka ibadete layık hak bir ilah yoktur “ kelimesini ihlaslı olarak söyleyecek olursa, büyük günahlardan kaçındığı sürece gökyüzünün kapıları açılır ve bu taa Arş’a kadar devam eder . “
SAHİHU’L CAMİ : 5524.N
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kim ihlasla “ Allah’tan başka ibadete layık hak bir ilah yoktur “ derse cennete girer. Dediler ki : İhlasla söylemek nasıl olur ? . Resulullah s.a.v buyurdu ki : Bu sözü ihlasla söyle-mek ; söyleyeni Allah’ın haramlarından alıkoymasıdır. “
TERHİB ve TERĞİB : 3.C.364.SAY.
4 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde sadakat sahibi olmalıdır. Yani ; nifakın tam tersi olan sıdk ile “ Allah’tan başka ibadete layık bir ilahın olmadığına “ kalben şehadet etmelidir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Allah elbetteki sıdk ve sadakat sahiplerini de bilecek yalancıları da bile-cektir. “
ANKEBUT : 3.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Her kim sadık olarak, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına şehadet ederse cennete girer. “
AHMED : 4 / 402 – 19486.N
5 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde Muhabbet sahibi olmalıdır. Yani ; Allah’ı ve Allah’ın sevdiklerini sevmelidir.
“ İnsanlardan öyleleri var ki Allah’tan başka eşler edinir ve Allah’ı sever gibi onları sever. İman edenler ise, en çok Allah’ı severler. “
BAKARA : 165.AY.
“ … Enes r.a dan.Allah resulü s.a.v şöyle buyurdular : Üç haslet vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını almış olur ; Allah ve resulünün o kimseye her şeyden daha sevimli olması. Sevdiğini sadece ve sadece Allah için sevmesi ve ateşe atılmaktan nasıl korkuyor ise Allah kendisini kurtardıktan sonra takrar küfre dönmekten de öylece kork-ması.”
BUHARİ : 1.C.171.S - MÜSLİM : 1.C.43.N - TİRMİZİ : 4.C.2759.N - NESEİ : 8.C.4956.N
6 – Bu kelimenin gerekleri ile amel etmelidir… Yani ; kuru kuruya bir şehadetten ziyade, canlı ve hareketli bir şehadette bulunmalıdır.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun ……. “
ZÜMER : 54.AY.
“ Kim ihsan sahibi olarak özünü Allah’a teslim ederse, o kopmak bilme-yen bir kulpa – yani La ilahe illalla’a – yapışmıştır. “
LOKMAN : 22.AY.
“ … Resulullah s.a.v Muaz ibni Cebel’i Yemene vali olarak gönderirken : Ey Muaz ! Yemene vardığında yanına kitap ehli kimseler gelip sana muhak-kak “ cennetin anahtarı nedir ? “ diye soru soracaklar. Sen onlara cevaben de ki : La ilahe illallah cümlesidir. Lakin bu tevhid kelimesi, Cennetin dişsiz anahtarıdır. Eğer cennetin kapısı önüne dişli anahtarla gelinirse o kapı açılır, değilse açılmaz, de. “
BUHARİ TARİHİN’DE – BEYHAKİ SÜNENİN’DE – EBU NUAYM HİLYE’DE
“ … Vehb İbni Münebbih’e ; La ilahe illallah cennetin anahtarı değil midir ? denildi. Vehb : Evet, anahtarıdır ; Lakin bu anahtarın muhakkakki kendisine mahsus bir takım dişleri vardır. Eğer cennetin kapısı önüne dişleri olan bir anahtarla gelinirsen o kapı sana açılır, değilse açılmaz, dedi “
BUHARİ : 3.C.1174.SAY.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 19 : Bir kulun Allah korkusu nasıl olmalıdır, bunu deliller çerçevesinde anlatır mısınız ?
Cevap … 19 : Her şeyden önce şunu iyi bilmemiz gerekir ki ; Allah’tan korkmak demek kuru kuruya “ ben Allah’tan korkuyorum “ ifadesiyle gerçekleşmez… Yani insanın sadece dili ile “ ben Allah’tan korkuyorum “ demesi, Allah’tan korktuğunun isbatı değildir….
= Allah’tan korkan bir kimse, O’ndan başka ilahlar edinmeyip O’na itaat eden kimsedir ……
{ ……….. Benden başka ilah yoktur. Öyle ise benden korkunuz . }
NAHL : 2.A
{ Allah buyurdu ki : Sakın iki ilah edinmeyin. O sadece tek bir ilahtır. Öyleyse – bu hususta – benden korkun. Göklerde ve yerde olan her şey O’nundur ; itaat daima O’na yapılır. Hal böyle olunca siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz ? }
NAHL . 51.52.AY
Bu ve emsali delillerde ifade edildiği gibi,Alah’tan korktuğunu söyleyen bir kimse, İbadetlerini Allah’a takdim ederek O’nu kendisine ilah edinmesi gerekir. Çünkü ilah, kendisine boyun eğilen,kendisinden korkulan ve severek kendi-sine itaat ve ibadet edilen merci demektir.
Öyleyse bir kimsenin Allah’tan korktuğunun isbatı diliyle söylediği sözlerden anlaşılmaz. Onun Allah’tan korktuğunun isbatı, severek ve korkarak O’na boğun eğip itaat etmesinden anlaşılır. İşte Allah korkusu bu demektir ……..
= Allah’tan korkan bir kimse, O’nun peygamber olarak gönderdiği Muhammed s.a.v’e uyan kimsedir ….
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَآمِنُوا بِرَسُولِهِ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ وَيَجْعَل لَّكُمْ نُوراً تَمْشُونَ بِهِ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيم
{ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun ve O’nun resulüne iman edin ki,size rah-metinden iki kat versin,sizin için ışığında yürüyeceğiniz bir nur yaratsın ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. }
HADİD : 28.AY.
وَمَن يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُل لَّا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَّعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
{ Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder,Allah’tan korkar ve O’nun azabından sakınırsa işte kurtuluşa erenler onlardır. }
NUR : 52.AY.
….. ……” وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
{ .......... Resul size neyi verdi ise onu alın,size neyi yasakladıysa ondan da uzak durun. Allah’tan korkun,çünkü Allah’ın azabı çok çetindir. }
HAŞR : 7.AY.
İşte bu Ayet’i kerimelerde ifade edildiği gibi,Allah’tan korktuğunu iddia eden bir kimse, bu korkusunu Peygambere iman edip ona itaat ederek,bunun isbatını ortaya koyması gerekir.Ta ki,bu kimsenin Allah’tan korktuğu anlaşılsın.
= Allah’tan korktuğunu söyleyen bir kimse, korkudan kalplerin ters döneceği hesap gününü unutmayan ve o gün için hazırlanan kimse demektir….
الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالْغَيْبِ وَهُم مِّنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ
{ Onlar ki ; görmedikleri halde rablerinden korkarlar. Ve Kıyamet saatin-den de titrerler. }
ENBİYA : 49.AY.
رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاء الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْماً تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ
{ O Allah’tan korkan insanlar ki ; ne ticaret ve ne de alış veriş,onları Allah’ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği kıyamet saatinden korkarlar. }
NUR : 37.AY.
وَاتَّقُواْ يَوْماً تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى اللّهِ ثُمَّ تُوَفَّى كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ
{ Şu günden korkun ki, o gün hepiniz Allah’a döndürüleceksiniz, sonra herkese kazanmış olduğu tastamam verilecek ve hiç kimseye asla haksızlık edilmeyecektir. }
BAKARA : 281.AY.
{ Ey insanlar! Allah’tan sakının. Herkes yarın kıyamet günü için ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun,çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır. }
HAŞR : 18.AY.
{ Ey insanlar ! öyle bir günden korkun ki, o gün hiç kimse kimsenin cezasını çekemez ; kimseden şefaat de kabul edilmez. Kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz }
BAKARA : 48. AY.
{ Ey insanlar ! Allah’tan geri çevrilmesi mümkün olmayan bir gün gelmezden önce Rabbinizin çağrısına icabet edin. Çünkü o gün ne sığınacak bir yeriniz var ve ne de inkar etmeye çareniz var }
ŞURA : 47 . AY.
{ Allah’tan geri çevrilmesi mümkün olmayan - o hesap - günü gelmezden önce, yüzünü dosdoğru din olan islam’a yönelt. Unutmaki insanlar o gün bölük bölük ayrılırlar . Bir bölük cennete, bir bölük cehenneme }
RUM : 43.AY
{ Ey insanlar ! Rabbinizden korkun. Babanın çocuğunun cezasını çeke-meyeceği, çocuğunda babasının cezasını çekemeyeceği o günden çekinin. Unutmayın ki,Allah’ın vadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Ve o aldatıcı şeştan sakın sizi Allah hakkında kandırmasın }
LOKMAN : 33.AY.
Evet ey inandığını söyleyenler ! Allah’tan korkmak demek,- Ayet’lerde de ifade edildiği gibi - yapılanların ve yapılmayanların hesabının verileceği kıya-met gününü düşünerek, emredilenlere yapışıp, nehyedilenlerden de uzak durmak demektir… İşte Allah’tan korkmak budur,bunu aklından sakın çıkarma.
= Allah’tan korkan bir kimse, yarın kıyamet günü kendisinden ilk hesaba çekileceği namazını ihmal etmeyen kimse demektir….
مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِكِينَ
“ O’na yönelin, O’ndan korkun. Namazınızı kılın, müşriklerden olmayın. “
RUM : 31.AY.
{ O Allah’tan korkan insanlar ki ; ne ticaret ve ne de alış veriş,onları Allah’ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar,kalplerin ve gözlerin ters döneceği kıyamet saatinden korkarlar. }
NUR : 37.AY.
{ ….. Ukbe İbnu Amr r.a'dan, Resûlullah s.a.v'i şöyle derken işittiğini haber verdi: Resûlullah (S.A.V.) şöyle dedi: "Dağ tepelerindeki koyun çobanından Allah'u Azze ve Celle hoşlanır. Zira o namaz için ezan okur ve "namaz kılar".
Buna binaen Allah'u Azze ve Celle’de şöyle buyurur : Şu kuluma bakın, ezan okuyup "namaz kılıyor ve benden korkuyor". Ben de o kulumun günahlarını mağfiret ettim ve onu Cennetime koyacağım" der. }
EBU DAVUD : 2.C.1203.N - AHMED : 4.145
Ey Allah'ın kulu ! Gördüğün gibi, Allah'u Azze ve Celle "namaz kılan kulu için" kendisinden korktuğunu söylemektedir. Ne dersin ? " namaz kılmayan için de " aynı sözü söyleyebilir miyiz ? Eğer aynı sözü namaz kılmayan için de söylemiş olsak, "namaz kılan ile kılmayan" arasında bir fark olurmuydu ?. Elbette ki olmazdı.Bu zaten şânı yüce Allah'ın adaletine yaraşmaz….. Bak Rabbimiz kerim kitabında ne buyuruyor :
{ Yoksa, iman edenleri ve Salih amel işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlarla bir mi tutacağız. Yahutta Allah’tan korkanları, kötülük işle-yenler gibi mi tutacağız ? }
SAD : 28.AY.
= Allah’tan korkan bir kimse, Yalan söylemekten, Zina yapmaktan, hırsızlıktan, içki içmekten, haram olan kazançtan ve her türlü ahlaksız-lıklardan uzak duran kimse demektir ……
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزاً عَظِيماً
{ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzene koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, büyük bir başarı elde etmiş olur. }
AHZAB : 70.71.AY.
{ …. Abdullah İbn Mes’ud r.a’dan gelen bir rivayette Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Unutmayın ki, doğruluk insanı halis iyiliğe götürür,halis iyilik de cennete kılavuzluk eder………….. Yalancılık da insanı şerre ve fucura götürür. Şerr de insanı cehenneme götürür. İnsan yalan söyleye söyleye nihayet Allah katında yalancı olarak yazılır. }
BUHARİ : 13.C.6070.S
{ …. Safvan b.Süleym der ki, Resulullah s.a.v’e :
- Ya rasulallah ! mü’min korkak olur mu ? diye soru sordular. Resulullah s.a.v :
- Evet olabilir,buyurdular. Tekrar :
- Peki cimri olur mu ? dediler. Allah resulü s.a.v :
- Evet olabilir, buyurdular. Tekrar :
- Peki, yalancı olur mu ? dediler. Reslullah s.a.v :
- Hayır, mü’min yalancı olmaz, buyurdular. }
MUVATTA : 4.C . 394.S
{ …. Ebu Hureyre r.a’dan, Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Münafıkın alameti üçtür : söz söylediği zaman yalan söyler, söz verir sözünde durmaz ve kendisine bir şey emanet edildiğinde de emanete hiyanetlik eder.}
BUHARİ : 13.C. 6070.S
= Allah’tan korkan bir kimse, Faiz’den ve ona vesile olan şeylerden uzak durmak demektir.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَذَرُواْ مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ فَإِن لَّمْ تَفْعَلُواْ فَأْذَنُواْ بِحَرْبٍ مِّنَ اللّهِ وَرَسُولِ “…………
{ Ey iman edenler ! Eğer gerçekten inanmış iseniz, Allah’tan korkun ve faizi bırakın. Eğer bunu yapmazsanız ,Allah’a ve Resulüne karşı savaşa girdiğinizi unutmayın ……. }
BAKARA : 278.279.AY.
{ ………….. Abdullah İbni Mes’ud r.a’dan. O şöyle dedi : Resulullah s.a.v buyurdu ki : “ Allah faiz yiğene, yedirene,- faiz işlemine – şahidlik edene ve yazıcısına lanet etsin “ . }
AHMED : 1.394.3729.N
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم : الرِّبَا سَبْعُونَ حُوباً. أَيْسَرُهَا أَنْ يَنْكِحَ الرَّجُلُ أُمَّهُ
{ ….. Ebu Hureyre r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Faiz yetmiş üç babtır. Bunların en hafifi,kişinin annesi ile zina etmesi gibidib …….. }
İBNİ MACE : 6.C.2274.2275.N - EL-ALBANİ. S.CAMİ : 3539.N
Allah’tan korktuğunu söyleyen bir kimse, bu delillerde ifade edildiği gibi ; Faiz yiğerek , Allah’a ve Resulüne savaş açmaktan … Lanete uğramaktan ve Anası ile zina etmiş gibi bir günah kazanmaktan … uzak durması gerekir… İşte bu çirkin şeylerden uzak durmakta yine, kişinin Allah’tan kork-tuğunun bir isbatıdır.
Hulasa değerli kardeşlerim ! Allah’tan korkan bir kimse, her an O’nun gözetiminde olduğunu unutmayan ve buna uygun hareket eden bir kimsedir.
Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki :
“ ….. Allah’tan korkun ve bilin ki,Allah yaptığınız her şeyi görmektedir. “
BAKARA : 233.AY.
Soru … 20 : Tevekkül ne demek… Diğer bir ifadeyle ; kulun Allah’a tevekkülü nasıl olmalı ?
Cevap … 20 : TEVEKÜL : Kulun Allah’u teâlâ’ya itimad etmesi, O'na güvenmesi, O’nun her şeye kadir olduğuna inanması ve kanunları çerçevesi dahilinde kulun bütün işlerini göreceğine, kefil olduğuna canı gönülden inanması ve O’na bağlanması anlamındadır.
Mesela, sıcak ve soğuktan korunmak için elbise giymek, açlık ve susuz-luktan kurtulmak için yemek yemek ve su içmek, çocuk sahibi olmak için evlenmek, mahsul almak için tohum ekmek, meyva alabilmek için ağaç dikmek bir kanun’i ilahidir….
Bunlardan birini elde edebilmek için esbabına sarılmak, gereğini yapmak şarttır. Çünkü kanun-i ilahi böyledir…… Ekmeden biçmek, yemeden doymak, evlenmeden çocuk sahibi olmak, Allah’ın kanunlarına aykırıdır…..
Soru … 21 : Allah her şeye kadir değil midir ?
Cevap … 21 : Evet, elbette ki Allah her şeye kadirdir, dilediğini yapar… Ekmeden de, biçmeden de buğdayı vareder…….. Fakat O, her şeyi bir kanuna raptetmiştir. - yani bağlamıştır - ….. Varlık alemindeki her şey bu kanun gereğince yürür…….. Kanuna hilaf olan şeyler ise, harikulade olan - yani mucize olan - şeylerdir…..
Allah’ın her şeye kadir olduğu, - yani sebebsiz dahi her şeyi varedebileceği - babasız çocuk yaratmasından bellidir ki, İsa a.s bunun örneğidir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 22 : Kul, vesilelere sarılmayı terk ederek sadece Allah’a tevekkül edebilir mi ?
Cevap … 22 : Kulun elde etmek istediği şeylerden birine ulaşması için esbabına sarılması ve o işin gereğini yapması gerekir. Çünkü kanun-i ilahi böyledir…… İslamın bu konudaki mesajlarına dikkat :
“ … Enes b. Mâlik r.a’dan, diyor ki : Bir adam Peygamber s.a.v’e : Ey Allah’ın Rasûlü ! devemi bağlayıpta mı Allah’a tevekkül edeyim, yoksa salıveripte mi Allah’a tevekkül edeyim ? diye soru sordu. Rasûlullah s.a.v ona şöyle buyurdu : Deveni bağla ondan sonra Allah’a tevekkül et ”
TİRMİZİ : 4.C.2636.N – İBNİ HİBBAH : EL İHSAN : 2 / 50 – MÜSNEDİ ŞİHAB : 1 / 368 – HAKİM : 5 / 158
“ … Ömer r.a dan : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur : “ Şayet sizler Allah’a hakkıyla tevekkül etseniz, kuşlara rızık verdiği gibi size de rızık verir ki onlar, aç karınla giderler ve tok karınla dönerler.”
İBNİ MACE : 10.C.4164.N – TİRMİZİ : 4.C.2447.N
Bu ve emsali deliller açıkça gösteriyor ki, vesilelere sarılarak tevekkül etmek şarttır. Zira – hadislerde de anlatıldığı gibi – adam önce devesini bağlamalı daha sonra Allah’a tevekkül etmelidir…. Bununla beraber yine görüldüğü gibi kuşlar, rızıklanmaları için yuvalarında yatıp durmuyorlar, sabahleyin erkenden karınlarını doyurmak için yuvalarını terkedip dere, tepe dolaşarak Allah’ın, kendileri için yarattığı rızkı arayıp buluyorlar.
Öyleyse bizler de Allah’a tevekkül edip, çalışmamızın semeresini mutlaka bize ihsan edeceğine inanarak, kuşların dolaşıp rızıklarını aradıkları gibi çalışıp rızkımızı aramamız gerekir…
Çünkü Allahu Teala çalışmayı emreder… Birilerinin zannettiği gibi ; tevekkül çalışmayı terk etmek – veya başka bir ifadeyle – sebeplere sarılmayı terk etmek demek değildir…
Şunu unutmayalım ki, tembelliği isteyen nefistir…Eğer kul çalışmayı terkedip tembellik ederse, Allah’ın emrinden uzaklaşıp nefsinin havasına uymuş olur ki, hakiki tevekkülden tamamen uzaklaşmış olur….
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 23 : Tevekkülün önemini anlatan Ayetler var mıdır, var sa bunları zikreder misiniz ?
Cevap … 23 : Rabbimizin kerim kitabında tevekkülle alakalı bir çok Ayeti celile vardır. Onlardan bir kaçı şunlardır :
“ Kim ki, Allahü teâlâdan korkarsa, Allahü teâlâ ona bir çıkış yolu ihsân eder ve ona ummadığı yerden rızık verir. Her kim, Allahü teâlâya tevekkül ederse, Allahu teâlâ ona kâfidir. “
TALAK : 2 - 3
“ O’na ibadet et ve O’na tevekkül et ! “ HUD : 123
“ Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” ALİ İMRAN : 159
“ Şayet mü’minler iseniz Allah’a tevekkül edin ! “ MAİDE : 23
“Allah’a tevekkül et, Allah sana vekil olarak yeter ! AHZAB : 3
“ Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler. “
YUSUF : 67
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 24 : Tevekkülün önemini anlatan Hadisler var mıdır, var sa bunları zikreder misiniz ?
Cevap … 24 : Resulullah s.a.v’in sünneti seniyesinde tevekkülle alakalı bir çok Hadisler vardır. Onlardan bir kaçı şunlardır :
“ … İmran İbnu Husayn r.a anlatıyor : Resûlullah s.a.v buyurdular ki : Ümme-timden yetmişbin kişi hesaba çekilmeden cennete girecektir ! Kendisine : - Ey Allah'ın Resûlü ! Bunlar kimlerdir ? " diye sual edildi. Resulullah s.a.v :
- Onlar, kendilerine dağlamayanlar, rukyeye başvurmayanlar, uğur-suzluğa inanmayanlar ve Rablerine tevekkül ederlerdir ! " buyurdu. “
Ukkâşe radıyallahu anh ayağa kalkıp : " Ey Allah'ın Resûlü ! Dua buyur, Allah beni onlardan kılsın ! " dedi. Resulullah s.a.v : Sen onlardansın ! müjdesini verdi. Bir başkası daha kalkıp : Ey Allah'ın Resûlü ! Beni de onlardan kılması için Allah'a dua ediver ! , dedi. Allah resulü s.a.v : O hususta Ukkâşe senden önce davrandı ! , cevabını verdi."
MÜSLİM : 1.C.218.N – TİRMİZİ : 4.C.2447.N
“ … Ömer r.a dan : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur : “ Şayet sizler Allah’a hakkıyla tevekkül etseniz, kuşlara rızık verdiği gibi size de rızık verir ki onlar, aç karınla giderler ve tok karınla dönerler.”
İBNİ MACE : 10.C.4164.N – TİRMİZİ : 4.C.2447.N
“ … Enes b. Mâlik r.a’dan, diyor ki : Bir adam Peygamber s.a.v’e : Ey Allah’ın Rasûlü ! devemi bağlayıpta mı Allah’a tevekkül edeyim, yoksa salıveripte mi Allah’a tevekkül edeyim ? diye soru sordu. Rasûlullah s.a.v ona şöyle buyurdu : Deveni bağla ondan sonra Allah’a tevekkül et ”
TİRMİZİ : 4.C.2636.N – İBNİ HİBBAH : EL İHSAN : 2 / 50 – MÜSNEDİ ŞİHAB : 1 / 368 – HAKİM : 5 / 15
“ ... Abdullah b. Mes'ud'dan rivayet olunmuştur ; dedi ki : Rasûluilah s.a.v üç defa, : " Uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir " buyurdu…. Oysa bizden - kalbinde bu düşünce geçmeyen bir kimse - yoktur. Fakat Allah bu duyguyu tevekkülle giderir. “
EBU DAVUD : 4.C.3910.N – BUHARİ EDEBUL MUFRED : 2.C.909.N – İBNİ MACE : 3538.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 25 : Haya nedir, bunun önemini vurgulayan delilleri zikreder misiniz ?
Cevap … 25 : Haya, imanın şubelerinden olan utanma duygusudur.
“ … Ebu Hureyre anlatıyor : Peygamber s.a.v buyurdu ki : " İman, yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir."
BUHARİ : İMAN : 3 – MÜSLİM : İMAN : 57 / 38- 35 – 36 – EBU DAVUD : 5.C.4676.N – TİRMİZİ İMAN : 6 / 2617.N – NESEİ İMAN : 16 – 8 – 110 – İBNİ MACE MUKADDİME : 9 - 57
“ … Zeyd İbnu Talha İbnu Rükâne r.a anlatıyor : Resûlullah s.a.v şöyle buyurdu : Her dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm'ın ahlâkı da hayadır."
MUVATTA : HÜSNÜ HULG : 9 – 2 905 – İBNİ MACE : ZÜHD : 17 / 4181 – 4182.N
“ … Enes r.a dan. Resûlullah s.a.v buyurdular ki : " Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiği şeyi güzelleştirir."
TİRMİZİ : BİRR : 47 / 1975.N – İBNİ MACE ZÜHD : 17 / 4185.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 26 : Allah’tan haya nasıl edilir, bunu deliller çerçevesinde izah eder misiniz ?
Cevap … 26 : Allah’tan haya nasıl edilir, bunu sünneti seniyye şöyle izah etmektedir.
“ … İbnu Mes'ud r.a anlatıyor : Bir gün Resûlullah s.a.v :
- Allah'tan hakkıyla hayâ edin ! " buyurdular. Biz :
- Ey Allah'ın Resûlü, elhamdülillah, biz Allah'tan hayâ ediyoruz " dedik. O, bizlere şu açıklamayı yaptı :
- Söylemek istediğim bu ( sizin anladığınız haya ) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, karnı ve onun ihtivâ ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, âhireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur. "
TİRMİZİ : KIYAME : 25 / 2460.N
TACUDDİN EL BAYBURDİ
بسم الله الرحمن الرحيم
Soru … 1 : Allah’a iman ne demektir ?
Cevap … 1 : Allah’a iman denilince öncelikle ; O’nun varlığını birliğini kabul edip ve her şeyin Rabb’i, sahibi ve yaratıcısı olduğunu kesin olarak kabul etmek demektir…
Allah’a iman ; onun mükemmel sıfatlarının olduğunu ve bu sıfatlarının bütün noksanlıklardan münezzeh olduğunu kabul etmek demektir.
Allah’a iman ; O’nun her şeye gücü yeten, eşsiz kudret ve kuvvet sahibi bir zat olduğunu kabul etmek demektir.
Allah’a iman ; O’nun bu kainatı yoktan varedenin ve onun bütün işlerini düzene sokanın kendisinin olduğunu kabul etmek demektir.
Allah’a iman ; O’nun yaratmış olduğu her şeyi bir hikmete binaen yaratan olduğuna ve abes hiçbir işle iştiğal etmediğine inanmak demektir.
Allah’a iman ; O’nun her şeyin murakıbı olduğuna – yani her şeyi görüp gözettiğine, hiçbir şeyin kendisinden gizli kalmadığına – Mukaddes zatının uyku, unutma, gaflet ve hastalık gibi noksanlıklardan münezzeh olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; O’nun dilediğini seçen, dilediğini yaratan, dilediği gibi hük-meden, dilediğini emreden ve dilediğini de yasaklayan bir zat olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; Öldürenin ve diriltenin O olduğuna, alçaltanın ve yükseltenin O olduğuna, aziz kılanın ve zelil kılanın O olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; yarattıklarından hiçbir ortağının olmadığına, eşinin ve çocuğunun olmadığına inanmak demektir.
Allah’a iman ; kainatı idare edenin ve içerisindeki bütün canlıların rızıklarını verenin kendisinin olduğuna inanmak demektir.
Allah’a iman ; O’nun eşsiz ve sınırsız ilminin olduğuna ve bu ilminin gereği olarak geçmiş ve geleceği bildiğine inanmak demektir.
Allah’a iman ; meşru kıldığı şekilde sadece kendisine ibadet etmek, kendisine boyun eğmek, kendisine dua etmek, sadece kendisinden istekte bulunmak demektir.
Allah’a iman ; sadece O’ndan korkmak, O’na sığınmak, O’na tevekkül etmek, O’na tövbe ve istiğfarda bulunmak ve O’na yalvarıp yakarmak demektir.
Hulasa Allah’a iman ; tevhidin üç bölümü olan gerek rububiyetle alakalı, gerek isim ve sıfatlarla alakalı ve gerekse uluhiyetle alakalı haber verilen bütün şeyleri tasdik edip onların gereğince amel etmek demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 2 : Allah nerdedir sorusunu sormak veya bunu merak etmek abes bir meşkuliyet midir ?
Cevap … 2 : Hayır … Böyle bir soru abes bir soru değildir, çünkü Allah resulü s.a.v aynı soruyu bir cariyeye sormuş ve onun verdiği cevabı da doğrulamıştır.
{ … Muâviye't Ubnu'l Hakem es Sülemiyy r.a dan….. Ben cariyemi Resulullah s.a.v’e getirdim. Resûlullah s.a.v cariyeye hitaben " ALLAH NEREDEDİR " ? diye soru sordu……….. }
BUHARİ CÜZ : 64 – MÜSLİM : 2.C.537.N – EBU DAVUD : 2.C.930.N – İBNİ HUZEYME TEVHİD : 121 – AHMED : 5 / 447 – BEYHAKİ : 7 / 387 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 489.N
Bu hadisi şerif gösteriyor ki böyle bir soru abes bir soru değildir, çünkü Allah resulü s.a.v aynı soruyu cariyeye sormuştur.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 3 : Allah nerededir ? bunu delilleri ile izah eder misiniz ?
Cevap … 3 : Allah’u teala mahlukatından ayrı olarak Arşının üzerin-dedir…. Bunu isbat eden Ayet ve hadisler çoktur.
الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى
“ Rahman - olan Allah - Arş’a istiva etmiştir.”
TAHA : 5 - A’RAF : 54 – SECDE : 4 – RAD : 2 – YUNUS : 3 – FURKAN : 59 – HADİT : 4
{ … Ebu Hureyre r.a dan. şöyle dedi : Nebiyyu s.a.v şöyle dedi : Allah'u Azze ve Celle mahlukâtı yarattıktan sonra, yanında bulunan kitaba şöyle yazdı : rahmetim gadabımı geçmiştir. Bu kitap arşın üstünde Allah’ın yanın-dadır. }
BUHARİ : 6.C.2985.S - 16.C.7425 - 7426.S - AHMED : 2 / 258
{ … Muâviye't - Ubnu'l - Hakem es - Sülemiyy r.a dan, şöyle dedi : Benim, Uhud ve Cevvaniyye taraflarında koyunlarımı güden bir cariyem vardı.Bir gün yanına çıkıb vardım.Birde ne göreyim, güttügü koyunlardan birisini kurt kapmış. Ben de Adem oğullarından biriyim, onların öfkelendiği gibi bende öfkelenib esef ettim. Lakin ben o cariyeye bir şamar vurdum. Akabinde Resulullah s.a.v’e gelip - cariyeye vurduğum tokatı haber verdim – Resulullah s.a.v bu şamarı aleyhime çok büyüttü. Bende, Ya Rasulallah : - yaptığım bu işten dolayı - cariyeyi azad edeyim mi ? dedim. Onu bana getir, buyurdu. Bende cariyemi Resulullah s.a.v’e getirdim. Resûlullah s.a.v cariyeye hitaben " ALLAH NEREDEDİR " ? diye sordu. Câriye : " SEMADADIR " dedi. Tekrar, " BEN KİMİM " ? buyurdu. Câriye : " SEN ALLAH'IN RESULÜSÜN ", dedi. Bunun üzerine Resûlullah s.a.v bana: Onu azad et, çünkü o bir " MU'MİNE " dir,buyurdu. }
BUHARİ CÜZ : 64 – MÜSLİM : 2.C.537.N – EBU DAVUD : 2.C.930.N – İBNİ HUZEYME TEVHİD : 121 – AHMED : 5 / 447 – BEYHAKİ : 7 / 387 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 489.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 4 : Allah’ın gökte olduğunu veya Arşının üzerinde olduğunu söylemek, O’na mekan izafe etmek midir ? … Veya da Arşının üzerinde olduğunu söylemek, Allah’ın arşa ihtiyacı vardır anlamına gelir mi ?
Cevap … 4 : Değerli Müslüman ! şunu unutmaki Allah’ın gökte olduğunu veya semada olduğunu söyleyen yine Allah’ın kendisidir. – ki bunu Ayet ve hadisler açık ve net bir şekilde anlatmaktadır - Dolayısıyla basiretli bir müslümana düşen de bu konuya olduğu gibi iman etmesidir.
Bununla beraber ; Allah’ın Arşının üzerinde olduğuna inanmamız, illa da O’nun arşına ihtayacı olduğu anlamına gelmez… Ki, Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur… Bize düşen Ayet ve hadislerde anlatılana olduğu gibi iman etmektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 5 : Allah bizimle beraber midir ?
Cevap … 5 : Evet … Allah ilmiyle bizimle beraberdir ama zatı, - biraz önceki delillerde de anlatıldığı gibi - yedi kat semaların üzerinde Arşının üstündedir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
…….” وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماً
“ ….. Muhakkak ki Allah’ın ilmi her şeyi kuşatmıştır. “
TALAK : 12.AY.
“........وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْماً عَلَى
“ ….. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır ….. “
A’RAF : 89.AY.
…….” رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْماً”……….
“ …… Rabbimiz , rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın ….. “
MÜ’MİN : 7.AY.
“............وَرَحْمَتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ …….”
“ …… Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır ……. “
A’RAF : 156.AY.
إِنَّمَا إِلَهُكُمُ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْماً
“ Sizin ilahınız,sadece kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. O, ilmi ile her şeyi kuşatmıştır. “
TA HA : 98.AY.
{ … Ebu Bekr el-Hallâl'ın şeyhi, Yusuf ibnu Musa’l Kattan şöyle dedi :
Ebu Abdullah'a - yani Ahmed ibnu Hanbele - denildi ki : Ne diyorsun ? Allah'u Azze ve Celle, yarattıklarından ayrı olarak " KUDRETİ VE İLMİ " ile her yerde olduğu halde " YEDİ KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARŞININ ÜZERİNDE MİDİR "
Ahmed ibnu Hanbel'de cevaben şöyle dedi : Evet " ALLAH'U AZZE VE CELLE ARŞININ ÜZERİNDEDİR " hiç bir şey de " O’NUN İLMİNDEN GİZLİ DEĞİLDİR " }
HALLAL ES - SÜNEN : 198
{ … Ebu Talib Ahmed ibnu Humeyd şöyle dedi : Ahmed ibnu Hanbel'e " ALLAH BİZİMLEDİR " deyip şu Ayet'i “ Herhangi bir üç sırdaşın, bir fısıltısı oluyor mu, mutlak Allah dördüncüleridir “ okuyan bir adamdan sordum. Dedi ki : muhakkak o " CEHMİ " olmuştur. Ayet’in evvelini bırakarak sonunu alıyorlar, dedi. Ben de Ayet'i evveliyle beraber okudum. " BİLMİYOR MUSUN ? ALLAH HEM GÖKLERDEKÎNİ HEM YERDEKİNİ HEP BİLİR. HERHANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYORMU,MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR. BEŞ KİŞİNİN OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH ALTINCILARIDIR. BUNLARDAN DAHA AZ, DAHA ÇOK OLUYOR MU, MUHAKKAK ALLAH, HER NEREDE OLSALAR, ONLARLA BERABERDİR SONRA BÜTÜN YAPTIKLARINI, KIYAMET GÜNÜ, KENDİLERİNE HABER VERİR. HABERİNİZ OLSUN Kİ, ALLAH, HER ŞEYİ BİLİR " Mücadele : 7 Ayet'in nihayetinde Ahmed ibnu Hanbel şöyle dedi : İlmi onlarla beraberdir. Ve sonra KAF Suresinin 16. Ayet'i okudu. " NEFSİNİN ONA NE VESVESELER VERDİĞİNİ DE BİLİRİZ. BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ " Ve sonra " İLMİ ONLARLA BERABERDİR " dedi. }
HALLAL ES - SÜNEN : 199
{ … Mervezi r.h şöyle haber verdi : Ebu Abdullah'a - ya'ni Ahmed ibnu Hanbel'e – dedim ki : Bir insan ki, ben Allah'ın Kur'an da dediği gibi diyorum. Allah’da diyor ki : " HER HANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR " . Mücadele : 7 Bunu derim bundan başka birşey demem, diyor. - ne dersiniz bu adama ? -Dedi ki : " CEHMİYYELERİN " sözüdür. Bilakis " ALLAH'IN İLMİ ONLARLA BERABERDİR " }
ZEHEBİ ULUV : 228
{ … Şeyhu'l -İslam Ebu’l -Hakkari ve Hafız Ebu Muhammed el -Makdesi, Ebu Sevr ve Ebu Şuayb'a ref ettikleri isnadlarıyla ikisi de, Sünnet'in yardımcısı İmam'ı Şâfi'i r.h dan, şöyle rivayet ettiler :
İmam'ı Şâfi'i r.h dedi ki : İmam'ı Malik, Süfyan ve daha onlardan başka Ehli Sünnet önderlerinden gördüğüm ve benim de üzerinde olduğum hak olan kavil şudur : " ALLAHDAN BAŞKA İLAH OLMADIĞINA VE MUHAMMED S.A.V’İN ALLAH'IN RESULÜ OLDUĞUNA ŞEHADET EDİP VE ALLAH'U AZZE VE CELLE'NİN DE SEMASINDA ARŞININ ÜZERİNDE OLDUĞUNU , İSTEDİĞİ GİBİ KULLARINA YAKLAŞIP VE İSTEDİĞİ GİBİ DE DÜNYA SEMASINA İNDİĞİNİ İKRAR ETMEKTİR " . }
ZEHEBİ ULUV : 196
{ … Abdullah ibnu Ahmed ibnu Hanbel r.h dan, er-Reddu ale'l Cehmiyye isimli kitabında,babası Ahmed'den oda Abdullah ibnu Nafi'den oda Malik ibnu Enes r.h dan şöyle dediğini rivayet ediyor :
İmam'ı Malik r.h şöyle dedi : " ALLAH'U AZZE VE CELLE SEMÂ’DADIR , İLMİ İSE HER YERDEDİR, İLMİNDEN DE HİÇ BİR ŞEY GİZLİ KALAMAZ ". }
EBU DAVUD MESAİL : 263 - ABDULLAH ER-REDDU ALEL CEHMİYYE : 5 – ACURRİ ŞERİA : 289
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 6 : Allah dünya gözüyle görülür mü ?
Cevap … 6 : Hayır … Allah’u teala dünya gözüyle asla görülmez, Ama ahirette görülecektir.
“ … Abdullah ibni Ömer r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu : “ …… Şunu kat’i olarak biliniz ki sizden hiçbir kimse ölünceye kadar Aziz ve celil olan rabbini asla göremeyecektir.
MÜSLİM : 8.C. 2931 / 169
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ 0 gün öyle yüzler var ki parıl parıl, parlarlar ve Rablerine bakarlar.”
KIYAME : 22 – 23
“ İyilik yapanlara daha iyi ve güzel bir de ziyade vardır... “
YUNUS : 26
Müfessirlerden Çoğu bu Ayette ki { ... bir de ziyade vardır... } kısmından murat, cennette Allah’u tealayı görmektir, demişler sonra da Müslim deki Nebi s.a.v’in şu hadisini delil getirmişlerdir.
“ … Resulullah s.a.v buyurdular ki : Cennet ehli cennete girdiği zaman, Allah’u Teala kullarına : Bir şey istiyor musunuz ?, diye buyurur. Cennet ehli de : Yüzlerimizi ağartmadın mı, bizleri ateşten kurtarıp cennete girdirmedin mi ?, derler. Müteakiben Allah hicabı kaldırır, artık onlar için Rab’lerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilme-miştir. Sonra : “ İyilik yapanlara daha iyi ve güzeli, bir de ziyade vardır..... “ Ayetini okudu. “
MÜSLİM : 181 / 297- 298 - FETHU’L - BARİ : 8 / 198
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 7 : Kafirler de Allah’ı görecekler mi ?
Cevap … 7 : Hayır … Kafirler asla Allah’ı göremeyeceklerdir. Çünkü Allah’ı görmek en büyük ikram ve en büyük lezzettir… Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :
“ Hayır, doğrusu o gün onlar - yani kafirler - Rab’lerinden perdelen-mişlerdir. “
MUTAFFİFİN : 15
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 8 : Allah’ı sevmenin isbatı nasıl olmalıdır ?
Cevap … 8 : Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında kendisini sevmenin isbatını şöyle izah etmektedir :
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
“ Deki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana - YANİ RESULE - uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafur dur, Rahim’dir. “
ALİ İMRAN : 31.AY.
Bu Ayetin mesajına göre, Allah’ı sevmenin isbatı, O’nun resulüne itaat etmektir. Başka bir ifadeyle : Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde, O nun resulünün yolunda olmayan, ona ittiba etmeyen, onun metoduna ve menhecine uymayan her kişi, bu sözünde yalancıdır. Yani Allah’ı sevme sözünde yalancıdır.
Dolayısıyla seven sevgisini, sevdiğine itaatiyle ortaya koyup isbat etmesi gerekir.
Soru … 9 : Allah’ı nasıl tanıyabiliriz ?
Cevap … 9 : Allah’ı ancak isim ve sıfatları ile tanırız… Yani Kur’an da ve sünnette bahsi edilen isim ve sıfatları ile Allah tanınır…. Rabbimiz Kur’anı kerimde şöyle buyuruyor :
وَ مَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالْأَرْضُ جَمِيعاً قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّماوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
“ Onlar Allah’ı gereği gibi bilemediler. Halbuki kıyamet günü yer tamamen O’nun avucu içindedir. Göklerde sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir. ”
ZÜMER : 67.AY.
Bu Ayeti celile de görüldüğü gibi Allah’ı gereyi gibi tanımayanlar ve O’nun kadrini kıymetini bilmeyenler kınanmaktadırlar…. Bu demektir ki, kullar Allah’ı gereyi gibi tanımalı ve kadrini kıymeti bilinmelidirler…
Allah’ı tanımak ise – biraz önce de dediğimiz gibi – ancak O’nun isim ve sıfatları ile mümkündür.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 10 : İsim ve sıfat ne demektir ? … Buna birkaç misal vererek anlatır mısınız ?
Cevap … 10 : Allah’u Tealanın Kur’an ve sünnete zikredilen bir çok isimleri ve sıfatları vardır. O’nun Alim… Rahman… Rahim… Mecid … Gafur… Cabbar … Melik … gibi bir çok isimleri olduğu gibi yine kandisine has sıfatları da vardır. Örneğin İstiva …. El … Göz … Alim … gibi sıfatlar da Kur’an’ın ve sünnetin haber verdiği sıfatlardır.
Burada önemli olan bir şeyi hatırlatmakta fayda vardır. O da ; Allah’u tealanın bütün isimleri sıfattır ama bütün sıfatları isim değildir.
Örneğin ; Alim hem isim hem de sıfattır.. Ama istiva sadece sıfattır, çünkü müstevi diye bir ismi yoktur Allah’ın.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 11 : Allah’ın isim ve sıfatları kulların isim ve sıfatlarına benzer mi ?
Cevap … 11 : Allah’ın isim ve sıfatları asla kulların isim ve sıfatları gibi değildir… Belki bazı isimlerde bir benzerlik görülebilir, ama müsemma da asla benzerlik olamaz.
Diğer bir ifadeyle ; isimlerdeki müştereklik müsammada da müşterek-liği gerektirmez.
Örneğin Allah Alim olduğu gibi kullarından da alim olanlar var… Ama Allah’ın alimliği ile kulların alimliği asla bir değildir… Burada sadece bir isim benzerliği vardır.
Bu konudaki en açık delil Allah’u tealanın şu Ayet’i celilesidir :
لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ
“… O’nun mislisi gibi hiçbir şey yoktur. O işitendir, görendir.”
ŞURA : 11.AY.
“ O’nun mislisi gibi hiçbir şey yoktur. ” sözünde teşbih ve benzerliği reddetme vardır… “ O işitendir, görendir ” sözünde ise Allah’ın hem işittiğinin hem de gördüğünün isbatı vardır…. Yani Allah görür ve işitir ama bu görme ve işitmesi hiçbir şeye benzemez.
Hulasa bu konuda söylenmesi gereken en güzel söz şudur: “….Allah’ın İsim ve Sıfatları hakkındaki söylenmesi gereken söz, Zatı hakkındaki söylenmesi gereken söz’ün fer’idir….
Yani, Allah’u Teala’nın mukaddes zatı nasıl diğer varlıkların zatlarına benzemiyor ise, O’nun isim ve sıfatları da diğer varlıkların isim ve sıfatlarına benzemez.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 12 : Allah’u Azze ve celle’nin sıfatlarından bazılarını delilleri ile beraber zikredebilir misiniz ?
Cevap … 12 : Allah’u Azze ve celle’nin sıfatlarından bazıları şunlardır :
Allah’ın hayat sıfatı :
“ Allah ki O’ndan başka ilah yoktur, daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir……… “
ALİ İMRAN : 2
Allah’ın vecih ( yüz ) sıfatı :
“ Yalnız Rabb’inin celal ve ikranı sahibi yüzü baki kalacaktır. “
RAHMAN : 27
Allah’ın irade sıfatı :
“ O’nun işi, bir şeyin olmasını istedimi ona sadece “ ol “ der, o da hemen oluverir. “
YASİN : 82
Allah’ın ayn ( göz ) sıfatı :
“ Ey Musa gözümün önümde büyüyesin diye senin üzerine benden sevgi koydum............. “
TAHA : 38
“ Daveti reddedilmiş olan Nuh’a bir mükafat olmak üzere verdiğimiz gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. “
KAMER : 14
“ Rabb’inin hükmüne sabret, çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kaiktığın zamanda Rabb’ini övgüyle an. ve yerin gaybı Onundur. 0 ne güzel görendir. “ KEHF : 26
Allah’ın kelam ( konuşma ) sıfatı :
“ ….. Allah Musa ile konuşmuştu. “ NİSA : 196
“ Musa, tayin ettiğimiz vakitte bizimle buluşmaya gelince, Rabbi onunla konuştu ……. “
A’RAF : 143
Allah’ın semi ( işitme ) sıfatı :
“ Ona benzer hiçbir şey yoktur. 0 işitendir görendir. “ ŞURA : 11
“ Doğrusu Allah işiticidir...... “ HACC : 61
“ Allah fakir, biz ise zenginiz, diyenlerin sözlerini and olsun ki Allah işitti.......... “
ALİ İMRAN : 181
Allah’ın Hubb ( sevme ) sıfatı :
“ …. O onları sever, onlar da O Allah’ı severler…… “
MAİDE : 54
Allah’ın yed ( el ) sıfatı :
“ Rabb’in ona dedi ki : “ Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir. Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldu ? “
SA’D : 75
“ Yahudiler : “ Allah’ın eli bağlıdır “ dediler. Kendi elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır Allah’ın iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. “
MAİDE : 64
Allah’ın kadem ( ayak ) sıfatı :
“ …Fakat cehennem dolmak bilmez. Nihayet Allah ayağını onun üze-rine kor, o da yetişir, yetişir der. İşte o zaman cehennem dolar ve bazısı bazısına büzülür…“
Buhari : 4849 – 4785 - Müslim : 2846 / 35-36-37-38
Allah’ın meci ( geliş ) sıfatı :
“ Onlar buluttan gölgeler içinde Allah’ın ve meleklerin gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar ? “
BAKARA : 210
“ İman etmek için meleklerin gelmesini, ya da Rabb’inin gelmesini, ya da Rabb’inin bazı Ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar ? ………“
EN’AM : 158
“ Hayır, yer tümüyle parça parça olduğu ve meleklerin saf saf dizilip Rabb’in geldiği zaman ; o gün cehennem getirilir ve insan yaptık-larını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası olur ki “
FECR : 21 – 22 - 23
Allah’ın arşı istiva sıfatı :
“ Rahman arşa istiva etti. “
TAHA : 5 – A’RAF : 54 – YUNUS : 3 - RA’D : 2 – SECDE : 4
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 13 : İlah ne demektir, bunun izahını yapar mısınız ?
Cevap … 13 : İlah ; Kamil bir muhabbetle, ta’zimle, ihtiramla, iclal ve ikramla, korku ve ümitle hüküm ve arzularına tabi olup, kalbin yöneldiği ve sevdiği her şeydir.
Kısa ve öz tarifi ile : Kendisine itaat ve ibadet edilen her şeydir, ilah.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 14 : Tağut nedir ?
Cevap … 14 : Tağut ; Allah’a ve resulüne itaatten alıkoyan her şeydir.
Soru … 15 : Tağut ile ilah arasındaki fark nedir, bunun izahını yapar mısınız ?
Cevap … 15 : Bir önceki soruların cevabında da görüldüğü gibi, ilah gönül rahatlığı ile kendisine itaat edilen merci, Tağut ise itaatten alıkoyan mercidir… Dolayısıyle, her tağut bir ilah’tır ama her ilah tağut değildir.
Örneğin ; İsa a.s ilah edinilmiştir … Üzeyr a.s ilah edinilmiştir …Bir takım Salih insanlar ilah edinilmiştir... Şimdi bunlara kalkıpta tağut ifadesini kullan-mak, herhalde son derece batıl bir ifade olacaktır. Çünkü bu kimseler, bırakın Allah’a itaatten alıkoymayı bilakis Allah’a itaate çağıran kimselerdi.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 16 : La ilahe illallah’ın kelime anlamı nedir ?
Cevap … 16 : La ilahe illallah’ın kelime anlamı ; Allah’tan başka ilah yoktur, demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 17 : La ilahe illallah’ın şer’i anlamı nedir ?
Cevap … 17 : La ilahe illallah’ın şer’i anlamı ; Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek hak bir ma’but yoktur, demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 18 : La ilahe illallah’ın kabulünün şartları nelerdir ? .. Diğer bir ifadeyle ; bir kulun Allah’ı ilahlaştırması için neler yapması gerekir ?
Cevap … 18 : Bir kulun Allah’ı kendisine ilah edinmesi için yapması gereken şeyler şunlar olmalıdır :
1 – Her şeyden önce, Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek hak bir ma’budun olmadığına inanması gerekir…
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
“ Bil ki Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur …… “
MUHAMMED : 19.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Her kim, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığını bilerek ölürse cennete girer. “
MÜSLİM : 1.C.26.N
2 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde şek ve şüpheden uzak bir teslimiyeti olaması gerekir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Mü’minler ancak, Allah’a ve resulüne iman edip, sonra da imanlarında şüpheye düşmeden Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihadeden kimse-lerdir. İşte sadıklar onlardır. “
HUCURAT : 15.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Her kim, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve benim de Allah’ın resulü olduğuma şüphe etmeden şehadet ederse cennete girer. “
MÜSLİM : 1.C.27.N
3 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde, dini yalnız Allah’a has kılarak ihlaslı ve samimi olması gerekir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ İyi bilin ki halis din ancak Allah’ındır….. “
ZÜMER : 3
“ Onlar dini yalnız Allah’a has kılarak ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmamışlardı. “
BEYYİNE : 5.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Kıyamet günü insanlar arasında benim şefaatime erecek olan en mutlu kişi, kalbinden ihlaslı bir şekilde Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur, diyen kimsedir. “
BUHARİ İLİM : 34 – 255.SAY – RİKAK : 51 – AHMED : 1 / 173 - 174
“ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kim kalpten ihlasla ve yakin bir imanla “ Allah’tan başka ibadete layık bir ilahın olmadığına şehadet ederse o kimse ateşe değil cennete girer. “
AHMED : 5 / 236 – 21959.N – HAKİM : 1 / 503 – T. KEBİR : XX / 41 – 63 – İBNİ HİBBAN : 1 / 211 - 200
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kul “ Allah’tan başka ibadete layık hak bir ilah yoktur “ kelimesini ihlaslı olarak söyleyecek olursa, büyük günahlardan kaçındığı sürece gökyüzünün kapıları açılır ve bu taa Arş’a kadar devam eder . “
SAHİHU’L CAMİ : 5524.N
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Kim ihlasla “ Allah’tan başka ibadete layık hak bir ilah yoktur “ derse cennete girer. Dediler ki : İhlasla söylemek nasıl olur ? . Resulullah s.a.v buyurdu ki : Bu sözü ihlasla söyle-mek ; söyleyeni Allah’ın haramlarından alıkoymasıdır. “
TERHİB ve TERĞİB : 3.C.364.SAY.
4 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde sadakat sahibi olmalıdır. Yani ; nifakın tam tersi olan sıdk ile “ Allah’tan başka ibadete layık bir ilahın olmadığına “ kalben şehadet etmelidir.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Allah elbetteki sıdk ve sadakat sahiplerini de bilecek yalancıları da bile-cektir. “
ANKEBUT : 3.AY.
“ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : Her kim sadık olarak, Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına şehadet ederse cennete girer. “
AHMED : 4 / 402 – 19486.N
5 – Allah’a olan inancında ve ibadetlerinde Muhabbet sahibi olmalıdır. Yani ; Allah’ı ve Allah’ın sevdiklerini sevmelidir.
“ İnsanlardan öyleleri var ki Allah’tan başka eşler edinir ve Allah’ı sever gibi onları sever. İman edenler ise, en çok Allah’ı severler. “
BAKARA : 165.AY.
“ … Enes r.a dan.Allah resulü s.a.v şöyle buyurdular : Üç haslet vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını almış olur ; Allah ve resulünün o kimseye her şeyden daha sevimli olması. Sevdiğini sadece ve sadece Allah için sevmesi ve ateşe atılmaktan nasıl korkuyor ise Allah kendisini kurtardıktan sonra takrar küfre dönmekten de öylece kork-ması.”
BUHARİ : 1.C.171.S - MÜSLİM : 1.C.43.N - TİRMİZİ : 4.C.2759.N - NESEİ : 8.C.4956.N
6 – Bu kelimenin gerekleri ile amel etmelidir… Yani ; kuru kuruya bir şehadetten ziyade, canlı ve hareketli bir şehadette bulunmalıdır.
Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun ……. “
ZÜMER : 54.AY.
“ Kim ihsan sahibi olarak özünü Allah’a teslim ederse, o kopmak bilme-yen bir kulpa – yani La ilahe illalla’a – yapışmıştır. “
LOKMAN : 22.AY.
“ … Resulullah s.a.v Muaz ibni Cebel’i Yemene vali olarak gönderirken : Ey Muaz ! Yemene vardığında yanına kitap ehli kimseler gelip sana muhak-kak “ cennetin anahtarı nedir ? “ diye soru soracaklar. Sen onlara cevaben de ki : La ilahe illallah cümlesidir. Lakin bu tevhid kelimesi, Cennetin dişsiz anahtarıdır. Eğer cennetin kapısı önüne dişli anahtarla gelinirse o kapı açılır, değilse açılmaz, de. “
BUHARİ TARİHİN’DE – BEYHAKİ SÜNENİN’DE – EBU NUAYM HİLYE’DE
“ … Vehb İbni Münebbih’e ; La ilahe illallah cennetin anahtarı değil midir ? denildi. Vehb : Evet, anahtarıdır ; Lakin bu anahtarın muhakkakki kendisine mahsus bir takım dişleri vardır. Eğer cennetin kapısı önüne dişleri olan bir anahtarla gelinirsen o kapı sana açılır, değilse açılmaz, dedi “
BUHARİ : 3.C.1174.SAY.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 19 : Bir kulun Allah korkusu nasıl olmalıdır, bunu deliller çerçevesinde anlatır mısınız ?
Cevap … 19 : Her şeyden önce şunu iyi bilmemiz gerekir ki ; Allah’tan korkmak demek kuru kuruya “ ben Allah’tan korkuyorum “ ifadesiyle gerçekleşmez… Yani insanın sadece dili ile “ ben Allah’tan korkuyorum “ demesi, Allah’tan korktuğunun isbatı değildir….
= Allah’tan korkan bir kimse, O’ndan başka ilahlar edinmeyip O’na itaat eden kimsedir ……
{ ……….. Benden başka ilah yoktur. Öyle ise benden korkunuz . }
NAHL : 2.A
{ Allah buyurdu ki : Sakın iki ilah edinmeyin. O sadece tek bir ilahtır. Öyleyse – bu hususta – benden korkun. Göklerde ve yerde olan her şey O’nundur ; itaat daima O’na yapılır. Hal böyle olunca siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz ? }
NAHL . 51.52.AY
Bu ve emsali delillerde ifade edildiği gibi,Alah’tan korktuğunu söyleyen bir kimse, İbadetlerini Allah’a takdim ederek O’nu kendisine ilah edinmesi gerekir. Çünkü ilah, kendisine boyun eğilen,kendisinden korkulan ve severek kendi-sine itaat ve ibadet edilen merci demektir.
Öyleyse bir kimsenin Allah’tan korktuğunun isbatı diliyle söylediği sözlerden anlaşılmaz. Onun Allah’tan korktuğunun isbatı, severek ve korkarak O’na boğun eğip itaat etmesinden anlaşılır. İşte Allah korkusu bu demektir ……..
= Allah’tan korkan bir kimse, O’nun peygamber olarak gönderdiği Muhammed s.a.v’e uyan kimsedir ….
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَآمِنُوا بِرَسُولِهِ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ وَيَجْعَل لَّكُمْ نُوراً تَمْشُونَ بِهِ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيم
{ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun ve O’nun resulüne iman edin ki,size rah-metinden iki kat versin,sizin için ışığında yürüyeceğiniz bir nur yaratsın ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. }
HADİD : 28.AY.
وَمَن يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُل لَّا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَّعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
{ Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder,Allah’tan korkar ve O’nun azabından sakınırsa işte kurtuluşa erenler onlardır. }
NUR : 52.AY.
….. ……” وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
{ .......... Resul size neyi verdi ise onu alın,size neyi yasakladıysa ondan da uzak durun. Allah’tan korkun,çünkü Allah’ın azabı çok çetindir. }
HAŞR : 7.AY.
İşte bu Ayet’i kerimelerde ifade edildiği gibi,Allah’tan korktuğunu iddia eden bir kimse, bu korkusunu Peygambere iman edip ona itaat ederek,bunun isbatını ortaya koyması gerekir.Ta ki,bu kimsenin Allah’tan korktuğu anlaşılsın.
= Allah’tan korktuğunu söyleyen bir kimse, korkudan kalplerin ters döneceği hesap gününü unutmayan ve o gün için hazırlanan kimse demektir….
الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالْغَيْبِ وَهُم مِّنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ
{ Onlar ki ; görmedikleri halde rablerinden korkarlar. Ve Kıyamet saatin-den de titrerler. }
ENBİYA : 49.AY.
رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاء الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْماً تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ
{ O Allah’tan korkan insanlar ki ; ne ticaret ve ne de alış veriş,onları Allah’ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin ters döneceği kıyamet saatinden korkarlar. }
NUR : 37.AY.
وَاتَّقُواْ يَوْماً تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى اللّهِ ثُمَّ تُوَفَّى كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ
{ Şu günden korkun ki, o gün hepiniz Allah’a döndürüleceksiniz, sonra herkese kazanmış olduğu tastamam verilecek ve hiç kimseye asla haksızlık edilmeyecektir. }
BAKARA : 281.AY.
{ Ey insanlar! Allah’tan sakının. Herkes yarın kıyamet günü için ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun,çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır. }
HAŞR : 18.AY.
{ Ey insanlar ! öyle bir günden korkun ki, o gün hiç kimse kimsenin cezasını çekemez ; kimseden şefaat de kabul edilmez. Kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz }
BAKARA : 48. AY.
{ Ey insanlar ! Allah’tan geri çevrilmesi mümkün olmayan bir gün gelmezden önce Rabbinizin çağrısına icabet edin. Çünkü o gün ne sığınacak bir yeriniz var ve ne de inkar etmeye çareniz var }
ŞURA : 47 . AY.
{ Allah’tan geri çevrilmesi mümkün olmayan - o hesap - günü gelmezden önce, yüzünü dosdoğru din olan islam’a yönelt. Unutmaki insanlar o gün bölük bölük ayrılırlar . Bir bölük cennete, bir bölük cehenneme }
RUM : 43.AY
{ Ey insanlar ! Rabbinizden korkun. Babanın çocuğunun cezasını çeke-meyeceği, çocuğunda babasının cezasını çekemeyeceği o günden çekinin. Unutmayın ki,Allah’ın vadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Ve o aldatıcı şeştan sakın sizi Allah hakkında kandırmasın }
LOKMAN : 33.AY.
Evet ey inandığını söyleyenler ! Allah’tan korkmak demek,- Ayet’lerde de ifade edildiği gibi - yapılanların ve yapılmayanların hesabının verileceği kıya-met gününü düşünerek, emredilenlere yapışıp, nehyedilenlerden de uzak durmak demektir… İşte Allah’tan korkmak budur,bunu aklından sakın çıkarma.
= Allah’tan korkan bir kimse, yarın kıyamet günü kendisinden ilk hesaba çekileceği namazını ihmal etmeyen kimse demektir….
مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِكِينَ
“ O’na yönelin, O’ndan korkun. Namazınızı kılın, müşriklerden olmayın. “
RUM : 31.AY.
{ O Allah’tan korkan insanlar ki ; ne ticaret ve ne de alış veriş,onları Allah’ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar,kalplerin ve gözlerin ters döneceği kıyamet saatinden korkarlar. }
NUR : 37.AY.
{ ….. Ukbe İbnu Amr r.a'dan, Resûlullah s.a.v'i şöyle derken işittiğini haber verdi: Resûlullah (S.A.V.) şöyle dedi: "Dağ tepelerindeki koyun çobanından Allah'u Azze ve Celle hoşlanır. Zira o namaz için ezan okur ve "namaz kılar".
Buna binaen Allah'u Azze ve Celle’de şöyle buyurur : Şu kuluma bakın, ezan okuyup "namaz kılıyor ve benden korkuyor". Ben de o kulumun günahlarını mağfiret ettim ve onu Cennetime koyacağım" der. }
EBU DAVUD : 2.C.1203.N - AHMED : 4.145
Ey Allah'ın kulu ! Gördüğün gibi, Allah'u Azze ve Celle "namaz kılan kulu için" kendisinden korktuğunu söylemektedir. Ne dersin ? " namaz kılmayan için de " aynı sözü söyleyebilir miyiz ? Eğer aynı sözü namaz kılmayan için de söylemiş olsak, "namaz kılan ile kılmayan" arasında bir fark olurmuydu ?. Elbette ki olmazdı.Bu zaten şânı yüce Allah'ın adaletine yaraşmaz….. Bak Rabbimiz kerim kitabında ne buyuruyor :
{ Yoksa, iman edenleri ve Salih amel işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlarla bir mi tutacağız. Yahutta Allah’tan korkanları, kötülük işle-yenler gibi mi tutacağız ? }
SAD : 28.AY.
= Allah’tan korkan bir kimse, Yalan söylemekten, Zina yapmaktan, hırsızlıktan, içki içmekten, haram olan kazançtan ve her türlü ahlaksız-lıklardan uzak duran kimse demektir ……
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزاً عَظِيماً
{ Ey iman edenler ! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzene koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, büyük bir başarı elde etmiş olur. }
AHZAB : 70.71.AY.
{ …. Abdullah İbn Mes’ud r.a’dan gelen bir rivayette Allah resulü s.a.v şöyle buyurmaktadır : Unutmayın ki, doğruluk insanı halis iyiliğe götürür,halis iyilik de cennete kılavuzluk eder………….. Yalancılık da insanı şerre ve fucura götürür. Şerr de insanı cehenneme götürür. İnsan yalan söyleye söyleye nihayet Allah katında yalancı olarak yazılır. }
BUHARİ : 13.C.6070.S
{ …. Safvan b.Süleym der ki, Resulullah s.a.v’e :
- Ya rasulallah ! mü’min korkak olur mu ? diye soru sordular. Resulullah s.a.v :
- Evet olabilir,buyurdular. Tekrar :
- Peki cimri olur mu ? dediler. Allah resulü s.a.v :
- Evet olabilir, buyurdular. Tekrar :
- Peki, yalancı olur mu ? dediler. Reslullah s.a.v :
- Hayır, mü’min yalancı olmaz, buyurdular. }
MUVATTA : 4.C . 394.S
{ …. Ebu Hureyre r.a’dan, Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Münafıkın alameti üçtür : söz söylediği zaman yalan söyler, söz verir sözünde durmaz ve kendisine bir şey emanet edildiğinde de emanete hiyanetlik eder.}
BUHARİ : 13.C. 6070.S
= Allah’tan korkan bir kimse, Faiz’den ve ona vesile olan şeylerden uzak durmak demektir.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَذَرُواْ مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ فَإِن لَّمْ تَفْعَلُواْ فَأْذَنُواْ بِحَرْبٍ مِّنَ اللّهِ وَرَسُولِ “…………
{ Ey iman edenler ! Eğer gerçekten inanmış iseniz, Allah’tan korkun ve faizi bırakın. Eğer bunu yapmazsanız ,Allah’a ve Resulüne karşı savaşa girdiğinizi unutmayın ……. }
BAKARA : 278.279.AY.
{ ………….. Abdullah İbni Mes’ud r.a’dan. O şöyle dedi : Resulullah s.a.v buyurdu ki : “ Allah faiz yiğene, yedirene,- faiz işlemine – şahidlik edene ve yazıcısına lanet etsin “ . }
AHMED : 1.394.3729.N
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم : الرِّبَا سَبْعُونَ حُوباً. أَيْسَرُهَا أَنْ يَنْكِحَ الرَّجُلُ أُمَّهُ
{ ….. Ebu Hureyre r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : “ Faiz yetmiş üç babtır. Bunların en hafifi,kişinin annesi ile zina etmesi gibidib …….. }
İBNİ MACE : 6.C.2274.2275.N - EL-ALBANİ. S.CAMİ : 3539.N
Allah’tan korktuğunu söyleyen bir kimse, bu delillerde ifade edildiği gibi ; Faiz yiğerek , Allah’a ve Resulüne savaş açmaktan … Lanete uğramaktan ve Anası ile zina etmiş gibi bir günah kazanmaktan … uzak durması gerekir… İşte bu çirkin şeylerden uzak durmakta yine, kişinin Allah’tan kork-tuğunun bir isbatıdır.
Hulasa değerli kardeşlerim ! Allah’tan korkan bir kimse, her an O’nun gözetiminde olduğunu unutmayan ve buna uygun hareket eden bir kimsedir.
Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki :
“ ….. Allah’tan korkun ve bilin ki,Allah yaptığınız her şeyi görmektedir. “
BAKARA : 233.AY.
Soru … 20 : Tevekkül ne demek… Diğer bir ifadeyle ; kulun Allah’a tevekkülü nasıl olmalı ?
Cevap … 20 : TEVEKÜL : Kulun Allah’u teâlâ’ya itimad etmesi, O'na güvenmesi, O’nun her şeye kadir olduğuna inanması ve kanunları çerçevesi dahilinde kulun bütün işlerini göreceğine, kefil olduğuna canı gönülden inanması ve O’na bağlanması anlamındadır.
Mesela, sıcak ve soğuktan korunmak için elbise giymek, açlık ve susuz-luktan kurtulmak için yemek yemek ve su içmek, çocuk sahibi olmak için evlenmek, mahsul almak için tohum ekmek, meyva alabilmek için ağaç dikmek bir kanun’i ilahidir….
Bunlardan birini elde edebilmek için esbabına sarılmak, gereğini yapmak şarttır. Çünkü kanun-i ilahi böyledir…… Ekmeden biçmek, yemeden doymak, evlenmeden çocuk sahibi olmak, Allah’ın kanunlarına aykırıdır…..
Soru … 21 : Allah her şeye kadir değil midir ?
Cevap … 21 : Evet, elbette ki Allah her şeye kadirdir, dilediğini yapar… Ekmeden de, biçmeden de buğdayı vareder…….. Fakat O, her şeyi bir kanuna raptetmiştir. - yani bağlamıştır - ….. Varlık alemindeki her şey bu kanun gereğince yürür…….. Kanuna hilaf olan şeyler ise, harikulade olan - yani mucize olan - şeylerdir…..
Allah’ın her şeye kadir olduğu, - yani sebebsiz dahi her şeyi varedebileceği - babasız çocuk yaratmasından bellidir ki, İsa a.s bunun örneğidir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 22 : Kul, vesilelere sarılmayı terk ederek sadece Allah’a tevekkül edebilir mi ?
Cevap … 22 : Kulun elde etmek istediği şeylerden birine ulaşması için esbabına sarılması ve o işin gereğini yapması gerekir. Çünkü kanun-i ilahi böyledir…… İslamın bu konudaki mesajlarına dikkat :
“ … Enes b. Mâlik r.a’dan, diyor ki : Bir adam Peygamber s.a.v’e : Ey Allah’ın Rasûlü ! devemi bağlayıpta mı Allah’a tevekkül edeyim, yoksa salıveripte mi Allah’a tevekkül edeyim ? diye soru sordu. Rasûlullah s.a.v ona şöyle buyurdu : Deveni bağla ondan sonra Allah’a tevekkül et ”
TİRMİZİ : 4.C.2636.N – İBNİ HİBBAH : EL İHSAN : 2 / 50 – MÜSNEDİ ŞİHAB : 1 / 368 – HAKİM : 5 / 158
“ … Ömer r.a dan : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur : “ Şayet sizler Allah’a hakkıyla tevekkül etseniz, kuşlara rızık verdiği gibi size de rızık verir ki onlar, aç karınla giderler ve tok karınla dönerler.”
İBNİ MACE : 10.C.4164.N – TİRMİZİ : 4.C.2447.N
Bu ve emsali deliller açıkça gösteriyor ki, vesilelere sarılarak tevekkül etmek şarttır. Zira – hadislerde de anlatıldığı gibi – adam önce devesini bağlamalı daha sonra Allah’a tevekkül etmelidir…. Bununla beraber yine görüldüğü gibi kuşlar, rızıklanmaları için yuvalarında yatıp durmuyorlar, sabahleyin erkenden karınlarını doyurmak için yuvalarını terkedip dere, tepe dolaşarak Allah’ın, kendileri için yarattığı rızkı arayıp buluyorlar.
Öyleyse bizler de Allah’a tevekkül edip, çalışmamızın semeresini mutlaka bize ihsan edeceğine inanarak, kuşların dolaşıp rızıklarını aradıkları gibi çalışıp rızkımızı aramamız gerekir…
Çünkü Allahu Teala çalışmayı emreder… Birilerinin zannettiği gibi ; tevekkül çalışmayı terk etmek – veya başka bir ifadeyle – sebeplere sarılmayı terk etmek demek değildir…
Şunu unutmayalım ki, tembelliği isteyen nefistir…Eğer kul çalışmayı terkedip tembellik ederse, Allah’ın emrinden uzaklaşıp nefsinin havasına uymuş olur ki, hakiki tevekkülden tamamen uzaklaşmış olur….
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 23 : Tevekkülün önemini anlatan Ayetler var mıdır, var sa bunları zikreder misiniz ?
Cevap … 23 : Rabbimizin kerim kitabında tevekkülle alakalı bir çok Ayeti celile vardır. Onlardan bir kaçı şunlardır :
“ Kim ki, Allahü teâlâdan korkarsa, Allahü teâlâ ona bir çıkış yolu ihsân eder ve ona ummadığı yerden rızık verir. Her kim, Allahü teâlâya tevekkül ederse, Allahu teâlâ ona kâfidir. “
TALAK : 2 - 3
“ O’na ibadet et ve O’na tevekkül et ! “ HUD : 123
“ Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” ALİ İMRAN : 159
“ Şayet mü’minler iseniz Allah’a tevekkül edin ! “ MAİDE : 23
“Allah’a tevekkül et, Allah sana vekil olarak yeter ! AHZAB : 3
“ Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler. “
YUSUF : 67
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 24 : Tevekkülün önemini anlatan Hadisler var mıdır, var sa bunları zikreder misiniz ?
Cevap … 24 : Resulullah s.a.v’in sünneti seniyesinde tevekkülle alakalı bir çok Hadisler vardır. Onlardan bir kaçı şunlardır :
“ … İmran İbnu Husayn r.a anlatıyor : Resûlullah s.a.v buyurdular ki : Ümme-timden yetmişbin kişi hesaba çekilmeden cennete girecektir ! Kendisine : - Ey Allah'ın Resûlü ! Bunlar kimlerdir ? " diye sual edildi. Resulullah s.a.v :
- Onlar, kendilerine dağlamayanlar, rukyeye başvurmayanlar, uğur-suzluğa inanmayanlar ve Rablerine tevekkül ederlerdir ! " buyurdu. “
Ukkâşe radıyallahu anh ayağa kalkıp : " Ey Allah'ın Resûlü ! Dua buyur, Allah beni onlardan kılsın ! " dedi. Resulullah s.a.v : Sen onlardansın ! müjdesini verdi. Bir başkası daha kalkıp : Ey Allah'ın Resûlü ! Beni de onlardan kılması için Allah'a dua ediver ! , dedi. Allah resulü s.a.v : O hususta Ukkâşe senden önce davrandı ! , cevabını verdi."
MÜSLİM : 1.C.218.N – TİRMİZİ : 4.C.2447.N
“ … Ömer r.a dan : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur : “ Şayet sizler Allah’a hakkıyla tevekkül etseniz, kuşlara rızık verdiği gibi size de rızık verir ki onlar, aç karınla giderler ve tok karınla dönerler.”
İBNİ MACE : 10.C.4164.N – TİRMİZİ : 4.C.2447.N
“ … Enes b. Mâlik r.a’dan, diyor ki : Bir adam Peygamber s.a.v’e : Ey Allah’ın Rasûlü ! devemi bağlayıpta mı Allah’a tevekkül edeyim, yoksa salıveripte mi Allah’a tevekkül edeyim ? diye soru sordu. Rasûlullah s.a.v ona şöyle buyurdu : Deveni bağla ondan sonra Allah’a tevekkül et ”
TİRMİZİ : 4.C.2636.N – İBNİ HİBBAH : EL İHSAN : 2 / 50 – MÜSNEDİ ŞİHAB : 1 / 368 – HAKİM : 5 / 15
“ ... Abdullah b. Mes'ud'dan rivayet olunmuştur ; dedi ki : Rasûluilah s.a.v üç defa, : " Uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir " buyurdu…. Oysa bizden - kalbinde bu düşünce geçmeyen bir kimse - yoktur. Fakat Allah bu duyguyu tevekkülle giderir. “
EBU DAVUD : 4.C.3910.N – BUHARİ EDEBUL MUFRED : 2.C.909.N – İBNİ MACE : 3538.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 25 : Haya nedir, bunun önemini vurgulayan delilleri zikreder misiniz ?
Cevap … 25 : Haya, imanın şubelerinden olan utanma duygusudur.
“ … Ebu Hureyre anlatıyor : Peygamber s.a.v buyurdu ki : " İman, yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir."
BUHARİ : İMAN : 3 – MÜSLİM : İMAN : 57 / 38- 35 – 36 – EBU DAVUD : 5.C.4676.N – TİRMİZİ İMAN : 6 / 2617.N – NESEİ İMAN : 16 – 8 – 110 – İBNİ MACE MUKADDİME : 9 - 57
“ … Zeyd İbnu Talha İbnu Rükâne r.a anlatıyor : Resûlullah s.a.v şöyle buyurdu : Her dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm'ın ahlâkı da hayadır."
MUVATTA : HÜSNÜ HULG : 9 – 2 905 – İBNİ MACE : ZÜHD : 17 / 4181 – 4182.N
“ … Enes r.a dan. Resûlullah s.a.v buyurdular ki : " Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiği şeyi güzelleştirir."
TİRMİZİ : BİRR : 47 / 1975.N – İBNİ MACE ZÜHD : 17 / 4185.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 26 : Allah’tan haya nasıl edilir, bunu deliller çerçevesinde izah eder misiniz ?
Cevap … 26 : Allah’tan haya nasıl edilir, bunu sünneti seniyye şöyle izah etmektedir.
“ … İbnu Mes'ud r.a anlatıyor : Bir gün Resûlullah s.a.v :
- Allah'tan hakkıyla hayâ edin ! " buyurdular. Biz :
- Ey Allah'ın Resûlü, elhamdülillah, biz Allah'tan hayâ ediyoruz " dedik. O, bizlere şu açıklamayı yaptı :
- Söylemek istediğim bu ( sizin anladığınız haya ) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, karnı ve onun ihtivâ ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, âhireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur. "
TİRMİZİ : KIYAME : 25 / 2460.N
TACUDDİN EL BAYBURDİ
Sorulu Cevaplı Peygamberlere İman..
13:08
R A S U L L E R E İ M A N B Ö L Ü M Ü
بسم الله الرحمن الرحيم
Soru … 1 : Resullerin gönderiliş gayesi nedir ?
Cevap … 1 : Resullerin gönderiliş gayesi ; şirk ve küfür bataklığında yüzen cahil, sapık ve zalim insanları hidayete çağırmak içindir…. Diğer bir ifadeyle ; kendilerine itaat edilmesi için gönderilmiştir.
Rabbimiz kerim kitabında bütün resullerin gönderiliş gayesinin, ancak kendilerine itaat edilmesi ve insanların onları her konuda örnek ve önder edinmeleri için olduğunu beyan etmektedir :
وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللّهِ
“ Biz hiçbir Resulü Allah ın izniyle kendisine itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik ………… “
NİSA. 64.AY.
“ Nuh da şöyle demişti : Ey kavmim ! bende hiçbir sapıklık yok ; fakat ben, alemlerin rabbi tarafından gönderilen bir peygamberim. Size Rabb’imin gönderdiği risaleti tebliğ ediyorum………. “
A’RAF : 61 – 62
“ Resullerin görevi, yalnız açıkça tebliğ etmek değil mi ? “
NAHL : 35
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 2 : Bütün resullerin daveti bir midir ?
Cevap … 2 : Evet … bütün rasullerin daveti, ibadetin aslı ve esası olan tevhide olmuştur… Onlar kavimlerini tek olan Allah’a kulluğa davet etmişlerdir… Yani tüm resuller bu meselede ittifak etmişlerdir…
Rabbimiz bu konuyu kerim kitabında bizlere şöyle açıklar :
“ And olsun biz, her millet içinde ; Allah’a kulluk edin, taguttan da kaçının diye bir rasul gönderdik. “
NAHL : 36
“ Senden önce hiçbir rasul göndermedik ki ona : Benden başka ilah yoktur sadece bana kulluk edin diye vahyetmiş olmayalım. “
ENBİYA : 25
“ And olsun biz,Nuh’u kavmine gönderdik. Ey kavmim Allah’a kulluk edin, Ondan başka sizin bir ilahımz yoktur..... dedi. “
MU’MİNUN : 23
“ Semud - kavmine - de kardeşleri Salih’i gönderdik dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin, Ondan başka sizin için hiçbir ilah yoktur. “
HUD : 61
“ Ad - kavmine - de kardeşleri Hud’u gönderdik, dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin Ondan başka sizin için hiçbir ilah yoktur. “
HUD : 50
“ Medyene de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin Ondan başka sizin için bir ilah yoktur. “
HUD : 84
İşte zikri geçen bu Ayetlerde görüldüğü gibi İbrahim, Musa, İsa ve emsali bütün resuller, kavimlerine hep aynı ifadeleri kullanmışlardır... Ey kavmim ! Allah’a kulluk edin O’ndan başka sizin için bir ilah yoktur.
Onların en faziletlisi ve sonuncusu olan Muhammed s.a.v’de aynı ifadeleri kullanarak şöyle demiştir :
“ De ki : Ben ancak bir uyarıcıyım. Tek ve kahredici Allah’tan başka ilah yoktur. “
SAD : 65
“ … Allah resulü s.a.v’in de bir hadislarinde buyurduğu gibi : Bütün peygamberler kardeştirler ve dinleri de birdir.
BUHARİ : - MÜSLİM :
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 3 : Resullerin getirdiği şeriatlar hep aynı mıdır ?
Cevap … 3 : Rasullerin getirdiği şeriatlar temelde aynı olmasına rağmen teferruatta birbirlerinden farklılıklar arzederler….. Bu hususta Allah’u teala şöyle buyuru yor :
لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجاً
“ … Sizden her biriniz için bir Şeriat ve bir menhec belirledik … “
MAİDE.48.AY.
لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً هُمْ نَاسِكُوه
“ Biz her ümmet için tabi olacakları bir yol tayin ettik ….. “
HACC.67.AY.
{ … Cabir İbn Abdullah el- Ensari r.a diyor ki : Allah Rasulü s.a.v şöyle buyur-dular : Benden önce hiç kimseye verilemdik beş şey bana verilmiştir ; Her peygamber hasetsen kendi kavmine gönderilmişken ben kırmızı siyah bütün insanlara gönderildim. Ganimetler bana helal kılındı, halbuki benden evvel hiç kimseye helal edilmemişti. Yeryüzü bana mescid ve temizlik vesilesi kılındı. Onun içindir ki herkes namaz vakti geldiğinde bulunduğu yerde namazını kılsın. Bir aylık yoldan korku salmakla yardım olundum. Ve bana şefaat yetkisi verildi. }
BUHARİ : 1.C.429.S – MÜSLİM : 2.C.521.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 4 : Resullerin sayısı kaçtır ?
Cevap … 4 : Kur’an ve Sünnet bir çok resullerin isminden bahsetmiş ama hepsini bildirmemiştir …. Rabbimiz bu konuda resulüne şöyle haber vermektedir :
“ Daha önce sana anlattığımız rasullere ve sana anlatmadığımız rasullere de vahiy etmiştik. “
NİSA : 164
“ … Resulullah s.a.v’e ; ya rasulallah ! Resullerin sayısı kaçtır ? diye soru-lunca, s.a.v : Onlar büyük bir topluluk olarak 315 tanedirler, buyurdular. “
AHMED : 5/178-179 – İBNİ HİBBAN : 2 / 77 – BEZZAR : 9 / 227 – TABERANİ : 8 / 217 – HAKİM : 2 / 262
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 5 : Kur’anda isimleri anılan resuller kimlerdir ?
Cevap … 5 : Kur’an da ismi anılan resuller şunlardır :
Adem … Nuh … İdris … Hud … Salih … İbrahin … Yakub … Yusuf … Lut … Şuayb … Yunus … Musa … Harun … İlyas … Zekeriya … Yahya … el-Yesaa … Zel-Kifi … Davud … Süleyman … Eyyub … İsa ve Muhammed’dir ….. Allah’ın salat ve selamı onların üzerine olsun.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 6 : Resullerin ilki ve sonuncusu kim dir ?
Cevap … 6 : Resullerin ilki Nuh a.s sonuncusu ise Muhammed s.a.v dir.
“ Biz Nuh’a ve ondan sonra gelen nebilere vahiy ettiğimiz gibi sana da vahiy ettik...... “
NİSA : 163
“ Muhammed sizin adamlarınızdan birinin babası değil, fakat Allah’ın Rasulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir. “
AHZAB : 40
“ … Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu : Benden sonra otuz tane yalancı kimse olacak ; onların hepsi de kendisinin nebi olduğunu iddia edecektir. Fakat nebilerin sonuncusu benim, benden sonra nebi gelmeyecektir. “
Tirmizi : 2219 - Ebu Davud : 4252 - Ahmed : 5 / 278
“ … Rasulullah s.a.v Ali’ye şöyle buyurmuştur : “..... Ancak benden sonra nebi gelmeyecektir. “
Buhari : 3706 -Ter : 3472 - Müslim : 2404 / 30
“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Artık nübüvvet ve risalet haberleri kesiliyor. Benden sonra nebi ve resul yoktur…….. “
Ebu Ya’la :
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 7 : Nebi ve resul arasındaki fark nedir ?
Cevap … 7 : Resul ; kendisine yeni bir şeriat vahyedilen kimse, Nebi ise ; kendisinden öncekilerin şeraitlerini tasdik ve yerleştirmek için gönderilen kimsedir…. Dolayısıyla her resul nebi’dir ama her nebi resul değildir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 8 : Nebi ve resuller nübüvvet konusunda hata yaparlar mı ?
Cevap … 8 : Müslümanlar rasullerin ve nebilerin nübüvvet konusunda masum olduklarında ittifak etmişlerdir…. Yani onlardan nübüvveti zedeleyici herhangi bir yanlış asla sudur etmemiştir…. Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki :
“ Çünkü 0, rasullerin önüne ve arkasına gözetleyiciler koyar. “
CİN : 27
“ … Abdullah b. Amr r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v’den işittiğim her şeyi yazıyor ve onu ezberlemek istiyordum. Kureyşliler beni bundan nehyettiler ve dediler ki : Sen her şeyi yazıyor musun ? Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem de bir beşerdir, kızgınlık halinde bir şeyler konuşur, rıza halinde de. Bunun üzerine yazmaktan el çektim ve durumu Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme zikrettim. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem parmağıyla ağzına işaret ederek şöyle buyurdu : Yaz nefsimi elinde tutan Zat’a yemin ederim ki buradan haktan başka bir şey çıkmaz. “
Ebu Davud : 3646 - Ahmed : 6520 – 6816 - İbni Ebi Şeybe : 6 / 229 Albani : Sahihu’l-Cami : 1196
Soru … 9 : Resuller kendilerine indirileni olduğu gibi tebliğ etmişler midir ?
Cevap … 9 : Değerli müslüman ! Resullere iman konusunda unutma ki onlar, sadık ve Allah tarafından da sadakatleri tasdik edilmiş seçkin kişilerdir. Onlar insanların en şereflileri, emanet bakımından en eminleridirler…. Onlar Allah’ın açık delil ve muhkem Ayetleriyle teyit ettiği hidayet kandili kimselerdir….
Rasuller Allah’ın insanlara gönderdiği vahyini gizlemeden ve değiştirmeden olduğu gibi toplumlarına tebliğ etmiştirler… Rabbimiz şöyle buyurmakradır :
“ Resullerin görevi, yalnız açıkça tebliğ etmek değil mi ? “
NAHL : 35
Nuh a.s dan da bahsederek onun şöyle dediğini buyurmaktadır :
“ Nuh da şöyle demişti : Ey kavmim ! bende hiçbir sapıklık yok ; fakat ben, alemlerin rabbi tarafından gönderilen bir peygamberim. Size Rabb’imin gönderdiği risaleti tebliğ ediyorum………. “
A’RAF : 61 - 62
Allah’u Teala son nebisi olan Muhammed mustafadan da bahsederek şöyle buyurmaktadır :
“ Ey Rasul, Rabb’inden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan Rabb’inin risaletini yerine getirmemiş olursun. “
MAİDE : 67
{ Resulullah s.a.v ise şöyle buyurmaktadır : “ Size cennet’e yaklaştıracak ne var ise onu açıklamışımdır. Ve yine size, cehennem’den uzaklaştıracak ne var ise onları da açıklamışımdır. }
M. ZEVAİD : 8 . 264 - S. SAHİHA : 4.C.1803.N - HAKİM : 2 / 4
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 10 : En son gönderilen resul kimdir ?
Cevap … 10 : Şüphesiz ki en son gönderilen resul, Muhammed s.a.v dir.
مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيماً
“ - Şunu iyi bilin ki ; - Muhammed sizin adamlarınızdan birinin babası değil, fakat Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. “
AHZAB : 40.AY.
Soru … 11 : Muhammed s.a.v’e iman ile diğer peygamberlere imanın keyfiyeti aynı mıdır ?
Cevap …11 : Değerli Müslüman ! unutmama ki, insanın önceki peygamberlere iman etmesi ile kendisine gönderilen peygambere iman etmesi arasında çok önemli bir fark vardır….
Bu konuda ki en belirgin fark ; son olarak gönderilen peygamberin davetine icabet etmektir…. Ta ki o kimse için kurtuluş söz konusu ola-bilsin… Rabbimizin kerim kitabında buyurduğu gibi :
وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا
Eğer ona - yani Muhammd’e - itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz.
NUR.54.AY.
Hatta ve hatta hayatta olan bir peygamber dahi olsa, mutlaka son olarak gönderilen peygambere itaat etmek mecburiyetindedir….. Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Allah, Peygamberlerden şöyle söz almıştı : “ Size Kitap ve Hikmet verdim. Sonra da yanınızda bulunanı tasdik eden bir Peygamber geldi mi, ona mutlaka iman edecek ve yardımda bulunacaksınız. İkrar ettiniz ve bu ağır yükümü kabul ettiniz mi ? “ buyurduğunda - peygamberler - ‘ ikrar ettik ’ demişler, bunun üzerine Allah’ta : O halde şahit olunuz. Bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim buyurmuştu. “
ALİ İMRAN : 81
{ … Abdullah oğlu Cabir r.a rivayet ediyor ki ; Hattabın oğlu Ömer r.a Tevrat’ın bir nushası ile, Allah Rasulü s.a.v’e gelerek dedi ki ;
- Ey Allah’ın Rasulu, işte bu Tevratın bir nushasıdır. 0 ise buna sukut etti. Ömer’de okumaya başlamıştı, ama buna karşı Allah Rasulü s.a.v’in yüzü kızarıyordu. Ebu Bekr dedi ki Ömer’e ; annesiz kalasın, Allah Rasulü s.a.v’in yüzündeki kızgınlığı görmüyor musun ? Ömer Allah Rasulu’nün yüzünü o halde görünce şöyle dedi ; Allah ve Rasulünün gadabından Allaha sığınırım. – Ey Allah’ın resulü biz - Rab olarak Allah’dan, din olarak İslam’dan, nebi olarakta Muhammed s.a.v den razı olduk. – neden kızdınız ki - Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular ; Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki ; Eğer Masa a.s çıkagelseydi ve beni bırakıpta ona uymuş olsaydınız, - doğru yoldan sapıtmış olurdunuz. Eğer o hayatta olup benim peygamberliğime ulaşsaydı bana tabi olurdu. - Diğer bir rivayette ise - “ Eğer Musa hayatta olsaydı ancak bana tabi olmakta çare bulurdu. “ }
AHMED : 3 / 387 – 388 – BEYHAKİ ŞUABUL İMAN : 2 / 11 – ABDURREZZAK : 10152 – 19209 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 1 / 27 – DARİMİ :
Soru … 12 : Mucize ne demektir ?
Cevap … 12 : Mucize ; sözlükte kişiyi aciz bırakan olay ve hadise demektir…
Onun Şer’i manası ise ; devenin kayadan çıkması … ağaç parçasının yılan oluşu … denizin yarılması … ayın yarılması … çocuğun beşikte konuşması … ateşin insanı yakmaması … gibi görülerek ve işitilerek müşahede olunan harikulade olay demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 13 : Her nebiye ihsan edilen bir mucize var mıdır ?
Cevap … 13 : Evet … Her nebiye ihsan edilen bir mucize vardır.
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular : Peygam-berlerden hiçbir peygamber yoktur ki, ona beşerin mağlup olarak inandığı bir mucize verilmiş olmasın. Mucize olarak bana verilen şey ise ; Allah’ın bana vahyettiği Kur’an’dır. Bunun içindir ki kıyamet gününde en çok ümmetlisi olacağımı ümit ediyorum. }
MÜSLİM : 1.C.152.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 14 : Peygamberlere verilen mucizelerin hikmeti nedir ?
Cevap … 14 : Allah’u Teala kullarına o kadar merhametli ki, kendilerine gönderilen elçilere iman etmeleri ve onların anlattığı şeylerin kendilerin-den olan şeyler olmadığını isbat için mucizeleri vesile kılmıştır.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 15 : Muhammed Mustafa s.a.v sadece belli bir kavmin pey-gamberi midir ?
Cevap … 15 : Muhammed s.a.v bütün insanlığa gönderilmiş bir pey-gamberdir…. Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır :
“ Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik “
SEBE : 28
“ De ki : Ey insanlar, ben sizin hepinize birden gönderilen göklerin ve yerin sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan, öldüren Allah’ın Rasulüyüm. “
A’RAF : 158
Soru … 16 : Muhammed s.a.v’in peygamberliği cinleri de kapsar mı ?
Cevap … 16 : Evet … Rasulullah s.a.v sadece insanlara rasul olarak gönderilmemiş, aynı zamanda cinlere de rasul olarak gönderilmiştir. Bu konuda da rabbimiz şöyle buyurur :
“ Bir zaman cinlerden bir topluluğu Kur’an dinlemek üzere sana yöneltmiştik Ona geldiklerinde - birbirlerine - : “ Susun dinleyin “ dediler. bitince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler. - ve kavimlerine dediler ki - Ey kavmimiz ! “ Biz Musa’dan sonra indirilen ve kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola götüren bir kitap dinledik “. Ey kavmimiz, Allah’ın davetçisine uyun ve ona inanın ki Allah günahlarınızı bağışlasın ve sizi elim azaptan korusun. Kim Allah’ın davetçisine uymazsa yeryüzünde başına inecek belaya engel olamaz. Kendisinin ondan başka velileri de olamaz. Onlar apaçık bir sapıklık içindedir. “
AHKAF : 29-30-31-32
“ De ki : Cinlerden bir topluluğun Kur’an dinleyip sonra şöyle dedikleri bana vahyolundu ; Biz çok güzel bir Kur’an dinledik. Doğru yola iletiyor, ona iman ettik. Artık Rabb’imize hiç kimseyi ortak koşmayacağız..... “
CİN : 1 – 2
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 17 : Müslümanın peygamberine karşı ödevleri nelerdir ?
Cevap … 17 : Değerli Müslümanlar ! şüphesiz ki müslümanım diyen bir kimsenin Rasulullah s.a.v’e karşı yerine getirmesi gereken bir çok ödevleri vardır… Bunlardan bir kısmı şunlardır :
A - Ona iman etmekle memuruz.
B - Emirlerine uymak ve nehyettiği şeylerden de sakınmakla memuruz.
C - Rasulullah s.a.v’i malımızla, canımızla sevmekle memuruz.
D - Rasulullah s.a.v’in Sünnetini savunmakla memuruz.
E - Rasulullah s.a.v’i dini her konuda hakem yapmakla memuruz.
F - Rasulullah s.a.v’e layık olduğu saygıyı göstermek ve adı anıldığı zaman ona salavat getirmekle memuruz.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 18 : Resulullah s.a.v’e itaat hususunda daha tafsilatlı bilgi verir misiniz ?
Cevap … 18 : Resulullah s.a.v’e itaat hususunda bir müslümanın bilmesi gereken en önemli şey, ona itaati Allah’ın emrettiğidir.
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً
( Andolsunki Allah ın Resulünde sizin için, Allah’ı ve Ahiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için pek güzel bir örnek vardır.)
AHZAB : 21.AY.
وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
(…..Resul size neyi verdiyse ,onu alın ; sizi neden nehyetti ise, ondan da sakının.Allah’tan korkun,şüphesiz Allah ın azabı çok çetindir.)
HAŞR : 7.AY.
( Allah ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki Allah, sizin için günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi o acı azaptan korusun.
AHKAF : 31.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ “وَآمِنُوا بِرَسُ ولِهِ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ و َيَجْعَل لَّكُمْ نُوراً تَمْشُونَ بِهِ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيم
( Ey iman edenler, Allah'tan sakınıp korkun ve O'nun elçisine iman edin, ki size kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağış-layandır,çok merhamet edendir. )
HADİD : 28.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُون
( Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız. )
ENFAL : 24.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُو
Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.
ENFAL : 20.AY.
De ki : " Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun – peygamberin - sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
NUR : 54.AY.
Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.
AHZAB.36.AY.
Allah u Azze ve Celle bu ve bununla eş manalı daha bir çok Ayet’i keri-mesinde Resulüne imanı , itaatı ve onun getirdiklerine ittibayı açıkça emret-mektedir.
RESULE İTAAT ALLAH’A İTAATTİR
Şüphesiz ki Rabbimiz Resulüne itaati kendine itaat olarak kabul etmiştir. O, kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
مَّنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَاللّهَ
“ Her kim Resule itaat ederse,o aslında Allah’a itaat etmiş olur………”
NİSA.80.AY.
إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ
“ Gerçek olan şudur ki, sana beyat edenler,aslında Allah’a beyat etmişlerdir……. “
FETH.10.AY.
Allah Resulü s.a.v ise bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :
( ….. Ebu Hureyre r.a dan : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Bana itaat eden Allah’a itaat etmiştir. Bana karşı gelip isyan eden de, Allah’a isyan etmiştir ……)
BUHARİ.15.6986.S - MÜSLİM : 6.1829.N
ALLAH’I SEVMENİN İSBATI RESULE İTAATTİR
Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Deki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafur dur, Rahim’dir.
ALİ İMRAN.31.AY.
Bu Ayetin mesajına göre ,Allah’ı sevmenin isbatı, O’nun resulüne itaat etmektir. Başka bir ifadeyle : Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde, O nun Resulünün yolunda olmayan ona ittiba etmeyen, onun metoduna ve menhecine uymayan her kişi, bu sözünde yalancıdır.
Yani, seven sevgisini, sevdiğine itaatiyle ortaya koyup isbat etmesi gerekir. Dolayısiyle, Kur’an ve sünnet teki zikri geçen sevgi ifadeleri itaat manasında anlaşılması gerekir.
RESULULLAH’I KENDİSİNE ÖRNEK EDİNEN BİR KİMSE NİZA ANINDA
ONUN HAKEMLİĞİNE BAŞVURMA MECBURİYETİNDEDİR
Resulullah s.a.v’i örnek ve önder edinmenin gereklerinden birisi de, ihtilaf anında onun hakemliğine baş vurup onun koyduğu hükümlere itiraz etmeden tam bir teslimiyet göstermektir.
أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُواْ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ يُر ِيدُو نَ أَن يَتَحَاكَمُواْ إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُواْ أَن يَكْفُرُواْ بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلاَلاً بَعِيداً
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister
NİSA.60.AY.
( ……….. Eğer bir mevzuda ihtilafa düşerseniz ; Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz onu, Allah’a ve Resulüne havale edin.Bu daha iyi ve sonuç itibariyle de daha güzeldir. )
NİSA.59.AY.
فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً
“ Hayır ! Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. ”
NİSA.65.AY.
إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
“ Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü : " İşittik ve itaat ettik " demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. “
NUR.51.AY.
Rabbimizin zikredilen bu Ayet’i kerimeleri delalet ediyor ki; insanların, gerek dinin usulüne ve gerekse furuuna dair ihtilafa düştükleri her husus Kur’an’a ve Sünnet’e havale edilecektir.
Allah’u Taala “ Eğer Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz böyle yapın “ Buyurarak,meselenin önemini ve bu şekildeki hareketin, Allah’a ve Ahiret gününe imanın iktizasından olduğunu beyan etmektedir.
Ve yine Rabbimiz,kendi mukaddes zatına yeminle ifade ediyor ki; bütün işlerde Resulünü hakem tayin etmedikçe hiçbir fert iman etmiş olamaz. Çünkü, onun vahye dayalı olarak verdiği hükümler, gizli ve açık,içten ve dıştan her zaman bağlanılması vacip olan hak ve gerçeklerdir.
Bundan dolayıdır ki Allah’u Azze ve Celle :
“ … Sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinden bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen o hükme teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar. “ ……….. buyurmaktadır.
Ve yine, muhakeme için Allah’ın kitabına ve Resulünün sünnetine davet olunanların sözlerinin ; işittik ve itaat ettik demeleri ve bu şekilde davranan-ların ise, kurtuluşa eren mü’minler olduğu beyan edilmektedir.
Yani, mümiler, haklarında verilen hükmün karşısında ; bir mudafa, bir munakaşa ve bir karşı koyma göstermeksizin …..biz bu hükmü işittik ve buna teslim oluyoruz.. demelerinin gerektiği anlatılmaktadır.
Soru … 19 : Resule muhalefetin hükmü nedir, bunu deliller çerçeve-sinde izah eder misiniz ?
Cevap … 19 : Resule muhalefet eğer inkar ve alay boyutunda olursa bu, küfür’dür ve insanı dinden çıkarır…. Ama imanla beraber vuku bulan bir muhalefet ise, bunun da getirdiği bir takım olumsuzluklar söz konusudur ki bunların başında ; insanın başına bir fitnenin gelmesine vesile olur.
RESULULLAH’A MUHALEFET, İNSANIN BAŞINA BİR FİTNE GETİRİR
Bilinen bir gerçektir ki, hayırlı şeylerle meşkuliyet insanın güzel şeylerle karşılaşmasına vesile olduğu gibi,kötü ve çirkin şeylerle meşkul olmakta insanın bir takım fitne ve musibetlerle karşılaşmasına vesile olur.
Başka bir ifadeyle ; Allah’a ve Resulüne itaat etmek ,güzelliklerin celbine vesile olduğu gibi,muhalefet edip isyan etmekte,musibet ve belaların celbine vesile olur….. Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
“ ……… O’nun emrine muhalefet edenler, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar. “
NUR.63.AY.
(… Ebu Hureyre r.a dan ; dedi ki : Resulullah s.a.v’i şöyle buyururken dinledim : Size neyi yasakladıysam ondan uzak durunuz, size neyi emretti isem ondan da gücünüz yettiğini yapınız. Şüphe yok ki sizden öncekileri helak eden şey, çok soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleridir. )
BUHARİ . 15.C.7151.S
“ … İbn Ömer r.a dan ; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ben kıyametin önünde kılıçla gönderildim. Benim rızkım mızrağımın gölgesinde kılındı. Zillet ve cizye ödemek, emrime muhalefet edenler üzerine kılındı……. “
BUHARİ .6 .C.2733.S
“ … Abdullah İbn Ömer r.a dan ; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Her işin bir canlı dönemi vardır. Her canlılığında bir sukunet dönemi vardır. Benim sünnetimde sükun bulan hidayete ermiştir, sünetimden başka şeyde sükun bulan kişi de helak olmuştur. “
CAMİU’S-SAĞİR : 2.C.1352.N
Bu ve emsali delillerin ortaya koyduğu mesaj gayet açık ve nettir ki, o da ; Allah resulü s.a.v in emrine, yoluna, metoduna muhalefet etmek insanın başına bir takım musibet ve belaların gelmesi celbeder.
ALLAH RESULÜNE MUHALEFET ETMEK, AMELLERİ İPTAL EDER
Yine İslam’ın bilinen gerçeklerinden bir diğeri de; …..İyilikler nasıl ki kötülükleri siliyor ise,kötülükler de iyilikleri siler.
Başka bir ifadeyle….. Allah’a ve resulüne itaat etmek günahların affına sebeb olduğu gibi,muhalefet edip isyan etmekte amellerin iptaline sebep olur… Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوا َعْمَالَكُمْ
“ Ey İman edenler ! Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin – muhalefet edip de - amellerinizi iptal etmeyin. “
MUHAMMED : 33.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَرْفَعُوا أَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَن تَحْبَطَ أَعْمَالُكُمْ وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ
“ Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin ; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider. “
HUCURAT : 2.AY.
Bu ve emsali Ayet’lerin ortaya koyduğu mesajı şudur ; Allah resulü s.a.v bir şeye hükmettiği zaman, artık hiçbir müslümanın ona muhalefet etmesi, görüşünü ve kanaatini onun hükmüne tercih etmesi, veyahutta bir başkasının görüşünü ve içtihadını – çeşitli tevillerle de olsa - ona tercih etmesi, mümkün değildir. Böyle yaparsa bu,onun amellerinin iptaline sebep olur.
“ Müslüman olmak veya müslümansa Müslüman kalmak isteyen kimse, mutlaka Resulün Sünnetteki emir ve yasaklarına boyun eğmek zorundadır. “
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 20 : Resule muhalefet edenlerin kıyamet günü durumları nasıl olacak, bunu deliller çerçevesinde izah eder misiniz ?
Cevap … 20 : Elbetteki kıyamet günü bu konuda olacak olanları bizlere deliller anlatacaktır… Her konuda olduğu gibi bu konuda da delilsiz konuşmak batıldır…
Resule muhalefet edenlerin kıyamet günü durumlarına gelince, muhalefet eğer inkar ve alay boyutunda olursa bu kimsenin sonu çıkma-mak üzere cehennem olacaktır…. Ama imanla beraber vuku bulan birtakım muhalefetler ise, bunu da Rabbimiz dilerse bağışlar dilerse o kulunu cezalandırır ve sonra cennetine koyar.
“ Muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları ise dilediği kişi için affeder …….. “
NİSA : 116.AY.
Ey Müslüman unutma ki ! Allah resulü s.a.v in yolunda yürümeyen, onun metod ve menhecini kendilerine metod ve menhec edinmeyen, Allah’ın dinini onun anladığı ve yaşadığı gibi anlayıp yaşamayanlar, kıyamet gününde büyük bir pişmanlık içerisinde olacaklardır.
Rabbimiz kerim kitabında, böyle bir akibeti boylamamaları için kullarını dünya da uyardığı gibi, kıyamet gününde de nasıl rezil ve rüsvay olacaklarını onlara haber veriyor :
“ Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki : " Eyvahlar olsun bize, keşke Allah'a itaat etseydik ve keşke Resûl'e itaat etseydik."
Ve yine dediler ki : " Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve bü-yüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular."
" Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et. )
AHZAB : 66.67.68.AY.
“ O gün - Allah’a ve resulüne itaat etmeğerek kendisine - zulmeden kimse ellerini ısırarak şöyle der : ” Ahhh keşke peygamberle beraber bir yol edinmiş olsaydım …. Yazıklar olsun bana, ne olurdu falanı filanı kendime dost edinmeseydim. Çünkü o, bana gelen – Kur’an ve Sünnet – zikrinden beni saptırdı. Zaten şeytan insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakandır . “
FURKAN.27.28.29.AY.
TACUDDİN EL BAYBURDİ
بسم الله الرحمن الرحيم
Soru … 1 : Resullerin gönderiliş gayesi nedir ?
Cevap … 1 : Resullerin gönderiliş gayesi ; şirk ve küfür bataklığında yüzen cahil, sapık ve zalim insanları hidayete çağırmak içindir…. Diğer bir ifadeyle ; kendilerine itaat edilmesi için gönderilmiştir.
Rabbimiz kerim kitabında bütün resullerin gönderiliş gayesinin, ancak kendilerine itaat edilmesi ve insanların onları her konuda örnek ve önder edinmeleri için olduğunu beyan etmektedir :
وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللّهِ
“ Biz hiçbir Resulü Allah ın izniyle kendisine itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik ………… “
NİSA. 64.AY.
“ Nuh da şöyle demişti : Ey kavmim ! bende hiçbir sapıklık yok ; fakat ben, alemlerin rabbi tarafından gönderilen bir peygamberim. Size Rabb’imin gönderdiği risaleti tebliğ ediyorum………. “
A’RAF : 61 – 62
“ Resullerin görevi, yalnız açıkça tebliğ etmek değil mi ? “
NAHL : 35
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 2 : Bütün resullerin daveti bir midir ?
Cevap … 2 : Evet … bütün rasullerin daveti, ibadetin aslı ve esası olan tevhide olmuştur… Onlar kavimlerini tek olan Allah’a kulluğa davet etmişlerdir… Yani tüm resuller bu meselede ittifak etmişlerdir…
Rabbimiz bu konuyu kerim kitabında bizlere şöyle açıklar :
“ And olsun biz, her millet içinde ; Allah’a kulluk edin, taguttan da kaçının diye bir rasul gönderdik. “
NAHL : 36
“ Senden önce hiçbir rasul göndermedik ki ona : Benden başka ilah yoktur sadece bana kulluk edin diye vahyetmiş olmayalım. “
ENBİYA : 25
“ And olsun biz,Nuh’u kavmine gönderdik. Ey kavmim Allah’a kulluk edin, Ondan başka sizin bir ilahımz yoktur..... dedi. “
MU’MİNUN : 23
“ Semud - kavmine - de kardeşleri Salih’i gönderdik dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin, Ondan başka sizin için hiçbir ilah yoktur. “
HUD : 61
“ Ad - kavmine - de kardeşleri Hud’u gönderdik, dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin Ondan başka sizin için hiçbir ilah yoktur. “
HUD : 50
“ Medyene de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki : Ey kavmim Allah’a kulluk edin Ondan başka sizin için bir ilah yoktur. “
HUD : 84
İşte zikri geçen bu Ayetlerde görüldüğü gibi İbrahim, Musa, İsa ve emsali bütün resuller, kavimlerine hep aynı ifadeleri kullanmışlardır... Ey kavmim ! Allah’a kulluk edin O’ndan başka sizin için bir ilah yoktur.
Onların en faziletlisi ve sonuncusu olan Muhammed s.a.v’de aynı ifadeleri kullanarak şöyle demiştir :
“ De ki : Ben ancak bir uyarıcıyım. Tek ve kahredici Allah’tan başka ilah yoktur. “
SAD : 65
“ … Allah resulü s.a.v’in de bir hadislarinde buyurduğu gibi : Bütün peygamberler kardeştirler ve dinleri de birdir.
BUHARİ : - MÜSLİM :
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 3 : Resullerin getirdiği şeriatlar hep aynı mıdır ?
Cevap … 3 : Rasullerin getirdiği şeriatlar temelde aynı olmasına rağmen teferruatta birbirlerinden farklılıklar arzederler….. Bu hususta Allah’u teala şöyle buyuru yor :
لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجاً
“ … Sizden her biriniz için bir Şeriat ve bir menhec belirledik … “
MAİDE.48.AY.
لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً هُمْ نَاسِكُوه
“ Biz her ümmet için tabi olacakları bir yol tayin ettik ….. “
HACC.67.AY.
{ … Cabir İbn Abdullah el- Ensari r.a diyor ki : Allah Rasulü s.a.v şöyle buyur-dular : Benden önce hiç kimseye verilemdik beş şey bana verilmiştir ; Her peygamber hasetsen kendi kavmine gönderilmişken ben kırmızı siyah bütün insanlara gönderildim. Ganimetler bana helal kılındı, halbuki benden evvel hiç kimseye helal edilmemişti. Yeryüzü bana mescid ve temizlik vesilesi kılındı. Onun içindir ki herkes namaz vakti geldiğinde bulunduğu yerde namazını kılsın. Bir aylık yoldan korku salmakla yardım olundum. Ve bana şefaat yetkisi verildi. }
BUHARİ : 1.C.429.S – MÜSLİM : 2.C.521.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 4 : Resullerin sayısı kaçtır ?
Cevap … 4 : Kur’an ve Sünnet bir çok resullerin isminden bahsetmiş ama hepsini bildirmemiştir …. Rabbimiz bu konuda resulüne şöyle haber vermektedir :
“ Daha önce sana anlattığımız rasullere ve sana anlatmadığımız rasullere de vahiy etmiştik. “
NİSA : 164
“ … Resulullah s.a.v’e ; ya rasulallah ! Resullerin sayısı kaçtır ? diye soru-lunca, s.a.v : Onlar büyük bir topluluk olarak 315 tanedirler, buyurdular. “
AHMED : 5/178-179 – İBNİ HİBBAN : 2 / 77 – BEZZAR : 9 / 227 – TABERANİ : 8 / 217 – HAKİM : 2 / 262
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 5 : Kur’anda isimleri anılan resuller kimlerdir ?
Cevap … 5 : Kur’an da ismi anılan resuller şunlardır :
Adem … Nuh … İdris … Hud … Salih … İbrahin … Yakub … Yusuf … Lut … Şuayb … Yunus … Musa … Harun … İlyas … Zekeriya … Yahya … el-Yesaa … Zel-Kifi … Davud … Süleyman … Eyyub … İsa ve Muhammed’dir ….. Allah’ın salat ve selamı onların üzerine olsun.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 6 : Resullerin ilki ve sonuncusu kim dir ?
Cevap … 6 : Resullerin ilki Nuh a.s sonuncusu ise Muhammed s.a.v dir.
“ Biz Nuh’a ve ondan sonra gelen nebilere vahiy ettiğimiz gibi sana da vahiy ettik...... “
NİSA : 163
“ Muhammed sizin adamlarınızdan birinin babası değil, fakat Allah’ın Rasulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir. “
AHZAB : 40
“ … Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyurdu : Benden sonra otuz tane yalancı kimse olacak ; onların hepsi de kendisinin nebi olduğunu iddia edecektir. Fakat nebilerin sonuncusu benim, benden sonra nebi gelmeyecektir. “
Tirmizi : 2219 - Ebu Davud : 4252 - Ahmed : 5 / 278
“ … Rasulullah s.a.v Ali’ye şöyle buyurmuştur : “..... Ancak benden sonra nebi gelmeyecektir. “
Buhari : 3706 -Ter : 3472 - Müslim : 2404 / 30
“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Artık nübüvvet ve risalet haberleri kesiliyor. Benden sonra nebi ve resul yoktur…….. “
Ebu Ya’la :
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 7 : Nebi ve resul arasındaki fark nedir ?
Cevap … 7 : Resul ; kendisine yeni bir şeriat vahyedilen kimse, Nebi ise ; kendisinden öncekilerin şeraitlerini tasdik ve yerleştirmek için gönderilen kimsedir…. Dolayısıyla her resul nebi’dir ama her nebi resul değildir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 8 : Nebi ve resuller nübüvvet konusunda hata yaparlar mı ?
Cevap … 8 : Müslümanlar rasullerin ve nebilerin nübüvvet konusunda masum olduklarında ittifak etmişlerdir…. Yani onlardan nübüvveti zedeleyici herhangi bir yanlış asla sudur etmemiştir…. Rabbimiz kerim kitabında buyuruyor ki :
“ Çünkü 0, rasullerin önüne ve arkasına gözetleyiciler koyar. “
CİN : 27
“ … Abdullah b. Amr r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v’den işittiğim her şeyi yazıyor ve onu ezberlemek istiyordum. Kureyşliler beni bundan nehyettiler ve dediler ki : Sen her şeyi yazıyor musun ? Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem de bir beşerdir, kızgınlık halinde bir şeyler konuşur, rıza halinde de. Bunun üzerine yazmaktan el çektim ve durumu Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme zikrettim. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem parmağıyla ağzına işaret ederek şöyle buyurdu : Yaz nefsimi elinde tutan Zat’a yemin ederim ki buradan haktan başka bir şey çıkmaz. “
Ebu Davud : 3646 - Ahmed : 6520 – 6816 - İbni Ebi Şeybe : 6 / 229 Albani : Sahihu’l-Cami : 1196
Soru … 9 : Resuller kendilerine indirileni olduğu gibi tebliğ etmişler midir ?
Cevap … 9 : Değerli müslüman ! Resullere iman konusunda unutma ki onlar, sadık ve Allah tarafından da sadakatleri tasdik edilmiş seçkin kişilerdir. Onlar insanların en şereflileri, emanet bakımından en eminleridirler…. Onlar Allah’ın açık delil ve muhkem Ayetleriyle teyit ettiği hidayet kandili kimselerdir….
Rasuller Allah’ın insanlara gönderdiği vahyini gizlemeden ve değiştirmeden olduğu gibi toplumlarına tebliğ etmiştirler… Rabbimiz şöyle buyurmakradır :
“ Resullerin görevi, yalnız açıkça tebliğ etmek değil mi ? “
NAHL : 35
Nuh a.s dan da bahsederek onun şöyle dediğini buyurmaktadır :
“ Nuh da şöyle demişti : Ey kavmim ! bende hiçbir sapıklık yok ; fakat ben, alemlerin rabbi tarafından gönderilen bir peygamberim. Size Rabb’imin gönderdiği risaleti tebliğ ediyorum………. “
A’RAF : 61 - 62
Allah’u Teala son nebisi olan Muhammed mustafadan da bahsederek şöyle buyurmaktadır :
“ Ey Rasul, Rabb’inden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan Rabb’inin risaletini yerine getirmemiş olursun. “
MAİDE : 67
{ Resulullah s.a.v ise şöyle buyurmaktadır : “ Size cennet’e yaklaştıracak ne var ise onu açıklamışımdır. Ve yine size, cehennem’den uzaklaştıracak ne var ise onları da açıklamışımdır. }
M. ZEVAİD : 8 . 264 - S. SAHİHA : 4.C.1803.N - HAKİM : 2 / 4
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 10 : En son gönderilen resul kimdir ?
Cevap … 10 : Şüphesiz ki en son gönderilen resul, Muhammed s.a.v dir.
مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيماً
“ - Şunu iyi bilin ki ; - Muhammed sizin adamlarınızdan birinin babası değil, fakat Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. “
AHZAB : 40.AY.
Soru … 11 : Muhammed s.a.v’e iman ile diğer peygamberlere imanın keyfiyeti aynı mıdır ?
Cevap …11 : Değerli Müslüman ! unutmama ki, insanın önceki peygamberlere iman etmesi ile kendisine gönderilen peygambere iman etmesi arasında çok önemli bir fark vardır….
Bu konuda ki en belirgin fark ; son olarak gönderilen peygamberin davetine icabet etmektir…. Ta ki o kimse için kurtuluş söz konusu ola-bilsin… Rabbimizin kerim kitabında buyurduğu gibi :
وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا
Eğer ona - yani Muhammd’e - itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz.
NUR.54.AY.
Hatta ve hatta hayatta olan bir peygamber dahi olsa, mutlaka son olarak gönderilen peygambere itaat etmek mecburiyetindedir….. Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
“ Allah, Peygamberlerden şöyle söz almıştı : “ Size Kitap ve Hikmet verdim. Sonra da yanınızda bulunanı tasdik eden bir Peygamber geldi mi, ona mutlaka iman edecek ve yardımda bulunacaksınız. İkrar ettiniz ve bu ağır yükümü kabul ettiniz mi ? “ buyurduğunda - peygamberler - ‘ ikrar ettik ’ demişler, bunun üzerine Allah’ta : O halde şahit olunuz. Bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim buyurmuştu. “
ALİ İMRAN : 81
{ … Abdullah oğlu Cabir r.a rivayet ediyor ki ; Hattabın oğlu Ömer r.a Tevrat’ın bir nushası ile, Allah Rasulü s.a.v’e gelerek dedi ki ;
- Ey Allah’ın Rasulu, işte bu Tevratın bir nushasıdır. 0 ise buna sukut etti. Ömer’de okumaya başlamıştı, ama buna karşı Allah Rasulü s.a.v’in yüzü kızarıyordu. Ebu Bekr dedi ki Ömer’e ; annesiz kalasın, Allah Rasulü s.a.v’in yüzündeki kızgınlığı görmüyor musun ? Ömer Allah Rasulu’nün yüzünü o halde görünce şöyle dedi ; Allah ve Rasulünün gadabından Allaha sığınırım. – Ey Allah’ın resulü biz - Rab olarak Allah’dan, din olarak İslam’dan, nebi olarakta Muhammed s.a.v den razı olduk. – neden kızdınız ki - Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular ; Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki ; Eğer Masa a.s çıkagelseydi ve beni bırakıpta ona uymuş olsaydınız, - doğru yoldan sapıtmış olurdunuz. Eğer o hayatta olup benim peygamberliğime ulaşsaydı bana tabi olurdu. - Diğer bir rivayette ise - “ Eğer Musa hayatta olsaydı ancak bana tabi olmakta çare bulurdu. “ }
AHMED : 3 / 387 – 388 – BEYHAKİ ŞUABUL İMAN : 2 / 11 – ABDURREZZAK : 10152 – 19209 – İBNİ EBİ ASIM ES-SÜNNE : 1 / 27 – DARİMİ :
Soru … 12 : Mucize ne demektir ?
Cevap … 12 : Mucize ; sözlükte kişiyi aciz bırakan olay ve hadise demektir…
Onun Şer’i manası ise ; devenin kayadan çıkması … ağaç parçasının yılan oluşu … denizin yarılması … ayın yarılması … çocuğun beşikte konuşması … ateşin insanı yakmaması … gibi görülerek ve işitilerek müşahede olunan harikulade olay demektir.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 13 : Her nebiye ihsan edilen bir mucize var mıdır ?
Cevap … 13 : Evet … Her nebiye ihsan edilen bir mucize vardır.
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah Rasulü s.a.v şöyle buyurdular : Peygam-berlerden hiçbir peygamber yoktur ki, ona beşerin mağlup olarak inandığı bir mucize verilmiş olmasın. Mucize olarak bana verilen şey ise ; Allah’ın bana vahyettiği Kur’an’dır. Bunun içindir ki kıyamet gününde en çok ümmetlisi olacağımı ümit ediyorum. }
MÜSLİM : 1.C.152.N
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 14 : Peygamberlere verilen mucizelerin hikmeti nedir ?
Cevap … 14 : Allah’u Teala kullarına o kadar merhametli ki, kendilerine gönderilen elçilere iman etmeleri ve onların anlattığı şeylerin kendilerin-den olan şeyler olmadığını isbat için mucizeleri vesile kılmıştır.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 15 : Muhammed Mustafa s.a.v sadece belli bir kavmin pey-gamberi midir ?
Cevap … 15 : Muhammed s.a.v bütün insanlığa gönderilmiş bir pey-gamberdir…. Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır :
“ Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik “
SEBE : 28
“ De ki : Ey insanlar, ben sizin hepinize birden gönderilen göklerin ve yerin sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan, öldüren Allah’ın Rasulüyüm. “
A’RAF : 158
Soru … 16 : Muhammed s.a.v’in peygamberliği cinleri de kapsar mı ?
Cevap … 16 : Evet … Rasulullah s.a.v sadece insanlara rasul olarak gönderilmemiş, aynı zamanda cinlere de rasul olarak gönderilmiştir. Bu konuda da rabbimiz şöyle buyurur :
“ Bir zaman cinlerden bir topluluğu Kur’an dinlemek üzere sana yöneltmiştik Ona geldiklerinde - birbirlerine - : “ Susun dinleyin “ dediler. bitince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler. - ve kavimlerine dediler ki - Ey kavmimiz ! “ Biz Musa’dan sonra indirilen ve kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola götüren bir kitap dinledik “. Ey kavmimiz, Allah’ın davetçisine uyun ve ona inanın ki Allah günahlarınızı bağışlasın ve sizi elim azaptan korusun. Kim Allah’ın davetçisine uymazsa yeryüzünde başına inecek belaya engel olamaz. Kendisinin ondan başka velileri de olamaz. Onlar apaçık bir sapıklık içindedir. “
AHKAF : 29-30-31-32
“ De ki : Cinlerden bir topluluğun Kur’an dinleyip sonra şöyle dedikleri bana vahyolundu ; Biz çok güzel bir Kur’an dinledik. Doğru yola iletiyor, ona iman ettik. Artık Rabb’imize hiç kimseyi ortak koşmayacağız..... “
CİN : 1 – 2
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 17 : Müslümanın peygamberine karşı ödevleri nelerdir ?
Cevap … 17 : Değerli Müslümanlar ! şüphesiz ki müslümanım diyen bir kimsenin Rasulullah s.a.v’e karşı yerine getirmesi gereken bir çok ödevleri vardır… Bunlardan bir kısmı şunlardır :
A - Ona iman etmekle memuruz.
B - Emirlerine uymak ve nehyettiği şeylerden de sakınmakla memuruz.
C - Rasulullah s.a.v’i malımızla, canımızla sevmekle memuruz.
D - Rasulullah s.a.v’in Sünnetini savunmakla memuruz.
E - Rasulullah s.a.v’i dini her konuda hakem yapmakla memuruz.
F - Rasulullah s.a.v’e layık olduğu saygıyı göstermek ve adı anıldığı zaman ona salavat getirmekle memuruz.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 18 : Resulullah s.a.v’e itaat hususunda daha tafsilatlı bilgi verir misiniz ?
Cevap … 18 : Resulullah s.a.v’e itaat hususunda bir müslümanın bilmesi gereken en önemli şey, ona itaati Allah’ın emrettiğidir.
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً
( Andolsunki Allah ın Resulünde sizin için, Allah’ı ve Ahiret gününü umar olanlar ve Allah’ı çok zikreden kimseler için pek güzel bir örnek vardır.)
AHZAB : 21.AY.
وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
(…..Resul size neyi verdiyse ,onu alın ; sizi neden nehyetti ise, ondan da sakının.Allah’tan korkun,şüphesiz Allah ın azabı çok çetindir.)
HAŞR : 7.AY.
( Allah ın davetçisine icabet edin ve ona iman edin ki Allah, sizin için günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi o acı azaptan korusun.
AHKAF : 31.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ “وَآمِنُوا بِرَسُ ولِهِ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ و َيَجْعَل لَّكُمْ نُوراً تَمْشُونَ بِهِ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيم
( Ey iman edenler, Allah'tan sakınıp korkun ve O'nun elçisine iman edin, ki size kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağış-layandır,çok merhamet edendir. )
HADİD : 28.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُون
( Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız. )
ENFAL : 24.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُو
Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.
ENFAL : 20.AY.
De ki : " Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun – peygamberin - sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
NUR : 54.AY.
Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.
AHZAB.36.AY.
Allah u Azze ve Celle bu ve bununla eş manalı daha bir çok Ayet’i keri-mesinde Resulüne imanı , itaatı ve onun getirdiklerine ittibayı açıkça emret-mektedir.
RESULE İTAAT ALLAH’A İTAATTİR
Şüphesiz ki Rabbimiz Resulüne itaati kendine itaat olarak kabul etmiştir. O, kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
مَّنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَاللّهَ
“ Her kim Resule itaat ederse,o aslında Allah’a itaat etmiş olur………”
NİSA.80.AY.
إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ
“ Gerçek olan şudur ki, sana beyat edenler,aslında Allah’a beyat etmişlerdir……. “
FETH.10.AY.
Allah Resulü s.a.v ise bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :
( ….. Ebu Hureyre r.a dan : Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Bana itaat eden Allah’a itaat etmiştir. Bana karşı gelip isyan eden de, Allah’a isyan etmiştir ……)
BUHARİ.15.6986.S - MÜSLİM : 6.1829.N
ALLAH’I SEVMENİN İSBATI RESULE İTAATTİR
Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Deki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafur dur, Rahim’dir.
ALİ İMRAN.31.AY.
Bu Ayetin mesajına göre ,Allah’ı sevmenin isbatı, O’nun resulüne itaat etmektir. Başka bir ifadeyle : Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde, O nun Resulünün yolunda olmayan ona ittiba etmeyen, onun metoduna ve menhecine uymayan her kişi, bu sözünde yalancıdır.
Yani, seven sevgisini, sevdiğine itaatiyle ortaya koyup isbat etmesi gerekir. Dolayısiyle, Kur’an ve sünnet teki zikri geçen sevgi ifadeleri itaat manasında anlaşılması gerekir.
RESULULLAH’I KENDİSİNE ÖRNEK EDİNEN BİR KİMSE NİZA ANINDA
ONUN HAKEMLİĞİNE BAŞVURMA MECBURİYETİNDEDİR
Resulullah s.a.v’i örnek ve önder edinmenin gereklerinden birisi de, ihtilaf anında onun hakemliğine baş vurup onun koyduğu hükümlere itiraz etmeden tam bir teslimiyet göstermektir.
أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ آمَنُواْ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ يُر ِيدُو نَ أَن يَتَحَاكَمُواْ إِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ أُمِرُواْ أَن يَكْفُرُواْ بِهِ وَيُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلاَلاً بَعِيداً
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister
NİSA.60.AY.
( ……….. Eğer bir mevzuda ihtilafa düşerseniz ; Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz onu, Allah’a ve Resulüne havale edin.Bu daha iyi ve sonuç itibariyle de daha güzeldir. )
NİSA.59.AY.
فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجاً مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيماً
“ Hayır ! Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. ”
NİSA.65.AY.
إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
“ Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü : " İşittik ve itaat ettik " demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. “
NUR.51.AY.
Rabbimizin zikredilen bu Ayet’i kerimeleri delalet ediyor ki; insanların, gerek dinin usulüne ve gerekse furuuna dair ihtilafa düştükleri her husus Kur’an’a ve Sünnet’e havale edilecektir.
Allah’u Taala “ Eğer Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiş iseniz böyle yapın “ Buyurarak,meselenin önemini ve bu şekildeki hareketin, Allah’a ve Ahiret gününe imanın iktizasından olduğunu beyan etmektedir.
Ve yine Rabbimiz,kendi mukaddes zatına yeminle ifade ediyor ki; bütün işlerde Resulünü hakem tayin etmedikçe hiçbir fert iman etmiş olamaz. Çünkü, onun vahye dayalı olarak verdiği hükümler, gizli ve açık,içten ve dıştan her zaman bağlanılması vacip olan hak ve gerçeklerdir.
Bundan dolayıdır ki Allah’u Azze ve Celle :
“ … Sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinden bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen o hükme teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar. “ ……….. buyurmaktadır.
Ve yine, muhakeme için Allah’ın kitabına ve Resulünün sünnetine davet olunanların sözlerinin ; işittik ve itaat ettik demeleri ve bu şekilde davranan-ların ise, kurtuluşa eren mü’minler olduğu beyan edilmektedir.
Yani, mümiler, haklarında verilen hükmün karşısında ; bir mudafa, bir munakaşa ve bir karşı koyma göstermeksizin …..biz bu hükmü işittik ve buna teslim oluyoruz.. demelerinin gerektiği anlatılmaktadır.
Soru … 19 : Resule muhalefetin hükmü nedir, bunu deliller çerçeve-sinde izah eder misiniz ?
Cevap … 19 : Resule muhalefet eğer inkar ve alay boyutunda olursa bu, küfür’dür ve insanı dinden çıkarır…. Ama imanla beraber vuku bulan bir muhalefet ise, bunun da getirdiği bir takım olumsuzluklar söz konusudur ki bunların başında ; insanın başına bir fitnenin gelmesine vesile olur.
RESULULLAH’A MUHALEFET, İNSANIN BAŞINA BİR FİTNE GETİRİR
Bilinen bir gerçektir ki, hayırlı şeylerle meşkuliyet insanın güzel şeylerle karşılaşmasına vesile olduğu gibi,kötü ve çirkin şeylerle meşkul olmakta insanın bir takım fitne ve musibetlerle karşılaşmasına vesile olur.
Başka bir ifadeyle ; Allah’a ve Resulüne itaat etmek ,güzelliklerin celbine vesile olduğu gibi,muhalefet edip isyan etmekte,musibet ve belaların celbine vesile olur….. Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
“ ……… O’nun emrine muhalefet edenler, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar. “
NUR.63.AY.
(… Ebu Hureyre r.a dan ; dedi ki : Resulullah s.a.v’i şöyle buyururken dinledim : Size neyi yasakladıysam ondan uzak durunuz, size neyi emretti isem ondan da gücünüz yettiğini yapınız. Şüphe yok ki sizden öncekileri helak eden şey, çok soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleridir. )
BUHARİ . 15.C.7151.S
“ … İbn Ömer r.a dan ; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Ben kıyametin önünde kılıçla gönderildim. Benim rızkım mızrağımın gölgesinde kılındı. Zillet ve cizye ödemek, emrime muhalefet edenler üzerine kılındı……. “
BUHARİ .6 .C.2733.S
“ … Abdullah İbn Ömer r.a dan ; Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Her işin bir canlı dönemi vardır. Her canlılığında bir sukunet dönemi vardır. Benim sünnetimde sükun bulan hidayete ermiştir, sünetimden başka şeyde sükun bulan kişi de helak olmuştur. “
CAMİU’S-SAĞİR : 2.C.1352.N
Bu ve emsali delillerin ortaya koyduğu mesaj gayet açık ve nettir ki, o da ; Allah resulü s.a.v in emrine, yoluna, metoduna muhalefet etmek insanın başına bir takım musibet ve belaların gelmesi celbeder.
ALLAH RESULÜNE MUHALEFET ETMEK, AMELLERİ İPTAL EDER
Yine İslam’ın bilinen gerçeklerinden bir diğeri de; …..İyilikler nasıl ki kötülükleri siliyor ise,kötülükler de iyilikleri siler.
Başka bir ifadeyle….. Allah’a ve resulüne itaat etmek günahların affına sebeb olduğu gibi,muhalefet edip isyan etmekte amellerin iptaline sebep olur… Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوا َعْمَالَكُمْ
“ Ey İman edenler ! Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin – muhalefet edip de - amellerinizi iptal etmeyin. “
MUHAMMED : 33.AY.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَرْفَعُوا أَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَن تَحْبَطَ أَعْمَالُكُمْ وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ
“ Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin ; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider. “
HUCURAT : 2.AY.
Bu ve emsali Ayet’lerin ortaya koyduğu mesajı şudur ; Allah resulü s.a.v bir şeye hükmettiği zaman, artık hiçbir müslümanın ona muhalefet etmesi, görüşünü ve kanaatini onun hükmüne tercih etmesi, veyahutta bir başkasının görüşünü ve içtihadını – çeşitli tevillerle de olsa - ona tercih etmesi, mümkün değildir. Böyle yaparsa bu,onun amellerinin iptaline sebep olur.
“ Müslüman olmak veya müslümansa Müslüman kalmak isteyen kimse, mutlaka Resulün Sünnetteki emir ve yasaklarına boyun eğmek zorundadır. “
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 20 : Resule muhalefet edenlerin kıyamet günü durumları nasıl olacak, bunu deliller çerçevesinde izah eder misiniz ?
Cevap … 20 : Elbetteki kıyamet günü bu konuda olacak olanları bizlere deliller anlatacaktır… Her konuda olduğu gibi bu konuda da delilsiz konuşmak batıldır…
Resule muhalefet edenlerin kıyamet günü durumlarına gelince, muhalefet eğer inkar ve alay boyutunda olursa bu kimsenin sonu çıkma-mak üzere cehennem olacaktır…. Ama imanla beraber vuku bulan birtakım muhalefetler ise, bunu da Rabbimiz dilerse bağışlar dilerse o kulunu cezalandırır ve sonra cennetine koyar.
“ Muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları ise dilediği kişi için affeder …….. “
NİSA : 116.AY.
Ey Müslüman unutma ki ! Allah resulü s.a.v in yolunda yürümeyen, onun metod ve menhecini kendilerine metod ve menhec edinmeyen, Allah’ın dinini onun anladığı ve yaşadığı gibi anlayıp yaşamayanlar, kıyamet gününde büyük bir pişmanlık içerisinde olacaklardır.
Rabbimiz kerim kitabında, böyle bir akibeti boylamamaları için kullarını dünya da uyardığı gibi, kıyamet gününde de nasıl rezil ve rüsvay olacaklarını onlara haber veriyor :
“ Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki : " Eyvahlar olsun bize, keşke Allah'a itaat etseydik ve keşke Resûl'e itaat etseydik."
Ve yine dediler ki : " Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve bü-yüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular."
" Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et. )
AHZAB : 66.67.68.AY.
“ O gün - Allah’a ve resulüne itaat etmeğerek kendisine - zulmeden kimse ellerini ısırarak şöyle der : ” Ahhh keşke peygamberle beraber bir yol edinmiş olsaydım …. Yazıklar olsun bana, ne olurdu falanı filanı kendime dost edinmeseydim. Çünkü o, bana gelen – Kur’an ve Sünnet – zikrinden beni saptırdı. Zaten şeytan insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakandır . “
FURKAN.27.28.29.AY.
TACUDDİN EL BAYBURDİ
Sorulu Cevaplı Meleklere İman..
13:07
M E L E K L E R E İ M A N B Ö L Ü M Ü
بسم الله الرحمن الرحيم
Soru … 1 : Meleklere iman ne demektir ? Bu konuyu delilleri ile beraber izah eder misiniz ?
Cevap … 1 : Meleklere İman : İman konusunda zikredilen Ayet’ler ve Cibril hadisinde anlatıldığı gibi, Allah’a imandan sonra ikinci asıldır.
Meleklere iman konusunda müslümanın sahih akidesi ; herhangi bir şüphe ya da tereddüt sözkonusu olmaksızın kesin olarak onların var olduklarına inanması demektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır :
“ O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. Onların herbiri Allah’a, O’nun meleklerine, kitablarına, peygamberlerine iman ettiler.”
BAKARA : 285
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 2 : Meleklere iman etmeyen kafir olur mu ?
Cevap … 2 : Meleklerin varlıklarını inkâr eden bir kimse kâfir olur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır :
” Kim Allah’ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse artık o hiç şüphesiz uzak bir sapıklığa düşmüştür.”
NİSA : 136
Basiretli bir Müslümanın bu konudaki imanı ; icmalî ve tafsili olarak inanmaktır.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 3 : Meleklere tafsili olarak iman nasıl olmalıdır ?
Cevap … 3 : Tafsilî olarak iman etmek demek ; Allah ve Rasûlünün ismen belirttiği vahiy ile görevli olan Cebrail, yağmur ile görevli olan Mikail, Sûr’a üfürmekle görevli olan İsrafil, ruhları kabzetmekle görevli olan ölüm meleği, cehennem ateşinin bekçisi Hâzin, cennetin bekçisi Rıdvân, kabirde soru soracak olan Münker ve Nekir melekleri gibi, isimleri zikredilen meleklerin olduğunu kabul etmek demektir.
Sahih akide sahibi bir Müslüman, bunların varlıklarına iman eder ve bunların manevi varlıklar olmayıp, Allah’ın nurdan yaratığı, semada meskun bulunan yarattıklarından bir yaratık türü olduklarına inanırlar.
Onların hilkatleri pek büyüktür. Onların kanatları vardır. Kimilerinin iki, kimilerinin üç, kimilerinin dört kanadı, kimilerinin de bundan da fazla kanadı vardır…Hatta Allah resulü s.a.v cibrilin 600 kanadından bahseder.
Melekler, Allah’ın ordularından bir ordusudur. Bunlar şanı yüce Allah’ın izin vereceği zaman insan şekline girebilme gücüne sahibtirler.
Melekler, Allah’a yakınlaştırılmış ve Allah tarafından kerim kılınmış varlıklardır. Erkeklik, dişilik vasıfları yoktur, evlenmezler ve nesilleri çoğalmaz…. Yemezler, içmezler. Onların gıdaları tesbihtir, tehlildir. Bundan asla usanmaz ve buna ara vermezler, yorulmazlar, güzellik ve haya gibi vasıflara sahibtirler.
Melekler yüce Allah’a itaat ve O’na isyan etmeme fıtratı üzere yara-tılmışlardır…. Yüce Allah onlar hakkında şöyle buyurmaktadır :
” Rahman evlat edindi dediler. O bundan münezzehtir. Bilakis onlar mükerrem kullardır, sözleri ile O’nun önüne geçemezler. Onlar O’nun emri gereğince iş görürler. Allah onların önünde olanı da, arkalarında olanı da bilir. O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler. O’nun korkusundan titrerler.”
ENBİYA : 26 - 28
Melekler gece gündüz Allah’ı tesbih ederler. Semadaki Beyt-i Ma’mur’u tavaf ederler. Allah’tan korkarlar ve haşyet ile O’na ibadet ederler…
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 4 : Meleklerin çeşitlerinden ve görevlerinden delilleri ile beraber bahseder misiniz ?
Cevap … 4 : Müslüman kardeşim ! Meleklerin pek çok çeşidi ve görevleri vardır : Kimileri arşı taşımakla, kimileri vahiy ile, kimileri dağlar ile görevlidirler. Kimileri cennetin, kimileri cehennem ateşinin bekçiliğini yaparlar…. Kimileri kulların amelini tesbit etmekle, kimileri ruhları almakla, kimileri de kula kabirde soru sormakla görevlidirler.
Onlardan mü’minlere mağfiret dileyen, onlara dua eden, mü’minleri seven kimseler olduğu gibi, ilim meclislerinde bir araya gelip Allah’ı anan topluluklara kanat gerenleri de vardır.
Kimileri insanla beraber olur ve ondan ayrılmazlar, kimileri kulları hayırlı işler yapmaya çağırır, kimileri salih kimselerin cenazelerine katılır, kimileri de mü’minlerin yanında Allah’ın düşmanları ile cihad ederler…
Kimileri Salih kimseleri korumakla ve onların sıkıntılarını gidermekle görevlidirler. Kimileri kâfirleri lanetlemek ve onların üzerlerine azab indirmekle görevlidirler.
Melekler, köpek ve suret bulunan yerlere girmez ve Ademoğullarının rahatsız olduğu şeylerden onlar da rahatsız olurlar.
Değerli Müslüman ! Meleklerin sayısı pekçoktur, onların sayılarını yüce Allah’tan başka hiç kimse bilemez… Çünkü Yüce Rabbimiz şöyle buyurmak-tadır :
” Rabbinin ordularını O’ndan başka kimse bilemez …… “
MÜDDESİR : 31
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 5 : Melekleri görmemiz mümkün müdür ?
Cevap … 5 : Yüce Allah onları görmemizi engellemiştir. O bakımdan bizler onları asıl yaratıldıkları şekilde göremeyiz…. Şu kadar var ki bazı kullarına üzerlerindeki perdeyi kaldırıp, onları göstermiştir. Nitekim Peygamber s.a.v, Cibril a.s’ı iki defa yüce Allah’ın kendisini yaratmış olduğu asli suretiyle görmüştür…. Yüce Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :
” Arkadaşınız bir deli değildir. Andolsun ki o kendisini apaçık ufukta görmüştür.”
TEKVİR : 22-23
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 6 : Meleklerde Allah’a kulluk ediyorlar mı ?
Cevap … 6 : Evet … meleklerde Allah’a kulluk etmektedirler.. Onlar, Allah’ın ikram olunan kulları, kendisi ile rasulleri arasında elçileridir. Melekler, gökler ve yerin müvekkili, alemde gerçekleşen her hareketi yerine getiren Allah’ın vazifeli kullarıdırlar.
“ ….. Melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yeryüzünde olanlar için bağışlanma dilerler…… “
ŞURA : 5.AY.
“ Görmedin mi ; göklerde - bulunan melekler - ve yerde olan herkes, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan bir çoğu Allah’a secde ederler ? …….. “
HACC : 18.AY.
“ Yedi gök, yer ve bunların içinde olanlar O'nu tesbih eder ; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini anlayamazsınız. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır “
İSRA : 44.AY.
“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurmaktadır : Şüphesiz ki ben semanın gıcırtısını duyuyorum. Semanın gıcırdaması kınanmaz, çünkü her karış mesafede bir melek ya secde etmekte veya kıyam etmektedir. “
Albani : S.Sahiha : 852.N
Soru … 7 : Bazı cahil kimselerin zannettiği gibi melekler Allah’ın kızlarımıdırlar ? … Veya onların dişilik veya erkeklik diye bir vasıfları var mı ?
Cevap … 7 : Allah’u teala, melekleri de kendisine kulluk için yaratmıştır. Bazı müşriklerin iddia ettiği gibi melekler, Allah’ın kızları, çocukları ve ortakları değildir… Bununla beraber onların erkeklik veya dişilik diye bir vasıfları yoktur… Bu hususta Allah-u teala şöyle buyur-maktadır :
“ Rahman çocuk edindi dediler. 0 yücedir. Hayır - Rahman’ın çocukları sandıkları melekler, Onun - değerli kullarıdır. 0 meleklerden her kim : “ Ben Ondan gayri bir ilahım “ derse onu cehennemle cezalandırırız. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız. “
ENBİYA : 26 – 27 – 28 – 29
“ Yoksa - Allah - yarattıklarından kızları kendisine aldı da oğulları size mi seçti ? Rahman’a nisbet edilen - kız - onlardan birine müjdelendiği vakit onun yüzü simsiyah kesilir, öfkeden yutkunup durur. Rahman’ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Onların yaratılışına mı şahit oldular - ki böyle söylüyor lar ? - Şahitlikleri yazılacak ve bundan sorguya çekilecekler. “
ZUHRUF : 16 – 19
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 8 : Cebrail a.s dan biraz bahsedermisiniz ?
Cevap … 8 : Bilindiği gibi Cebrail a.s, vahiyle görevli Allah’ın en büyük ve en değerli meleklerinden birisidir. Kuran’da birçok Ayet onun Allah ile rasulleri arasında görev yaptığını anlatmaktadır. Cebrail Ruhu’l-Emin, Ruhu’l-Kudüs ve Ruh gibi isimlerle de bilinen bir melektir.
“ Allah’ın izniyle Kur’anı..... senin kalbine indirdiği için kim Cebrail’e düşman olursa..... “
BAKARA : 97 - 98
“ Kur’anı, uyarıcılardan olman için kalbine Ruhu’l- Emin indirdi. “
ŞUARA : 193
“ De ki, Kur’anı Ruhu’l Kudüs Rabb’inden hak olarak indirdi. “
NAHL : 102
“ … İbni Mesud r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Cebrail’i kendi suretinde görmüş. Onun altı yüz kanadı vardı. Kanatlarının her biri ufuğu kaplamış, kanatlarından inci ve yakut gibi mücevherler dökülüyordu. “
Ahmed : 1 / 395 – Müslim : 1.c.174.n
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 9 : Mikail s.a dan biraz bahseder misiniz ?
Cevap … 9 : Bilindiği gibi Mikail s.a ; toprak, bitki ve tüm canlıların hayatı olan yağmurun indirilmesi, rüzgarın çeşitli yönlere estirilmesi ve benzeri şeylerin görevlisi olan büyük meleklerden birisidir.
“ Kim Allah’a, meleklerine, rasullerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olursa bilsin ki, Allah da kafirlerin düşmanıdır. “
BAKARA : 98
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 10 : İsrafil a.s dan bahseder misiniz ?
Cevap … 10 : İsrafil a.s da yine bilindiği gibi ; öldükten sonra tekrar dirilme ve ikinci hayatın sebebi olacka olab sura üfleme görevlisi olan büyük meleklerden birisidir.
“ … Ebu Said r.a dan. Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Sur sahibi - İsrafil - suru eline almış, başını eğmiş ve kulağını vermiş ne zaman onu üfleyeceğini beklerken ben nasıl rahat edebilirim ki ?....... “
Ahmed : 3 / 7 – 11039 - Albani : Sahiha : 1079
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 11 : Ölüm meleğinden bahseder misiniz ?
Cevap … 11 : Melekul mevt : Yani ölüm Meleği ; Ruhların kabzedil-mesine memur tayin edilen büyük meleklerden birisidir. Bu melek, emri altındaki meleklerle eceli tamamlanan canlıların ruhlarını kabzederler… Hadislerde ifade edildiği gibi, ölüm meleğinin yardımcıları kulların amellerine uygun bir sıfatta onların ruhlarını almaya gelirler. Kul güzel amel sahibi, salih bir kişi ise, melekler güzel bir sıfatta, değilse çirkin bir sıfatta o kula gelirler. Bu hususa Rasulullah s.a.v’in şu hadisi delalet etmektedir.
“ … Bera bin Azib r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Mümin bir kula ölüm gelip dünyadan alakası kesilerek ahirete yöneldiği vakit kendisine, yüzleri güneş gibi parlayan beyaz yüzlü melekler iner. Beraberlerinde cennet kokularıyla kokulanmış cennet kefenleri vardır. Bu melekler mümin kulun başucuna otururlar, sonra ölüm meleği gelir ve o da onun başucuna oturur. Ölüm Meleği : “ Ey güzel nefis, Allah’ın bağışlaması ve rızasına çık “ der……... Kafir bir kula ölüm gelip, dünyadan alakası kesilerek ahirete yöneldiği vakit kendisine, yüzleri simsiyah kara yüzlü melekler iner. Beraberlerinde kıldan dokunmuş galiz kefenler vardır. Bu melekler o kafir kulun başucuna otururlar, sonra Ölüm Meleği gelir ve o da onun baş ucuna oturur. Ölüm Meleği : “ Ey habis nefis, Allah’ın gazabına ve azabına çık “ der ve onun ruhunu işkenceyle alır............. “
Ahmed : 18559 - Albani : S.199 - Cenaiz
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 12 : Kiramen katibin meleklerinden biraz bahseder misiniz ?
Cevap … 12 : Kiramen Katibin adı verilen bu melekler de ; kulların hayır ve şer amellerini yazan meleklerdir…Allah’u Azze ve Celle onlar hakkında şöyle buyurmaktadır :
“ İyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır. Yaptığınız şeyleri bilir - ve yazar - lar. “
İNFİTAR : 10 – 11 – 12
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 13 : Münker ve Nekir meleklerinden bahseder misiniz ?
Cevap … 13 : Münker ve Nekir ismi verilen bu melekler de ; ölen kimseleri, kabre defnedildikleri zaman sorguya çeken meleklerdir.
“ … Rasulullah s.a.v bu hususta şöyle buyuruyor : Kul kabrine konduğu ve arkadaşları dönüp gittiği zaman o ölü, arkadaşlarının ayakkabı sesini işitir. Ona iki melek gelir. Bunlar ölüyü oturturlar ve ona Muhammed denilen kimse hakkında ne dersin ? derler....... “
Buhari : 1338 –Ter : l259.S
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 14 : Melekler neden yaratılmışlardır ?
Cevap … 14 : Melekler nurdan yaratılmışlardır.
“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Melekler nurdan yaratıldı, cinler dumansız ateşten yaratıldı, Adem ise Kuran‘da size vasfedilen şeyden - yani topraktan - yaratıldı. “
Müslim : 2996 /60
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 15 : Melekler insanlara dua ederler mi ?
Cevap … 15 : Evet … Melekler mü’minleri seven ve onlara dua eden varlıklardır.
“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah bir kulu sevdiği zaman, Cebrail’e der ki : Ben falanı seviyorum, sen de onu sev. Cebrail de onu sever. Sonra Cebrail gökte nida edep der ki : Allah falan kimseyi seviyor, bu sebeple siz de onu seviniz ! . Akabinde sema ehli de onu sever. Sonra Allah yerdeki insanların gönüllerine kadar o kimsenin kabul ve sevgisini indirir. “
Buhari : 3209 –Ter : 3029 – Müslim : 2637 / 157
“ … Ebu Umame r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Şüphesiz ki Allah, melekleri, hatta kovuğundaki karınca ve denizdeki balıklar insanlara hayır öğreten kimselere dua ve istiğfar ederek salat ve selam ederler. “
Albani : 1838 - S. Cami
“ … Bera b. Azib r.a dedi ki : Rasulullah s.a.v’i şöyle derken işittim : Şüphesiz Allah ve melekleri birinci safa selam etmektedir.
İbni Mace : 997 - Ebu Davud : 543 - Ahmed : 4 / 285 - Albani : S. Cami : 1839
“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Biriniz namaz kıldığı yerde hades yapmadan - veya kalkmadan - beklediği surece melekler ona salat eder ve derler ki : Ey Allah’ım ! bu kulunu bağışla ve ona acı. “
Albani : S.Cami : 6727- Ahmed : 2 / 252 - İbni Mace : 799
TACUDDİN EL BAYBURDİ
بسم الله الرحمن الرحيم
Soru … 1 : Meleklere iman ne demektir ? Bu konuyu delilleri ile beraber izah eder misiniz ?
Cevap … 1 : Meleklere İman : İman konusunda zikredilen Ayet’ler ve Cibril hadisinde anlatıldığı gibi, Allah’a imandan sonra ikinci asıldır.
Meleklere iman konusunda müslümanın sahih akidesi ; herhangi bir şüphe ya da tereddüt sözkonusu olmaksızın kesin olarak onların var olduklarına inanması demektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır :
“ O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. Onların herbiri Allah’a, O’nun meleklerine, kitablarına, peygamberlerine iman ettiler.”
BAKARA : 285
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 2 : Meleklere iman etmeyen kafir olur mu ?
Cevap … 2 : Meleklerin varlıklarını inkâr eden bir kimse kâfir olur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır :
” Kim Allah’ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse artık o hiç şüphesiz uzak bir sapıklığa düşmüştür.”
NİSA : 136
Basiretli bir Müslümanın bu konudaki imanı ; icmalî ve tafsili olarak inanmaktır.
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 3 : Meleklere tafsili olarak iman nasıl olmalıdır ?
Cevap … 3 : Tafsilî olarak iman etmek demek ; Allah ve Rasûlünün ismen belirttiği vahiy ile görevli olan Cebrail, yağmur ile görevli olan Mikail, Sûr’a üfürmekle görevli olan İsrafil, ruhları kabzetmekle görevli olan ölüm meleği, cehennem ateşinin bekçisi Hâzin, cennetin bekçisi Rıdvân, kabirde soru soracak olan Münker ve Nekir melekleri gibi, isimleri zikredilen meleklerin olduğunu kabul etmek demektir.
Sahih akide sahibi bir Müslüman, bunların varlıklarına iman eder ve bunların manevi varlıklar olmayıp, Allah’ın nurdan yaratığı, semada meskun bulunan yarattıklarından bir yaratık türü olduklarına inanırlar.
Onların hilkatleri pek büyüktür. Onların kanatları vardır. Kimilerinin iki, kimilerinin üç, kimilerinin dört kanadı, kimilerinin de bundan da fazla kanadı vardır…Hatta Allah resulü s.a.v cibrilin 600 kanadından bahseder.
Melekler, Allah’ın ordularından bir ordusudur. Bunlar şanı yüce Allah’ın izin vereceği zaman insan şekline girebilme gücüne sahibtirler.
Melekler, Allah’a yakınlaştırılmış ve Allah tarafından kerim kılınmış varlıklardır. Erkeklik, dişilik vasıfları yoktur, evlenmezler ve nesilleri çoğalmaz…. Yemezler, içmezler. Onların gıdaları tesbihtir, tehlildir. Bundan asla usanmaz ve buna ara vermezler, yorulmazlar, güzellik ve haya gibi vasıflara sahibtirler.
Melekler yüce Allah’a itaat ve O’na isyan etmeme fıtratı üzere yara-tılmışlardır…. Yüce Allah onlar hakkında şöyle buyurmaktadır :
” Rahman evlat edindi dediler. O bundan münezzehtir. Bilakis onlar mükerrem kullardır, sözleri ile O’nun önüne geçemezler. Onlar O’nun emri gereğince iş görürler. Allah onların önünde olanı da, arkalarında olanı da bilir. O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler. O’nun korkusundan titrerler.”
ENBİYA : 26 - 28
Melekler gece gündüz Allah’ı tesbih ederler. Semadaki Beyt-i Ma’mur’u tavaf ederler. Allah’tan korkarlar ve haşyet ile O’na ibadet ederler…
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 4 : Meleklerin çeşitlerinden ve görevlerinden delilleri ile beraber bahseder misiniz ?
Cevap … 4 : Müslüman kardeşim ! Meleklerin pek çok çeşidi ve görevleri vardır : Kimileri arşı taşımakla, kimileri vahiy ile, kimileri dağlar ile görevlidirler. Kimileri cennetin, kimileri cehennem ateşinin bekçiliğini yaparlar…. Kimileri kulların amelini tesbit etmekle, kimileri ruhları almakla, kimileri de kula kabirde soru sormakla görevlidirler.
Onlardan mü’minlere mağfiret dileyen, onlara dua eden, mü’minleri seven kimseler olduğu gibi, ilim meclislerinde bir araya gelip Allah’ı anan topluluklara kanat gerenleri de vardır.
Kimileri insanla beraber olur ve ondan ayrılmazlar, kimileri kulları hayırlı işler yapmaya çağırır, kimileri salih kimselerin cenazelerine katılır, kimileri de mü’minlerin yanında Allah’ın düşmanları ile cihad ederler…
Kimileri Salih kimseleri korumakla ve onların sıkıntılarını gidermekle görevlidirler. Kimileri kâfirleri lanetlemek ve onların üzerlerine azab indirmekle görevlidirler.
Melekler, köpek ve suret bulunan yerlere girmez ve Ademoğullarının rahatsız olduğu şeylerden onlar da rahatsız olurlar.
Değerli Müslüman ! Meleklerin sayısı pekçoktur, onların sayılarını yüce Allah’tan başka hiç kimse bilemez… Çünkü Yüce Rabbimiz şöyle buyurmak-tadır :
” Rabbinin ordularını O’ndan başka kimse bilemez …… “
MÜDDESİR : 31
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 5 : Melekleri görmemiz mümkün müdür ?
Cevap … 5 : Yüce Allah onları görmemizi engellemiştir. O bakımdan bizler onları asıl yaratıldıkları şekilde göremeyiz…. Şu kadar var ki bazı kullarına üzerlerindeki perdeyi kaldırıp, onları göstermiştir. Nitekim Peygamber s.a.v, Cibril a.s’ı iki defa yüce Allah’ın kendisini yaratmış olduğu asli suretiyle görmüştür…. Yüce Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır :
” Arkadaşınız bir deli değildir. Andolsun ki o kendisini apaçık ufukta görmüştür.”
TEKVİR : 22-23
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 6 : Meleklerde Allah’a kulluk ediyorlar mı ?
Cevap … 6 : Evet … meleklerde Allah’a kulluk etmektedirler.. Onlar, Allah’ın ikram olunan kulları, kendisi ile rasulleri arasında elçileridir. Melekler, gökler ve yerin müvekkili, alemde gerçekleşen her hareketi yerine getiren Allah’ın vazifeli kullarıdırlar.
“ ….. Melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yeryüzünde olanlar için bağışlanma dilerler…… “
ŞURA : 5.AY.
“ Görmedin mi ; göklerde - bulunan melekler - ve yerde olan herkes, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan bir çoğu Allah’a secde ederler ? …….. “
HACC : 18.AY.
“ Yedi gök, yer ve bunların içinde olanlar O'nu tesbih eder ; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini anlayamazsınız. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır “
İSRA : 44.AY.
“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurmaktadır : Şüphesiz ki ben semanın gıcırtısını duyuyorum. Semanın gıcırdaması kınanmaz, çünkü her karış mesafede bir melek ya secde etmekte veya kıyam etmektedir. “
Albani : S.Sahiha : 852.N
Soru … 7 : Bazı cahil kimselerin zannettiği gibi melekler Allah’ın kızlarımıdırlar ? … Veya onların dişilik veya erkeklik diye bir vasıfları var mı ?
Cevap … 7 : Allah’u teala, melekleri de kendisine kulluk için yaratmıştır. Bazı müşriklerin iddia ettiği gibi melekler, Allah’ın kızları, çocukları ve ortakları değildir… Bununla beraber onların erkeklik veya dişilik diye bir vasıfları yoktur… Bu hususta Allah-u teala şöyle buyur-maktadır :
“ Rahman çocuk edindi dediler. 0 yücedir. Hayır - Rahman’ın çocukları sandıkları melekler, Onun - değerli kullarıdır. 0 meleklerden her kim : “ Ben Ondan gayri bir ilahım “ derse onu cehennemle cezalandırırız. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız. “
ENBİYA : 26 – 27 – 28 – 29
“ Yoksa - Allah - yarattıklarından kızları kendisine aldı da oğulları size mi seçti ? Rahman’a nisbet edilen - kız - onlardan birine müjdelendiği vakit onun yüzü simsiyah kesilir, öfkeden yutkunup durur. Rahman’ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Onların yaratılışına mı şahit oldular - ki böyle söylüyor lar ? - Şahitlikleri yazılacak ve bundan sorguya çekilecekler. “
ZUHRUF : 16 – 19
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 8 : Cebrail a.s dan biraz bahsedermisiniz ?
Cevap … 8 : Bilindiği gibi Cebrail a.s, vahiyle görevli Allah’ın en büyük ve en değerli meleklerinden birisidir. Kuran’da birçok Ayet onun Allah ile rasulleri arasında görev yaptığını anlatmaktadır. Cebrail Ruhu’l-Emin, Ruhu’l-Kudüs ve Ruh gibi isimlerle de bilinen bir melektir.
“ Allah’ın izniyle Kur’anı..... senin kalbine indirdiği için kim Cebrail’e düşman olursa..... “
BAKARA : 97 - 98
“ Kur’anı, uyarıcılardan olman için kalbine Ruhu’l- Emin indirdi. “
ŞUARA : 193
“ De ki, Kur’anı Ruhu’l Kudüs Rabb’inden hak olarak indirdi. “
NAHL : 102
“ … İbni Mesud r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Cebrail’i kendi suretinde görmüş. Onun altı yüz kanadı vardı. Kanatlarının her biri ufuğu kaplamış, kanatlarından inci ve yakut gibi mücevherler dökülüyordu. “
Ahmed : 1 / 395 – Müslim : 1.c.174.n
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 9 : Mikail s.a dan biraz bahseder misiniz ?
Cevap … 9 : Bilindiği gibi Mikail s.a ; toprak, bitki ve tüm canlıların hayatı olan yağmurun indirilmesi, rüzgarın çeşitli yönlere estirilmesi ve benzeri şeylerin görevlisi olan büyük meleklerden birisidir.
“ Kim Allah’a, meleklerine, rasullerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olursa bilsin ki, Allah da kafirlerin düşmanıdır. “
BAKARA : 98
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 10 : İsrafil a.s dan bahseder misiniz ?
Cevap … 10 : İsrafil a.s da yine bilindiği gibi ; öldükten sonra tekrar dirilme ve ikinci hayatın sebebi olacka olab sura üfleme görevlisi olan büyük meleklerden birisidir.
“ … Ebu Said r.a dan. Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Sur sahibi - İsrafil - suru eline almış, başını eğmiş ve kulağını vermiş ne zaman onu üfleyeceğini beklerken ben nasıl rahat edebilirim ki ?....... “
Ahmed : 3 / 7 – 11039 - Albani : Sahiha : 1079
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 11 : Ölüm meleğinden bahseder misiniz ?
Cevap … 11 : Melekul mevt : Yani ölüm Meleği ; Ruhların kabzedil-mesine memur tayin edilen büyük meleklerden birisidir. Bu melek, emri altındaki meleklerle eceli tamamlanan canlıların ruhlarını kabzederler… Hadislerde ifade edildiği gibi, ölüm meleğinin yardımcıları kulların amellerine uygun bir sıfatta onların ruhlarını almaya gelirler. Kul güzel amel sahibi, salih bir kişi ise, melekler güzel bir sıfatta, değilse çirkin bir sıfatta o kula gelirler. Bu hususa Rasulullah s.a.v’in şu hadisi delalet etmektedir.
“ … Bera bin Azib r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Mümin bir kula ölüm gelip dünyadan alakası kesilerek ahirete yöneldiği vakit kendisine, yüzleri güneş gibi parlayan beyaz yüzlü melekler iner. Beraberlerinde cennet kokularıyla kokulanmış cennet kefenleri vardır. Bu melekler mümin kulun başucuna otururlar, sonra ölüm meleği gelir ve o da onun başucuna oturur. Ölüm Meleği : “ Ey güzel nefis, Allah’ın bağışlaması ve rızasına çık “ der……... Kafir bir kula ölüm gelip, dünyadan alakası kesilerek ahirete yöneldiği vakit kendisine, yüzleri simsiyah kara yüzlü melekler iner. Beraberlerinde kıldan dokunmuş galiz kefenler vardır. Bu melekler o kafir kulun başucuna otururlar, sonra Ölüm Meleği gelir ve o da onun baş ucuna oturur. Ölüm Meleği : “ Ey habis nefis, Allah’ın gazabına ve azabına çık “ der ve onun ruhunu işkenceyle alır............. “
Ahmed : 18559 - Albani : S.199 - Cenaiz
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 12 : Kiramen katibin meleklerinden biraz bahseder misiniz ?
Cevap … 12 : Kiramen Katibin adı verilen bu melekler de ; kulların hayır ve şer amellerini yazan meleklerdir…Allah’u Azze ve Celle onlar hakkında şöyle buyurmaktadır :
“ İyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır. Yaptığınız şeyleri bilir - ve yazar - lar. “
İNFİTAR : 10 – 11 – 12
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 13 : Münker ve Nekir meleklerinden bahseder misiniz ?
Cevap … 13 : Münker ve Nekir ismi verilen bu melekler de ; ölen kimseleri, kabre defnedildikleri zaman sorguya çeken meleklerdir.
“ … Rasulullah s.a.v bu hususta şöyle buyuruyor : Kul kabrine konduğu ve arkadaşları dönüp gittiği zaman o ölü, arkadaşlarının ayakkabı sesini işitir. Ona iki melek gelir. Bunlar ölüyü oturturlar ve ona Muhammed denilen kimse hakkında ne dersin ? derler....... “
Buhari : 1338 –Ter : l259.S
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 14 : Melekler neden yaratılmışlardır ?
Cevap … 14 : Melekler nurdan yaratılmışlardır.
“ … Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Melekler nurdan yaratıldı, cinler dumansız ateşten yaratıldı, Adem ise Kuran‘da size vasfedilen şeyden - yani topraktan - yaratıldı. “
Müslim : 2996 /60
((((((((((((((((( ....... )))))))))))))))))
Soru … 15 : Melekler insanlara dua ederler mi ?
Cevap … 15 : Evet … Melekler mü’minleri seven ve onlara dua eden varlıklardır.
“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular : Allah bir kulu sevdiği zaman, Cebrail’e der ki : Ben falanı seviyorum, sen de onu sev. Cebrail de onu sever. Sonra Cebrail gökte nida edep der ki : Allah falan kimseyi seviyor, bu sebeple siz de onu seviniz ! . Akabinde sema ehli de onu sever. Sonra Allah yerdeki insanların gönüllerine kadar o kimsenin kabul ve sevgisini indirir. “
Buhari : 3209 –Ter : 3029 – Müslim : 2637 / 157
“ … Ebu Umame r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Şüphesiz ki Allah, melekleri, hatta kovuğundaki karınca ve denizdeki balıklar insanlara hayır öğreten kimselere dua ve istiğfar ederek salat ve selam ederler. “
Albani : 1838 - S. Cami
“ … Bera b. Azib r.a dedi ki : Rasulullah s.a.v’i şöyle derken işittim : Şüphesiz Allah ve melekleri birinci safa selam etmektedir.
İbni Mace : 997 - Ebu Davud : 543 - Ahmed : 4 / 285 - Albani : S. Cami : 1839
“ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Biriniz namaz kıldığı yerde hades yapmadan - veya kalkmadan - beklediği surece melekler ona salat eder ve derler ki : Ey Allah’ım ! bu kulunu bağışla ve ona acı. “
Albani : S.Cami : 6727- Ahmed : 2 / 252 - İbni Mace : 799
TACUDDİN EL BAYBURDİ
