ZEKAT/İNFAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sadaka Konusu..
17:02
NAFİLE SADAKALAR
SADAKA VERMENİN FAZİLETİ VE ONA TEŞVİK
{ … Ebu Hureyre r.a den Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Herkim helal kazancından bir hurma değerinde bir sadaka verirse - ki Allah helal maldan verilen sadakadan başka hiçbir sadakayı kabul etmez - Allah bu sadakayı sağ eliyle kabul eder. Sonra onu dağ gibi olana kadar - sizin birinizin sütten kesilmiş tayını büyüttüğü gibi - sadaka sahibi için büyütür. }
Buhari (1410-Ter: 1337) Müslim (1014/63) Nesei (5157) Tirmizi (661) İbni Mace (1842) İbni Huzeyme (2425) İbni Hibban (3316) Bezzar (931-el-Keşf) Beğavi (1632) Ahmed (2/538)
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Aziz ve Celil olan Allah : Ey kulum, sen infak et ki, ben de sana infak edeyim, buyurdu. Rasulullah devamla şöyle buyurdu : Allah’ın eli doludur. Harcamak onu eksiltmez, o gece ve gündüz aralıksız devam eder. Allah’ın göğü ve yeri yarattığı günden beri, infak ettiği nimetlerini düşündünüz mü ? Şüphesiz ki onun elindeki nimetlerden hiçbir şey eksilmemiştir. Onun Arşı - su üzerindedir. Adalet terazisi onun elindedir. Terazinin kefesi bazen aşağı iner bazen de yukarı kalkar. - Bu sebeple bazı kullarına yetecek kadarı bazı kullarına da fazla rızık verir.- }
Buhar) (4684-Ter:4459) Müslim (993/37) Tirmizi (3045) İbni Mace (197) Ahmed (2/242)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Benim Uhud dağı kadar altınım olsa - üzerimdeki bir borç için sakladığını hariç - üçüncü gece gelirken ondan benim yanımda bir dinarın bulunması beni sevindirmez. }
Müslim (991/31) Buhari : 2389-6445-7228 - İbni Mace (4231) İbni Hibban (32 Ahmed (2/467)
{ … Ebu Musa r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki o zamanda bir kimse altınının sadakasını vermek için dolaşacak da elinden sadakasını alacak bir fakir bulamayacak. 0 zamanda erkeklerin azlı-ğından ve kadınların çokluğundan kırk kadının bir erkeğin arkasından gitmekte olduğu ve onun himayesine sığındığı görülecektir. }
Buhari (1414-Ter: 1340) Müslim (1012/59) Ebu Yağla (7299) Albani ( 5345-S. Cami)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Kulların sabaha erdiği her gün içerisinde iki melek iner. Bu iki melekten biri : Ey Allah’ım, infak edene sen bir bedelini ver der. Diğeri de : Ey Allah’ım, infak etmeyene sen malına telef ver der. }
Bahari (1442-Ter:1364-1365) Müslim (1010) İbni Hibban (815-et-Mevarid) Hakim (2/445) Ahmed (2/305-306) Albani (920-es-Sahiha)
{ … Adiy b. el-Hatim r.a şöyle dedi : Ben Nebi s.a.v’in yanında bulunduğum sırada ona bir adam geldi ve fakirlikten şikayet etti. Sonra ona başka bir adam geldi ve yol kesilmesinden şikayet etti. Nebi s.a.v : Ya Adiy, sen Hira şehrini gördün mü ?, dedi. Ben : Ben onu görmedim, fakat orası hakkında bana haber verildi dedim. Nebi : Eğer hayatın uzun olursa sen, hevdeci içinde yolculuk eden kadının Hira şehrinden hareket edip Allah‘tan başka kimseden korkmadan gelip Kabe’yi tavaf edeceğini göreceksin. Ben buna hayret ederek kendi kedime : Beldelerde fitne ve fesat çıkarmış olan Tay kabilesinin eşkıyaları nerede ki acaba ? dedim. Eğer hayatın uzun olursa - göreceksin ki, - Kisra‘nın hazineleri fethedilecektir,buyur- du. Ben : Kisra b. Hürmüz’ün hazineleri mi ? dedim. Nebi : Evet Kisra b. Hürmüz‘ün hazineleri. Eğer hayatın uzun olursa - göreceksin ki - bir kimse elinin dolusu altını veya gümüşü sadaka olarak çıkaracak da bunu kendisinden kabul edecek bir kimse arayacak, fakat onu kendisinden kabul edecek hiç kimseyi bulamayacak. Yemin ederim ki, biriniz Allah‘a kavuşacağı gün, Allah ile kendisi arasında konuşmayı tercüme edecek bir tercüman olmaz halde Allah‘a kavuşacak. Allah ona : Ben sana Rasul göndermedim mi ? diye soracak. 0 kul da : Evet gönderdin diyecek. Allah : Ben sana mal vermedim mi, bu şekilde sana ihsanda bulunmadım mı ? Diyecek. Kul : Evet diyecek. Derken kul sağına bakar cehen nemden başka bir şey göremez. Soluna bakar yine cehennemden başka bir şey göremez.
Adiy şöyle dedi : Ben Nebi s.a.v den işittim şöyle buyuru- yordu : 0 halde hepiniz yarım hurma tanesi ile veya onu da bulamazsa güzel bir sözle de olsun kendinizi cehennemden koruyun.
Adiy şöyle dedi : Ben Hira şehrinden hevdeci içinde yolculuğa çıkıp, Allah’tan gayri hiç kimseden korkmadan gelip Kabe’yi tavaf eden kadını gördüm. Ben Kisra b. Hürmüz’ün hazinelerini fetheden ordunun içinde bulundum. Yemin olsun eğer sizlerin hayatı uzun olursa, Nebi Ebul Kasım’ın söylediği elinin dolusu altını sadaka olarak çıkaracak kimseleri de siz göreceksiniz. }
Buhari : 3595 – Ter : 3371 - Tabarani : 6610 - Evsat - Beyhaki : 10131 - Beğavi : 4571- Mesabih
HER MÜSLÜMANIN SADAKA VERMESİ VACİPTİR
{ … Ebu Musa el-Eşari o den Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Her müslüman üzerine sadaka vermek vacibdir. Sahabeler : Ey Allah’ın Nebisi, sadaka verecek bir şey bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Eliyle çalışır hem kendine fayda verir hem de tasadduk eder,buyurdu. Çalışmaya da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Şiddetli ihtiyaç sahibine, bunalmış mazluma yardım eder,buyurdu. Sahabeler : Buna da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Maruf işlesin, münker işlemesin. Bu da o kimse için bir sadakadır, buyurdu. }
Buhari (1445-Tet: 1368) Müslim (1008/55) Nesei (2537) Beğavi (1643)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : İçerisinde güneşin doğduğu her günde insan bedeninden her bir eklem için sadaka vardır. İki kişi arasında adalet yapMak bir sadakadır. Binitine binmek isteyen veya eşyasını ona yüklemek isteyen kimseye yardım edip binitine bindirmek, yahut eşyasını kaldırıp yüklemek bir sadakadır. Güzel söz bir sadakadır. Namaza giderken sahibinin attığı her adım sadakadır. Yoldan geçenlere eziyet veren şeyleri oradan gidermek bir sadakadır. }
Buhari (2989-Ter:279 (2707) Müslim (1009/56) İbni Hibban (3381) Beybaki 84/187.188) Beğavi (1645) Ahmed (2/316)
{ … Ebu Zerr r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Sizden her birinizin bedeninden her bir eklem için sadaka vardır. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır. Her tahlil bir sadakadır. Her tekbir bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır. Kötülüğü yasaklamak bir sadakadır. Bir kimsenin kuşluk vakti kılacağı iki rekat namaz onlar - dan bazısına - kifayet eder. }
Müslim (720/84)
HER MARUF SADAKADIR
{ … Cabir b. Abdullah r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Her maruf - yani iyi ve hayırlı şeyler - bir sadakadır. }
Buhari (6021-Ter:6011) Müslim (1005/52) Tirmizi (1970) Tayalisi (1713) İbni Hibban (3379) Beğavi (1646) Ahmed (3/344)
SADAKANIN EN FAZİLETLİSİ
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Bir adam Nebi s.a.v’e geldi ve : Ya Rasulallah, ecir ve sevap yönünden hangi sadaka daha büyüktür ? dedi. Rasulullah s.a.v : Senin sıhhatli, Çok cimri olduğun, fakirlikten korktuğun ve zenginliği ümit ettiğin halde infak ettiğin sadakadır. Can boğaza ulaşıp. bu malım falan içindir ; bu malım filan içindir diyeceğin ve bunlarda mirasçıların olacağı için sadakanı geri bırakma,buyurdu. }
Buhari : 1419 – Ter : 1345 - Müslim (1032192) Ebu Davud (2865) Neseı (2541) İbni Mace (2706) İbni Huzeyme (2454) İbni Hibban (3312) Abdurrezzak (16740) Tayalisi (980) Beyhaki (4/189) Beğavi (1671) Ahmed (2/25)
ZEVCENİN VEYA HİZMETKARIN SADAKASI
{ … Aişe r.anha dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Kadın evinin viyeceğinden ifsat etmeden infak ettiği vakit, onun için infakı sebebiyle bir sevap vardır, bu malı kazanması sebebiyle kocası için de bir sevap vardır, malı bekleyen için bekleme sebebiyle bir sevap vardır. Bunlardan bazısının ecri diğerlerinin ecrinden hiçbir şeyi noksanlaştırmaz. }
Buhari (1425-Ter:1352) Müslim (1024/80) Ebu Davud (1685) Nesei (5/65) Tirmizi (672) Abdurrezzak (7275) İbni Hibban (3358) Beyhaki (41192) Beğavi (1692) Ahmed (6/44)
{ … Esma b. Ebu Bekir r.anha şöyle dedi : Ben : Ya Rasulallah, benim hiç malım yoktur, ancak malım kocam Zübeyr b. Avvamın bana getirdiği mallardır. Ben bu mallardan tasadduk edeyim mi ? diye sordum. Rasulullah s.a.v : Tasadduk et, malı kap içinde saklama, sonra o sana da saklanır,buyurdu. }
Buhari (2590-Ter:2386) Müslim (1029/88) Nesei (5/74) Abdurrezzak (16614) İbni Hibban (3357) Beğavi (1654) Ahmed (6/354)
SADAKANIN İMKAN NİSBETİNDE OLMASI
{ … Ebu Musa el-Eşari r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Her müslüman üzerine sadaka vermek vacibdir. Sahabeler : Ey Allah’ın Nebisi, sadaka verecek bir şey bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Eliyle çalışır hem kendine fayda verir hem de tasadduk eder,buyurdu. Çalışmaya da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Şiddetli ihtiyaç sahibine, bunalmış mazluma yardım eder,buyurdu. Sahabeler : Buna da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Maruf işlesin, münker işlemesin. Bu da o kimse için bir sadakadır,buyurdu. }
Buhari (1445-Ter; 1368(6022) Müslim (1008/55) Nesei (2537) Beğavi (1643)
{ … Esma b. Ebu Bekir şöyle dedi : Ben : Ya Rasulallah, benim hiç rnalım yoktur, ancak malım kocam Zübeyr b. Avvamın bana getirdiği mallardır. Ben bu mallardan tasadduk edeyim mi ? diye sordum. Rasulullah s.a.v : Tasadduk et malı kap içinde saklama, sonra o sana da saklanır,buyurdu. }
Buhari : 2590-Ter:2386) Müslim (1029/88) Nesei (5/74) Abdurrezzak (16614) İbni Hibban (3357) Beğavi (1654) Ahmed (6/354)
HARAM MALDAN SADAKA KABUL OLMAZ
{ … İbni Ömer r.a dedi ki : “..... Ben Rasulullah s.a.v’i işittim : Abdestsiz hiçbir namaz’dan ve hiyanetle elde edilmiş hiçbir maldan da sadaka kabul olun-maz….. buyuruyordu. }
Müslim (224) Ebu Avane (1/234) Tirmizi (1) İbni Mace (272) İbni Ebi Şeybe (1/14/1) Tayalisi (1874’l Ahmed (4969) Albani (120-el-İrva)
ANNE, BABA, EVLAT, AKRABA VE YAKINLARA SADAKA VERMEK
{ … Tarık el-Muharibi anlatıyor : Medine’ye geldik, baktıkki Resulullah s.a.v ayağa kalkmış mimberde cemaate hitabediyor. Şöyle diyordu : En üstün el verenin elidir. Geçimini sağlamak için anneden, babadan, kız ve erkek kardeşlerden başla ve daha sonra yakınlık derecesine göre takip et. }
Nesei : 5.c.2522.n
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v buyurdu ki : Sadakanın en hayırlısı, vereni güç durumda bırakmayacak olanıdır. Veren el alan el’den daha hayırlıdır. Vermeye, geçimini sağlamakla mükellef olduğun kimselerden başla. }
Nesei : 5.c.2524.n
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v buyurdu ki : Sadaka verin. Bunun üzerine bir adam :
- Ya Rasulallah benim bir dinarım var, deyince Resulullah s.a.v :
- Onu kendin için harca, buyurdu. Adam :
- bir tane daha var, deyince Resululah s.a.v :
- Onu da hanımın için harca, buyurdu. Adam :
- Bir tane daha var, deyince Resulullah s.a.v :
- Çocuğun için harca, buyurdu. Adam tekrar :
- Bir tane daha var deyince, Resulullah s.a.v :
- Onu da hizmetçin için harca, buyurdu. Adam .
- Bir tane daha var, deyince Resulullah s.a.v :
- Sen daha iyi bilirsin, buyurdu. }
Nesei : 5.c.2525.n
{ … Enes b. Malik r.a Şöyle dedi : Ebu Taiha Medine’de hurmalık mal yönünden Ensar’ın en zengini idi. Mallarının kendine en değerlisi de Beyruha (bostanı) idi. Beyruha mescidin hemen karşısındaydı, Rasulullah s.a.v Beyruha’ya girer onun içindeki güzel sudan içerdi. Enes dedi ki: { Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. } [ İmran : 92 ] ayeti inince Ebu Talha kalkıp, doğru Rasulullah’a geldi ve : Ya Rasulallah, Allah-u teala : “ Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız...” buyuruyor. Bana malımın en değerli olanı Beyruha’dır. Beyruha Allah için sadakadır. Bu sadakanın hayrını ve onun Allah katında bir iyilik ve azık olmasını ümit ediyorum. Allah’ın sana gösterdiği cihete onu sarfet dedi. Enes dedi ki : Rasulullah s.a.v bunun üzerine : Ne hoş ! İşte bu kazançlı bir maldır, işte bu kazançlı bir maldır. Ben senin söylediğin sözü işittim. Ben bu bostanı akrabalarına infak etmeni uygun görüyorum,buyurdu: Ebu Talha : Ya Rasulallah ben de senin istediğin gibi yaparım dedi. Sonra Ebu Talha Beyruha’yı akrabaları ve amca oğulları arasında taksim etti. }
Buhari (1462-Ter: 1388) Müslim (998/42) Malik (2/595) Darimi (2/390) Tirmizi (2997) İbni Huzeyme (2455) İbni Hibban (3340) Beyhaki (6/164-275) Beğavi (1683) Ahmed (3/131-256)
SADAKA SEVABININ ÖLÜYE ULAŞACAĞI
{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Sa’d b. Ub anasından uzak bir yerde bulunduğu sırada annesi vefat etti. Bunun üzerine Sa’d : Ya Rasulallah, ben annemden uzakta iken annem vefat etti. Ben onun adına bir şey sadaka versem, bu sadaka ona fayda verir mi ? dedi. Rasulullah s.a.v : Evet ,buyurdu. Sa’d : Ben seni şahit yapıyorum, be- nim Mıhraf isimli bostanım annem için sadakadır. }
Buhan (2756-Ter:2603) Malik (2/760) Ebu Davud (2882) Nesei (6/252) Tirmizi (669) İbni Huzeyme (2500) İbni Hibban (3354)
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Bir kimse Nebi s.a.v’e : Babam öldü bir mal bıraktı ve vasiyet de etmedi. Benim onun adına tasadduk etmem onun günahlarına kefaret olur mu ? dedi. Rasulullah s.a.v : Evet olur , buyurdu. }
Müslim (1630/11)
SADAKA İSTEMENİN ÇİRKİNLİĞİ
{ … Ebu Said el-Hudri r.a şöyle dedi : Ensar’dan bazı kimseler, Rasulullah’tan sadaka istediler Rasulullah da onlara verdi. Sonra bunlar yine istediler. Rasulullah yine verdi. Nihayet yanında mal tükendi. Akabinde şöyle buyurdu : Sadaka malından yanımda bulunan şeyleri sizlerden asla esirgemem. Herkim dilencilikten sakınmak isterse, Allah o kimseyi iffetli kılar. Herkim halktan müstağni olursa, Allah onu zengin yapar. Herkim sabretmek isterse, Allah ona sabır verir, hiç kimseye sabırdan daha hayırlı, sabırdan daha geniş nimet verilmemiştir. }
Buhari (1469-Ter: Müslim (1053/124) Malik (21997) Nesei (5/95) Tirmizi (2024) Darimi (1/378) Beybaki (4/195) Beğavi (1613) Abdurrezzak (20014) Ahmed (3/93)
MAL BİRİKTİRMEK AMACIYLA SADAKA İSTEMENİN ÇİRKİNLİĞİ
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Herkim mal çoğaltmak için insanların mallarını dilenirse, şüphesiz o, ateş parçası istemektedir. Bundan sonra ister az istesin isterse çok istesin. }
Müslim (1041/105)
İFFETLİ İNSANLAR İSTEMEZ
Allah-u teala şöyle buyuruyor : { Sadakalar, Allah yolunda mahsur kalmış fakirlere mahsustur. Onlar yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, istemeye utandıklarından dolayı onları zengin zanneder. Onları simalaran dan tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allah bilir. }
BAKARA : 273.AY
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Miskin, sadaka istemek için insanları dolaşan, bir iki lokma, bir iki hurmanın geri çevirdiği dilenci kişiler değildir. Fakat gerçek miskin, kendini geçindirecek bir imkan bulamayan ve kendinin sadaka verilmek için sıkıntıda olduğu bilinmeyen, kendi de kalkıp insanlardan sadaka istemeyen iffetli kimselerdir. }
Buhari (1479-Ter; 1408) Müslim (1039/101) Malik (2/923) Nesei (2571) İbni Hibban (3352) Beğavi (1602)
DERLEYEN
TACUDDİN EL - BAYBURDİ
SADAKA VERMENİN FAZİLETİ VE ONA TEŞVİK
{ … Ebu Hureyre r.a den Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Herkim helal kazancından bir hurma değerinde bir sadaka verirse - ki Allah helal maldan verilen sadakadan başka hiçbir sadakayı kabul etmez - Allah bu sadakayı sağ eliyle kabul eder. Sonra onu dağ gibi olana kadar - sizin birinizin sütten kesilmiş tayını büyüttüğü gibi - sadaka sahibi için büyütür. }
Buhari (1410-Ter: 1337) Müslim (1014/63) Nesei (5157) Tirmizi (661) İbni Mace (1842) İbni Huzeyme (2425) İbni Hibban (3316) Bezzar (931-el-Keşf) Beğavi (1632) Ahmed (2/538)
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Aziz ve Celil olan Allah : Ey kulum, sen infak et ki, ben de sana infak edeyim, buyurdu. Rasulullah devamla şöyle buyurdu : Allah’ın eli doludur. Harcamak onu eksiltmez, o gece ve gündüz aralıksız devam eder. Allah’ın göğü ve yeri yarattığı günden beri, infak ettiği nimetlerini düşündünüz mü ? Şüphesiz ki onun elindeki nimetlerden hiçbir şey eksilmemiştir. Onun Arşı - su üzerindedir. Adalet terazisi onun elindedir. Terazinin kefesi bazen aşağı iner bazen de yukarı kalkar. - Bu sebeple bazı kullarına yetecek kadarı bazı kullarına da fazla rızık verir.- }
Buhar) (4684-Ter:4459) Müslim (993/37) Tirmizi (3045) İbni Mace (197) Ahmed (2/242)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Benim Uhud dağı kadar altınım olsa - üzerimdeki bir borç için sakladığını hariç - üçüncü gece gelirken ondan benim yanımda bir dinarın bulunması beni sevindirmez. }
Müslim (991/31) Buhari : 2389-6445-7228 - İbni Mace (4231) İbni Hibban (32 Ahmed (2/467)
{ … Ebu Musa r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki o zamanda bir kimse altınının sadakasını vermek için dolaşacak da elinden sadakasını alacak bir fakir bulamayacak. 0 zamanda erkeklerin azlı-ğından ve kadınların çokluğundan kırk kadının bir erkeğin arkasından gitmekte olduğu ve onun himayesine sığındığı görülecektir. }
Buhari (1414-Ter: 1340) Müslim (1012/59) Ebu Yağla (7299) Albani ( 5345-S. Cami)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Kulların sabaha erdiği her gün içerisinde iki melek iner. Bu iki melekten biri : Ey Allah’ım, infak edene sen bir bedelini ver der. Diğeri de : Ey Allah’ım, infak etmeyene sen malına telef ver der. }
Bahari (1442-Ter:1364-1365) Müslim (1010) İbni Hibban (815-et-Mevarid) Hakim (2/445) Ahmed (2/305-306) Albani (920-es-Sahiha)
{ … Adiy b. el-Hatim r.a şöyle dedi : Ben Nebi s.a.v’in yanında bulunduğum sırada ona bir adam geldi ve fakirlikten şikayet etti. Sonra ona başka bir adam geldi ve yol kesilmesinden şikayet etti. Nebi s.a.v : Ya Adiy, sen Hira şehrini gördün mü ?, dedi. Ben : Ben onu görmedim, fakat orası hakkında bana haber verildi dedim. Nebi : Eğer hayatın uzun olursa sen, hevdeci içinde yolculuk eden kadının Hira şehrinden hareket edip Allah‘tan başka kimseden korkmadan gelip Kabe’yi tavaf edeceğini göreceksin. Ben buna hayret ederek kendi kedime : Beldelerde fitne ve fesat çıkarmış olan Tay kabilesinin eşkıyaları nerede ki acaba ? dedim. Eğer hayatın uzun olursa - göreceksin ki, - Kisra‘nın hazineleri fethedilecektir,buyur- du. Ben : Kisra b. Hürmüz’ün hazineleri mi ? dedim. Nebi : Evet Kisra b. Hürmüz‘ün hazineleri. Eğer hayatın uzun olursa - göreceksin ki - bir kimse elinin dolusu altını veya gümüşü sadaka olarak çıkaracak da bunu kendisinden kabul edecek bir kimse arayacak, fakat onu kendisinden kabul edecek hiç kimseyi bulamayacak. Yemin ederim ki, biriniz Allah‘a kavuşacağı gün, Allah ile kendisi arasında konuşmayı tercüme edecek bir tercüman olmaz halde Allah‘a kavuşacak. Allah ona : Ben sana Rasul göndermedim mi ? diye soracak. 0 kul da : Evet gönderdin diyecek. Allah : Ben sana mal vermedim mi, bu şekilde sana ihsanda bulunmadım mı ? Diyecek. Kul : Evet diyecek. Derken kul sağına bakar cehen nemden başka bir şey göremez. Soluna bakar yine cehennemden başka bir şey göremez.
Adiy şöyle dedi : Ben Nebi s.a.v den işittim şöyle buyuru- yordu : 0 halde hepiniz yarım hurma tanesi ile veya onu da bulamazsa güzel bir sözle de olsun kendinizi cehennemden koruyun.
Adiy şöyle dedi : Ben Hira şehrinden hevdeci içinde yolculuğa çıkıp, Allah’tan gayri hiç kimseden korkmadan gelip Kabe’yi tavaf eden kadını gördüm. Ben Kisra b. Hürmüz’ün hazinelerini fetheden ordunun içinde bulundum. Yemin olsun eğer sizlerin hayatı uzun olursa, Nebi Ebul Kasım’ın söylediği elinin dolusu altını sadaka olarak çıkaracak kimseleri de siz göreceksiniz. }
Buhari : 3595 – Ter : 3371 - Tabarani : 6610 - Evsat - Beyhaki : 10131 - Beğavi : 4571- Mesabih
HER MÜSLÜMANIN SADAKA VERMESİ VACİPTİR
{ … Ebu Musa el-Eşari o den Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Her müslüman üzerine sadaka vermek vacibdir. Sahabeler : Ey Allah’ın Nebisi, sadaka verecek bir şey bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Eliyle çalışır hem kendine fayda verir hem de tasadduk eder,buyurdu. Çalışmaya da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Şiddetli ihtiyaç sahibine, bunalmış mazluma yardım eder,buyurdu. Sahabeler : Buna da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Maruf işlesin, münker işlemesin. Bu da o kimse için bir sadakadır, buyurdu. }
Buhari (1445-Tet: 1368) Müslim (1008/55) Nesei (2537) Beğavi (1643)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : İçerisinde güneşin doğduğu her günde insan bedeninden her bir eklem için sadaka vardır. İki kişi arasında adalet yapMak bir sadakadır. Binitine binmek isteyen veya eşyasını ona yüklemek isteyen kimseye yardım edip binitine bindirmek, yahut eşyasını kaldırıp yüklemek bir sadakadır. Güzel söz bir sadakadır. Namaza giderken sahibinin attığı her adım sadakadır. Yoldan geçenlere eziyet veren şeyleri oradan gidermek bir sadakadır. }
Buhari (2989-Ter:279 (2707) Müslim (1009/56) İbni Hibban (3381) Beybaki 84/187.188) Beğavi (1645) Ahmed (2/316)
{ … Ebu Zerr r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Sizden her birinizin bedeninden her bir eklem için sadaka vardır. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır. Her tahlil bir sadakadır. Her tekbir bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır. Kötülüğü yasaklamak bir sadakadır. Bir kimsenin kuşluk vakti kılacağı iki rekat namaz onlar - dan bazısına - kifayet eder. }
Müslim (720/84)
HER MARUF SADAKADIR
{ … Cabir b. Abdullah r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Her maruf - yani iyi ve hayırlı şeyler - bir sadakadır. }
Buhari (6021-Ter:6011) Müslim (1005/52) Tirmizi (1970) Tayalisi (1713) İbni Hibban (3379) Beğavi (1646) Ahmed (3/344)
SADAKANIN EN FAZİLETLİSİ
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Bir adam Nebi s.a.v’e geldi ve : Ya Rasulallah, ecir ve sevap yönünden hangi sadaka daha büyüktür ? dedi. Rasulullah s.a.v : Senin sıhhatli, Çok cimri olduğun, fakirlikten korktuğun ve zenginliği ümit ettiğin halde infak ettiğin sadakadır. Can boğaza ulaşıp. bu malım falan içindir ; bu malım filan içindir diyeceğin ve bunlarda mirasçıların olacağı için sadakanı geri bırakma,buyurdu. }
Buhari : 1419 – Ter : 1345 - Müslim (1032192) Ebu Davud (2865) Neseı (2541) İbni Mace (2706) İbni Huzeyme (2454) İbni Hibban (3312) Abdurrezzak (16740) Tayalisi (980) Beyhaki (4/189) Beğavi (1671) Ahmed (2/25)
ZEVCENİN VEYA HİZMETKARIN SADAKASI
{ … Aişe r.anha dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Kadın evinin viyeceğinden ifsat etmeden infak ettiği vakit, onun için infakı sebebiyle bir sevap vardır, bu malı kazanması sebebiyle kocası için de bir sevap vardır, malı bekleyen için bekleme sebebiyle bir sevap vardır. Bunlardan bazısının ecri diğerlerinin ecrinden hiçbir şeyi noksanlaştırmaz. }
Buhari (1425-Ter:1352) Müslim (1024/80) Ebu Davud (1685) Nesei (5/65) Tirmizi (672) Abdurrezzak (7275) İbni Hibban (3358) Beyhaki (41192) Beğavi (1692) Ahmed (6/44)
{ … Esma b. Ebu Bekir r.anha şöyle dedi : Ben : Ya Rasulallah, benim hiç malım yoktur, ancak malım kocam Zübeyr b. Avvamın bana getirdiği mallardır. Ben bu mallardan tasadduk edeyim mi ? diye sordum. Rasulullah s.a.v : Tasadduk et, malı kap içinde saklama, sonra o sana da saklanır,buyurdu. }
Buhari (2590-Ter:2386) Müslim (1029/88) Nesei (5/74) Abdurrezzak (16614) İbni Hibban (3357) Beğavi (1654) Ahmed (6/354)
SADAKANIN İMKAN NİSBETİNDE OLMASI
{ … Ebu Musa el-Eşari r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Her müslüman üzerine sadaka vermek vacibdir. Sahabeler : Ey Allah’ın Nebisi, sadaka verecek bir şey bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Eliyle çalışır hem kendine fayda verir hem de tasadduk eder,buyurdu. Çalışmaya da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Şiddetli ihtiyaç sahibine, bunalmış mazluma yardım eder,buyurdu. Sahabeler : Buna da güç bulamaz ise ne yapar ? dediler. Nebi s.a.v : Maruf işlesin, münker işlemesin. Bu da o kimse için bir sadakadır,buyurdu. }
Buhari (1445-Ter; 1368(6022) Müslim (1008/55) Nesei (2537) Beğavi (1643)
{ … Esma b. Ebu Bekir şöyle dedi : Ben : Ya Rasulallah, benim hiç rnalım yoktur, ancak malım kocam Zübeyr b. Avvamın bana getirdiği mallardır. Ben bu mallardan tasadduk edeyim mi ? diye sordum. Rasulullah s.a.v : Tasadduk et malı kap içinde saklama, sonra o sana da saklanır,buyurdu. }
Buhari : 2590-Ter:2386) Müslim (1029/88) Nesei (5/74) Abdurrezzak (16614) İbni Hibban (3357) Beğavi (1654) Ahmed (6/354)
HARAM MALDAN SADAKA KABUL OLMAZ
{ … İbni Ömer r.a dedi ki : “..... Ben Rasulullah s.a.v’i işittim : Abdestsiz hiçbir namaz’dan ve hiyanetle elde edilmiş hiçbir maldan da sadaka kabul olun-maz….. buyuruyordu. }
Müslim (224) Ebu Avane (1/234) Tirmizi (1) İbni Mace (272) İbni Ebi Şeybe (1/14/1) Tayalisi (1874’l Ahmed (4969) Albani (120-el-İrva)
ANNE, BABA, EVLAT, AKRABA VE YAKINLARA SADAKA VERMEK
{ … Tarık el-Muharibi anlatıyor : Medine’ye geldik, baktıkki Resulullah s.a.v ayağa kalkmış mimberde cemaate hitabediyor. Şöyle diyordu : En üstün el verenin elidir. Geçimini sağlamak için anneden, babadan, kız ve erkek kardeşlerden başla ve daha sonra yakınlık derecesine göre takip et. }
Nesei : 5.c.2522.n
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v buyurdu ki : Sadakanın en hayırlısı, vereni güç durumda bırakmayacak olanıdır. Veren el alan el’den daha hayırlıdır. Vermeye, geçimini sağlamakla mükellef olduğun kimselerden başla. }
Nesei : 5.c.2524.n
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v buyurdu ki : Sadaka verin. Bunun üzerine bir adam :
- Ya Rasulallah benim bir dinarım var, deyince Resulullah s.a.v :
- Onu kendin için harca, buyurdu. Adam :
- bir tane daha var, deyince Resululah s.a.v :
- Onu da hanımın için harca, buyurdu. Adam :
- Bir tane daha var, deyince Resulullah s.a.v :
- Çocuğun için harca, buyurdu. Adam tekrar :
- Bir tane daha var deyince, Resulullah s.a.v :
- Onu da hizmetçin için harca, buyurdu. Adam .
- Bir tane daha var, deyince Resulullah s.a.v :
- Sen daha iyi bilirsin, buyurdu. }
Nesei : 5.c.2525.n
{ … Enes b. Malik r.a Şöyle dedi : Ebu Taiha Medine’de hurmalık mal yönünden Ensar’ın en zengini idi. Mallarının kendine en değerlisi de Beyruha (bostanı) idi. Beyruha mescidin hemen karşısındaydı, Rasulullah s.a.v Beyruha’ya girer onun içindeki güzel sudan içerdi. Enes dedi ki: { Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. } [ İmran : 92 ] ayeti inince Ebu Talha kalkıp, doğru Rasulullah’a geldi ve : Ya Rasulallah, Allah-u teala : “ Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe ermiş olamazsınız...” buyuruyor. Bana malımın en değerli olanı Beyruha’dır. Beyruha Allah için sadakadır. Bu sadakanın hayrını ve onun Allah katında bir iyilik ve azık olmasını ümit ediyorum. Allah’ın sana gösterdiği cihete onu sarfet dedi. Enes dedi ki : Rasulullah s.a.v bunun üzerine : Ne hoş ! İşte bu kazançlı bir maldır, işte bu kazançlı bir maldır. Ben senin söylediğin sözü işittim. Ben bu bostanı akrabalarına infak etmeni uygun görüyorum,buyurdu: Ebu Talha : Ya Rasulallah ben de senin istediğin gibi yaparım dedi. Sonra Ebu Talha Beyruha’yı akrabaları ve amca oğulları arasında taksim etti. }
Buhari (1462-Ter: 1388) Müslim (998/42) Malik (2/595) Darimi (2/390) Tirmizi (2997) İbni Huzeyme (2455) İbni Hibban (3340) Beyhaki (6/164-275) Beğavi (1683) Ahmed (3/131-256)
SADAKA SEVABININ ÖLÜYE ULAŞACAĞI
{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Sa’d b. Ub anasından uzak bir yerde bulunduğu sırada annesi vefat etti. Bunun üzerine Sa’d : Ya Rasulallah, ben annemden uzakta iken annem vefat etti. Ben onun adına bir şey sadaka versem, bu sadaka ona fayda verir mi ? dedi. Rasulullah s.a.v : Evet ,buyurdu. Sa’d : Ben seni şahit yapıyorum, be- nim Mıhraf isimli bostanım annem için sadakadır. }
Buhan (2756-Ter:2603) Malik (2/760) Ebu Davud (2882) Nesei (6/252) Tirmizi (669) İbni Huzeyme (2500) İbni Hibban (3354)
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Bir kimse Nebi s.a.v’e : Babam öldü bir mal bıraktı ve vasiyet de etmedi. Benim onun adına tasadduk etmem onun günahlarına kefaret olur mu ? dedi. Rasulullah s.a.v : Evet olur , buyurdu. }
Müslim (1630/11)
SADAKA İSTEMENİN ÇİRKİNLİĞİ
{ … Ebu Said el-Hudri r.a şöyle dedi : Ensar’dan bazı kimseler, Rasulullah’tan sadaka istediler Rasulullah da onlara verdi. Sonra bunlar yine istediler. Rasulullah yine verdi. Nihayet yanında mal tükendi. Akabinde şöyle buyurdu : Sadaka malından yanımda bulunan şeyleri sizlerden asla esirgemem. Herkim dilencilikten sakınmak isterse, Allah o kimseyi iffetli kılar. Herkim halktan müstağni olursa, Allah onu zengin yapar. Herkim sabretmek isterse, Allah ona sabır verir, hiç kimseye sabırdan daha hayırlı, sabırdan daha geniş nimet verilmemiştir. }
Buhari (1469-Ter: Müslim (1053/124) Malik (21997) Nesei (5/95) Tirmizi (2024) Darimi (1/378) Beybaki (4/195) Beğavi (1613) Abdurrezzak (20014) Ahmed (3/93)
MAL BİRİKTİRMEK AMACIYLA SADAKA İSTEMENİN ÇİRKİNLİĞİ
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Herkim mal çoğaltmak için insanların mallarını dilenirse, şüphesiz o, ateş parçası istemektedir. Bundan sonra ister az istesin isterse çok istesin. }
Müslim (1041/105)
İFFETLİ İNSANLAR İSTEMEZ
Allah-u teala şöyle buyuruyor : { Sadakalar, Allah yolunda mahsur kalmış fakirlere mahsustur. Onlar yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, istemeye utandıklarından dolayı onları zengin zanneder. Onları simalaran dan tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allah bilir. }
BAKARA : 273.AY
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Miskin, sadaka istemek için insanları dolaşan, bir iki lokma, bir iki hurmanın geri çevirdiği dilenci kişiler değildir. Fakat gerçek miskin, kendini geçindirecek bir imkan bulamayan ve kendinin sadaka verilmek için sıkıntıda olduğu bilinmeyen, kendi de kalkıp insanlardan sadaka istemeyen iffetli kimselerdir. }
Buhari (1479-Ter; 1408) Müslim (1039/101) Malik (2/923) Nesei (2571) İbni Hibban (3352) Beğavi (1602)
DERLEYEN
TACUDDİN EL - BAYBURDİ
Zekat Konusu..
16:58
Z E K A T L A A L A K A L I K O N U L A R
بسم الله الرحمن الرحيم
ZEKATIN FARZİYETİ
{ … Ömer r.a şöyle dedi : Bir gün biz Rasulullah’ın yanında bulunuyor iken birden yanımıza elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah, üzerinde yolculuk eseri olmayan ve bizden kendisini kimsenin tanımadığı bir adam çıkageldi. Nihayet Nebi s.a.v’in yanına oturdu. İki dizini onun dizine dayadı, iki elini dizlerinin üzerine koydu ve : Ya Muhammed, bana İslam’dan haber ver dedi. Rasulullah s.a.v : İslam, Allah‘tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah‘in Rasulü olduğuna şehadet etmen, namazı kılman, zekatı vermen, ramazan orucunu tutman, yoluna gücün yeterse Beyti hac etmendir, buyurdu. 0 adam : Doğru söyledin dedi. Ömer dedi ki : Biz buna hayret ettik, hem soruyor hem de Rasulullah’ı tasdik ediyordu…..... }
Müslim (8/1) Ebu Davud (4695) Nesei (8/97) Tirmizi (2610) İbni Mace (63) İbni Mende (1) Tayalisi (20) Ahmed (1/52)
{ … İbni Ömer r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : İslam beş esas üzere kurulmuştur : Allah‘tan başka ilah olmadığına ve Muhammed‘in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, ramazan orucunu tutmak ve hac etmektir. }
Müslim (16/22) Buhari (8-Ter: Nesei (8/108) Tirmizi (2609) İbni Huzeyme (308) İbni Hibban (158-1446) İbni Mende (40-el-İman) Humeydi (703) Tabarani (13203-M.Kebir) Ebu Nuaym (3/62-el-Hilye) Beyhaki (1/358) Beğavi (6) Ahmed (2/143) Albani (781-el-İrva)
{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken ona şöyle buyurdu : Şüphesiz ki sen, ehl-i kitap bir kavme gidiyorsun, onların yanına vardığın vakit önce onları La İlahe İllallah Muhammedu’r Rasulullah‘a şehadet ge- tirmeye davet et. Eğer onlar şehadet getirmede sana itaat ederlerse, Allah‘ın kendilerine her gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı farz kıldığını haber ver. Onlar bu beş vakit namaz kılma – hususunda - da sana itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine zekatı farz kıldığını ve bu zekatın onların zenginlerinden alınıp fakirlerine verileceğini de haber ver. Onlar bu zekat hususunda da sana itaat ederlerse, onların yanında en kıymetli olan malı zekat malı olarak almaktan sakın ve mazlumun bedduasından da kork. Çünkü mazlum ile Allah’ın arasında perde yoktur – yani duasına icabet eder - }
Buhari (1496-Ter1423 Müslim (19/29) Ebu Davud (1584) Nesej (2434) Tirmizi (625) Darinıi (1/379) İbni Mace (1783) İbni Hibban (156-el- Mevarid) İbni Mende (116-el-iman) Tabarani (12408-M. Kebir) Ahmed (1/233) Dare kutni (2/136) Beyhaki (4/96-101) Beğavi (1557)
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v vefat ettiği zaman Ebu Bekir halife oldu. Arap kabilelerinden bazıları ktifre dönüp irtidat ettiler. Ebu Bekir onlara karşı ordu gön dermeye başladığında Ömer, Ebu Bekir’e şöyle dedi : Sen bu insanlarla nasıl savaşırsın ? Oysa Rasulullah s.a.v : Ben insanlar La İlahe İllallah deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Kim bu sözü söylerse o kimse İslam hukukunun dışında benden malını ve canını korumuş olur. - Haddi gerektirmeyen günahlarının - hesabı ise Allah‘a aittir,buyurdu. Ebu Bekir : Allah’a yemin ederim ki, ben namaz ile zekat vermenin arasını ayıran kimselerle savaşırım. Çünkü zekat malın üzerindeki bir haktır. Vallahi onlar Rasulullah’a zekat olarak verdikleri dişi oğlağı bana vermezlerse, o dişi oğlağı vermeleri için elbette onlarla savaşırım dedi. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi : Vallahi bu - savaş isteği - Allah’ın Ebu Bekir’in gönlünü açmasından başka bir şey değildi, ben bildim ki bu haktır. }
Buhari (1399-Ter:1325) Müslim (20/32) Ebu Davud (1556) Nesei (2442) Tirmizi (2607) İbni Hibban (216) İbni Mende 215-el-İman) Abdurrezzak (18718) Beyhaki 4/104) Ahmed (2/528)
ZEKATINI VERMEYENLERİN GÜNAHI
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Altın ve gümüşün zekat hakkını ödemeyen kimseler, kıyamet günü olduğunda o altın ve gümüşleri kendileri için ateşten levhalar haline getirilir ve cehennem ateşinde iyice kızdırılır. Sonra bu kızgın levhalarla onların böğrü, alnı ve sırtı dağlanır. Levhalar soğudukça azap için kızdırma tekrar iade olunur. Bu azaplandırma, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde kullar arasındaki haklar ödeninceye kadar devam eder. Neticede o kimseye ya cennete ya da cehenneme giden yol gösterilir. Denildi ki : Ya Rasulallah ! Zekatı verilmeyen develerin durumu nedir ? Rasulullah s.a.v : Develerinden zekat hakkını ödemeyen her deve sahibi de ,kıyamet gününde geniş ve düz bir araziye yatırılır. Develer en semiz oldukları halde,onlardan bir tek yavru dahi eksilmeksizin hepsi ayaklarıyla onu çiğner ve ağızlarıyla da ısırırlar. Develerin sonuncusu ona uğrayıp geçince, baş tarafı o kimseye tekrar uğratılır. Bu azaplandırma, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde kullar arasındaki haklar ödeninceye kadar devam eder. Neticede o kimseye ya cennete ya da cehenneme giden yol gösterilir,buyurdu. Ya Rasu-lallah ! Zekatı verilmeyen sığır ve davarların durumu nedir ? denildiğinde, Rasulullah s.a.v : Sığır ve davarlardan zekat hakkını ödemeyen her sığır ve davar sahibi de geniş ve düz bir araziye yatırılır. Bu hayvanlardan da hiçbiri kaybolmaksızın içlerinde iki boynuzu kıvrık, boynuzsuz ve boynuzu kırılmış olanın hepsi, o kimseye toslayacak ve ayaklarıyla o kimseyi çiğneyeceklerdir. Bu sürünün de baş tarafı onun üzerinden geçtiğinde sonu tekrar geri döndürülür. Bu azaplandırma, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde kullar arasındaki haklar ödeninceye kadar devam eder. Neticede o kim seye ya cennete ya da cehen-neme giden yol gösterilir,buyurdu.Ya Rasulellah ! Zekatı verilmeyen atların durumu nedir denildiğinde, Rasulullah : Atlar üç kısımdır : At bazı kimseler için günah, bazı kimseler için bir Perde, bazı kimseler için de sırf hayırdır. At’ın kendisi için günah olan kimseye gelince o, atını gösteriş övünüp böbürlenmek ve müslümanlara savaş için besler. İşte bu at o kimse için büyük günahtır.At’ın kendi ihtiyacı için bir perde olana gelince, o kimse atını, Allah yolunda bağlar, sonra da gerek hayvanların sırtındaki Allah‘ın hakkını – yani cihat için binmek veya bindirmek – yahut da Allah’ın hakkı olan sadakayı unutmaz. İşte bu at o kimse için bir perdedir. At’ın kendisi için hayır olana gelince, o kimse de atını müslümanların lehine Allah yolunda - cihat maksadıyla - bağlamıştır. Atı bol otlu geniş bir çayırlıkta beslenirse, atın bu bol otlu çayırlıktan yediği bitkilerin sayısınca sahibi için bir çok haseneler yazılır. Atın gübre ve bevli için de ona haseneler yazılır. Atın yuları kopsa şahlanarak bir veya iki yüksek tepeye raks ederek neşeyle koşsa, yerde tırnaklarının bıraktığı izleri ve gübreleri sayısınca sahibine Allah haseneler yazar. Hayvan bir nehre uğrayıp ondan su içse, sahibi sulamak istememiş olsa bile - Allah o kimse için atının içtiği su sayısınca hase-neler yazar,buyurdu. Ya Rasulallah ! Zekatı verilmeyen eşeklerin durumu nedir ? denildiğinde, Rasulullah : Eşekler hakkında bana bir şey indirilmedi. Ancak bana her hükmü içeren, emsalsiz :
{ Her kim zerre miktarı bir hayır işlerse onu görecek. Her kim zerre miktarı bir şer işlerse onu görecektir } ZİLZAL : 7-8 . ayeti indirildi,buyurdu. }
Müslim (987/24) Ebu Davud (1658) Nesei (5/12) İbni Huzeyme (2252) İbni Hibban (3253) Beyhaki (4/119) Beğavi (1562) Abdurrezzak (6858) Ahmed (2/262-276-3 83)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Her kim Allah kendisine mal verir de o malın zekatını vermezse, kıyamet gününde zekatı verilmeyen o mal, sahibi için çok zehirli bir yılan şekline dönüşür. Bu yılanın iki gözü üstünde iki nokta vardır. Bu azgın yılan kıyamet gününde mal sahibinin boynuna gerdanlık yapılır. Sonra yılan ağzı ile sahibinin çenesini iki tara-fından yakalar. Sonra ona : Ben senin - çok sevdiğin - malınım, ben senin hazinenim der. Ebu Hureyre dedi ki : Bundan sonra Rasulullah s.a.v :
{ Allah’ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Bilakis o kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızı haber alandır. } Ali İmran :180. ayetini okudu. }
Buhari : 1403-Ter:1329 - Nesei : 2481 - Beyhaki : 7/4 - Beğavi : 1560
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Deve sahibi devesinin zekat hakkını ödemediği zaman, kıyamet günü o deve en kuvvetli ve besili haliyle sahibinin üzerine gelir ve onu ayaklarıyla çiğner. Koyun sahibi de koyunlarının zekatını vermediği zaman, kıyamet günü o koyunlar en kuvvetli ve besili halde sahibinin üzerine gelir,onu ayaklarıyla çiğner ve boynuzlarıyla ona toslarlar. Nebi s.a.v devamla : Bu hayvanların haklarından biri de , sütlerinin sağılması ve fakirlere ondan içirilmesidir. Hiç biriniz kıyamet günü zekatını ödemediği davarı omzunda meler bir halde : Ya Muhammed, bana yardım et diyerek yanıma gelmesin. Çünkü o vakit ben ona, ben senin için bir şey yapmaya malik değilim, ben sana bu günü tebliğ etmiştim derim. Ve yine sizden hiç kimse, zekatını vermediği devesi omuzunda böğürür bir halde : Ya Muhammed, bana yardım et diyerek yanıma gelmesin. Çünkü o vakit ben ona, ben senin için bir şey yapmaya malik değilim, ben sana bu günü tebliğ etmiştim derim. }
Buhari : 1402.Ter:1328 - Nesei : 2447
ZEKATINI VERMEYENLERLE SAVAŞILIR
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v vefat ettiği zaman Ebu Bekir halife oldu. Arap kabilelerinden bazıları küfte dönüp irtidat ettiler. Ebu Bekir de onlara karşı ordu göndermeye başladığında Ömer, Ebu Bekir’e şöyle dedi : Sen bu insanlarla nasıl savaşırsın ? Oysa Rasulullah s.a.v : Ben insanlarla La İlahe İllallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Kim bu sözü söylerse o kimse islam hukukunun dışında benden malını ve canını korumuş olur. - Haddi gerek-tirmeyen günahlarının - hesabı ise Allah‘a aittir,buyurdu. Ebu Bekir : Allah’a yemin ederim ki, ben namaz ile zekat vermenin arasını ayıran kimselerle savaşırım. Çünkü zekat malın üzerindeki bir haktır. Vallahi onlar Rasulullah’a zekat olarak verdikleri dişi bir oğlağı bana vermezlerse, o dişi oğlağı vermeleri için elbette onlarla savaşırım, dedi. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi : Vallahi bu iş, Allah’ın Ebu Bekir’in gönlünü açmasından başka bir şey değildi, ben bildim ki bu haktır. }
Buhari : 1399-Ter : 1325-1326 - Müslim : 20/32 : Ebu Davud : 1556
Z E K A T I N N İ S A BI
DEVELERİN ZEKATI
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’i Bahreyn’e zekat amili olarak gönderdiği vakit, onun için şu mektubu yazmıştı : Bis millahir rahmanir rahim Bu Allah’ın, Rasulüne emrettiği ve Rasulullah s.a.v’in müslümanlar üzerine takdir ettiği zekat farizasıdır. Her kimden bu mektupta bildirilen miktar da zekat istenirse, o kimse zekatını versin. Bundan fazlası istenirse fazlasını vermesin. Devenin yirmi dört tanesi ve daha aşağısında, koyundan her beş devede bir koyundur. Deve sayısı yirmi beşe erişince, otuz altıya kadar bir Bintu mahad, Otuz altıya erişince, kırk beşe kadar bir Bintu lebun,Kırk altıya erişince, altmışa kadar bir Hıkka, Altmış bire erişince, yetmiş beşe kadar bir Cezea,Yetmiş altıya erişince, doksana kadar iki Bintu lebun, Doksan bire erişince, yüz yirmiye kadar iki Hıka, zekat vermek vacibdir. Deve sayısı yüz yirmiden daha fazla olursa, her kırk devede bir Bintu lebun ve her elli devede bir Hıkka zekat vardır. Yanında dört deveden gayri bulunmayan kimseye gelince, o miktardaki deveye zekat yoktur. Ancak deve sahibi kendi vermek isterse bu müstesnadır. Deve adedi beşe ulaştığında ondan bir koyun zekat vermek vaciptir. ………………………. }
Buhari (1454-Ter: 1380) Ebu Davud (1567) Nesel (2446) İbni Mace (1800) İbn Carud (342) İbni Huzeyme (2261) İbni Hibbarı (3266) Ebu Yağla (1 27) Dare kutni (2/113) Hakim (1/390) Beyhaki (4/85-86) Beğavi (1 570) Ahmed (1/11)
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’e - onu zekat amili yap-tığında - Allah’ın, Rasullüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. - 0 mektupta - : Kimin zekat bedeli Bintu mehad’a ulaşır ve mal sahibinin yanında Bintu mehad bulunmaz ve onun yanında Bintu lebun olursa, o kabul edilir. Zekat amili, mal sahibine - yaş farkı olarak - yirmi dirhem veya iki koyun verir. Mal sahibinin yanında Bintu mehad bulunmaz ve onun yanında İbnu Lebun bulunursa, o kabul edilir. Mal sahibine - yaş farkı olarak - bir şey verilmez. }
BaharI : 1448-Ter:1373
İbnu Mehad : bir yaşını doldurmuş ve iki yaşına basmış erkek deve. Bintu Mehad : bir yaşını doldurmuş ve iki yaşına basmış dişi deve. İbnu Lebun : iki yaşını doldur-muş ve üç yaşına basmış erkek deve. Bintu Lebun : iki yaşını doldurmuş ve üç yaşına basmış dişi deve.Hıkk : üç yaşını doldurmuş ve dört yaşına basmış erkek deve. Hıka : üç yaşını doldurmuş ve dört yaşına basmış dişi deve. Cez’a : dert yaşını doldurmuş ve beş yaşına basmış erkek deve. Cezea : dört yaşını doldurmuş ve beş yaşına basmış dişi deve.
KOYUNLARIN ZEKATI
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’i Bahreyn’e zekat amili olarak gönderdiği vakit, onun için şu mektubu yazmıştı : Bis millahir rahmanir rahim Bu Allah’ın, Rasulüne emrettiği ve Rasulullah s.a.v’in müslümanlar üzerine takdir ettiği zekat farizasıdır. Her kimden bu mektupta bildirilen miktar da zekat istenirse, o kimse zekatını versin. Bundan fazlası istenirse fazlasını vermesin ……………..Yay-lakta kalan koyunun zekatında, koyun sayısı kırk olunca, yüz yirmiye kadar bir koyundur. Yüz yirmiden fazlada iki yüze kadar iki koyundur. Koyun sayısı iki yüzden fazla olursa, üç yüze kadar üç koyundur. Koyun sayısı üç yüzden fazla olursa, her yüz koyunda bir zekat vardır. Bir kimsenin yayılır koyunu, kırktan bir koyun noksan olursa, bu noksan koyunda zekat yoktur. Ancak sahibi diler verirse bu müs-tesnadır……………. }
Buhari (1454-Ter: 1380) Ebu Davud (1567) Nesel (2446) İbni Mace (1800) İbn Carud (342) İbni Huzeyme (2261) İbni Hibbarı (3266) Ebu Yağla (1 27) Dare kutni (2/113) Hakim (1/390) Beyhaki (4/85-86) Beğavi (1 570) Ahmed (1/11)
GÜMÜŞÜN ZEKATI
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’i Bahreyn’e zekat amili olarak gönderdiği vakit, onun için şu mektubu yazmıştı : Bis millahir rahmanir rahim Bu Allah’ın, Rasulüne emrettiği ve Rasulullah s.a.v’in müslümanlar üzerine takdir ettiği zekat farizasıdır. Her kimden bu mektupta bildirilen miktar da zekat istenirse, o kimse zekatını versin. Bundan fazlası istenirse fazlasını vermesin ……………..iki yüz dirhem gümüşün onda birinin dörtte biri - yani kırkta bir - miktarında zekat vacibdir Gümüş miktarı yüz doksan dirhem olursa bunda da zekat yoktur. Ancak gümüş sahibi diler verirse bu müstesnadır. }
Buhari (1454-Ter: 1380) Ebu Davud (1567) Nesel (2446) İbni Mace (1800) İbn Carud (342) İbni Huzeyme (2261) İbni Hibbarı (3266) Ebu Yağla (1 27) Dare kutni (2/113) Hakim (1/390) Beyhaki (4/85-86) Beğavi (1 570) Ahmed (1/11)
{ … Ebu Said el-Hudri r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Beş ukiyyeden az miktar gümüşte zekat yoktur. En aşağı üç yaşındaki beş deveden aşağısında zekat yoktur. Beş vesk ,niktarının aşağısındaki hububatta da zekat yoktur. }
Buhari (1405-Ter:1331) Müslim (979/1) Malik (1/244)) Ebu Davud (1558) Nesei (2473) Tirmizi (626) Darimi (1/384) İbni Mace (1793) İbni Huzeyme (2294) İbni Hibban (3282) İbn Carud Abdurrezzak (7258) Ahmed (3/6)
Bir ukiyye : kırk dirhemdir. Beş ukiyye ise iki yüz dirhem eder. Vesk : Bir vesk Rasulullah’in Sa’ı ile 60 sa’ miktarıdır. Bir sa’ : 1040 dirhem ayarındaki bir ölçektir. Beş vesk ise net 1000 gram etmektedir.
SIĞIRLARIN ZEKATI
.{ … Muaz b. Cebel r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v onu yemene gönderdiği vakit sığırdan her otuz sığıra zekat farizası olarak iki yaşında erkek - yahut dişi - dana almasını ; her kırk sığıra üç yaşında erkek - yahut dişi - dana almasını…… emretti. }
Ebu Davud (1576) Nesei (2449-2450) Tirmizi (623) Darimi (1/382) İbni Mace (1803) İbni Huzeyme (2268) İbni Hibban (794-el-Mevarid) İbn Carud (343) Dare kutni (2/94) Hakim (1/398) Beyhaki (4/98) Beğavi (107ı) Abdurrezzak (6841)
YER MAHSÜLLERİNİN ZEKATI
{ … İbni Ömer r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Semanın ve pınarların veya sulanmaksızın kendi damarlarıyla topraktan su emip yetişmiş olan mahsuller için uşr - yani onda bir - zekat, kuyu ve dolapla sulananlarda ise yirmide bir zekat vardır..... }
Buhari (1483-Ter: 1412) Müslim (980/7) Ebu Davud (1596) Nesei (2487-2488) Tirmizi (640) İbni Mace (1817) İbni Huzeyme (2308) İbni Hibban (3285) İbnu Carud (348) Tabarani (2/1 14-M. Sağir) Dare kutni (2/130) Beyhaki (1/130) Beğavi (1580)
BAL’IN ZEKATI
{ … Ebu Seyyare el-Mukti r.a şöyle dedi : Ben Rasulullah s.a.v : Ya Rasulellah, benim arılarım var dedim. Rasulullah : Onlardan - çıkan balın - onda birini zekat olarak öde,buyurdu. Ben : Ya Rasulallah, arıları benim için himaye ettir dedim. Rasulullah s.a.v onları benim için himaye ettirdi. }
İbni Mace : 1823-1824 – İbn Carud : 350 - Ebu Davud : 1600 - Nesei : 2498 - İbni Huzeyme : 2325 - Ebu Ubeyd : 1489 - Albani : 810 el-İrva
{ … İbni Ömer r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Bal da her on zikka da bir zıkka zekat vardır. }
Tirmizi : 629
Zikka : içine sıvı maddeler konan deriden yapılma bir kaptır.
MADENLERİN ZEKATI
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Hayvanın zarar ve ziyanı hederdir, kuyunun zararı hederdir, madenin zararı hederdir – yani tazminat lazım gelmez - Rikazda beşte bir oranında vergi vardır. }
Buhari (1499-Ter:1429) Müslim (1710/45) Malik (1/249 Ebu Davud (3085) Nesei : 2494 Tirmizi (1377) Darimi (1/393) İbni Mace : 2509 – İbn Carud (372) İbni Hibban (6005) Dare kutni (3/151) Tayalisi (2305) Beyhaki (4/155) Ahmed (2/239) Albani (812-İrva
Rikaz : gömülü olan herhangi bir maden, hazine vesaire gibi şeylerdir.
KENDİSİNDEN İSTİFADE EDİLEN MALLARIN ZEKATI
{ … İbni Ömer r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Her kim bir mal - elde eder ve on - dan istifade ederse, onun üzerinden bir sene geçmedikçe o mala zekat yoktur. }
Tirmizi : 631.Ter : 626 - Malik : 1/246/1 - Beyhaki : 4/104 - Beğavi : 1576 - Albani : 3/254-el-İrva)
ZEKAT OLARAK VERİLMEYECEK MALLAR
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir Enes’e - onu zekat amili yaptığında - Allah’ın, Rasulüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. – Onda – “ …...Zekat verirken malın yaşlısı, kusurlusu, damızlık döl hayvanı çıkarılmaz. Ancak zekat amilinin bunları kabul etmesi müstesnadır. }
Buhari : 1455. Ter: 1382
Yani , Zekat için verilen hayvan yaşlı ve kusurlu olur, zekat toplayan memur da onu zekat farizası olarak kabul ederse bu müstesnadır. Hakeza zekat farizası olarak eda edilen damızlık hayvan olur zekat mükellefi de onu gönülden gelerek veriyor ise, yine bu da müstesnadır, yani kabul edilir.
ZEKAT MALI TOPLU İSE AYRILMAZ AYRIK İSE TOPLANMAZ
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir Enes’e - onu zekat amili yaptığında - Allah’ın, Rasulüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. - 0 mektupta - : “ …...Zekat verme endişesiyle, ayn ayrı bulunan zekat malları bir araya toplanmaz. Toplu bulunanların arası da ayrılmaz….}
Buhari : 1450-Ter : 1375
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’e - onu zekat amili yaptığında - Allah’ın, Rasulüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. - 0 mektupta - : “…..İki karışık sürüden oluşan sürünün zekatında, bu karışık sürünün sahipleri kendi aralarında adaletli bir seviyede muracaat ederler. }
Buhari : 1451-Ter : 1376
{ … Suveyd b. Gafele r.a şöyle dedi : Ben - zekat amili olarak - gittiğimde - yahut Rasulullah’ın zekat amili ile giden haber verdi - Rasulullah’ın - yazdığı zekat - ahdi şöyle idi : Sütlü hayvanları alma, ayrık olanları birleştirme, toplu olanların arasını da ayırma…… }
Ebu Davud : 1579 - Nesei : 2456 - İbni Mace : 1801
AÇIKLAMA : Zekat vermekten kaçıyormuş zannına kapılıp ayrı olan ve zekat nisabına erişmeyen mallar birleştirilerek zekat verilmez. Ortaklık sebebiyle birleştirilmiş, zekat nisabına baliğ olan mallar da zekat vermek endişesiyle ayrılmaz. Birleştirilmiş mallar eğer zekat nisabına eriyorsa ondan zekat verilir. Ortaklar zekat için ödenen malları aralarında eşit şekilde paylaşırlar. Mesela iki ortağın beş devesi olsa, ona zekat olarak bir koyun verirler. Zekat olarak verilen koyun ortaklardan kimin malından verildi ise, diğeri ona koyunun yarı bedelini para olarak öder. İki ortağın kırk koyunu olsa, bunda da zekat olarak bir koyun vardır. Bu koyun kimin malından zekat olarak verildi ise, diğeri ortağına koyunun yarı bedelini para olarak öder. Dolayısıyla ortaklardan her biri verilen zekata iştirak etmiş olur. Bölünebilen mallarda durum, daha kolaydır.
ZEKAT AMİLLERİNİ MEMNUN ETME
{ … Cerir b. Abdullah r.a şöyle dedi : Bedevilerden bazı kimseler Rasulullah s.a.v’e gelip : Zekat amilleri bize geliyor ve bizlere zulmediyor dediler. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v : Zekat amillerini - zekatlarınızı güzellikte ödeyerek - razı ediniz, buyurdu. }
Müslim (989/29) Ebu Davud (1589) Nesei (2459) Beğavi (1 253-el-Mevarid) Ahmed (19228) Albani (901 -S. Cami)
ZEKAT VERENLERE ZEKAT AMİLLERİNİN DUA ETMESİ
{ … Abdullah b. Ebı Evfa r.a şöyle dedi : Herhangi bir kavim Nebi s.a.v’e zekatlarını getirdiği zaman, Nebi s.a.v onlara şöyle dua ederdi : Allahumme Salli Ala FuIan. Babam Ebu Evfa zekatını getirdiğinde, Nebi s.a.v ona : Allahumme Salli Ala Ebi Evfa. diye dua etti.}
Buhari (1497-Ter. 1424) Müslim (1078/) Ebu Davud (1590) Nesei (2458 - İbni Mace : 1796
ZEKAT AMİLLERİNİN ZEKAT VERENLERE ZULMETMEMESİ
{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken ona şöyle buyurdu : Şüphesiz ki sen, ehl-i kitap bir kavme gidiyorsun, onların yanına vardığın vakit önce onları La İlahe İllallah Muhammeden resulullah‘a şehadet ge- tirmeye davet et. Eğer onlar şehadet getirmede sana itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine her gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı farz kıldığını haber ver.Onlar bu beş vakit namaz kılma hususunda sana itaat ederlerse Allah’ın kendilerine zekatı farz kıldığını, bu zekatın onların zenginlerinden alınıp fakirlerine verileceğini de haber ver. Onlar bu zekat hususunda da sana itaat ederlerse, onların yanında en kıymetli olan malı zekat malı olarak almaktan sakın ve mazlumun bedduasından da kork. Çünkü mazlum ile Allah’ın arasında perde yoktur. }
Buhari : 1496 – ter : 1423 - Müslim : 19/29 - Ebu Davud : 1084 - Nesei : 2434 - Tirmizi : 625 - Darimi : 1/379-384 - İbni Mace : 1783 : İbni Hibban : 156 - İbni Mende : 214-el-iman - Tabarani : 12207-12408-M.Kebir : Dare kutni : 2/136 - Beyhaki : 7/12 - Beğavi : 1557 - Ahmed : 1/233
TAHSİL EDENE KADAR BORÇ PARA ÜZERİNDE ZEKAT YOKTUR
{ … Aişe r.anha dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Borç parada onu alana kadar zekat vermek yoktur. }
İbni Ebi Şeybe : 3/54 - Albani : 784 – İrva
KÖLE’YE VE BİNEĞE ZEKAT YOKTUR
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Müslüman kimseye atı ve kölesi için zekat yoktur. }
Buhari : 1463-Ter 1390 - Müslim (982/8 - Malik 1/277 - Ebu Davud : 1595 - Nesei (2469) Tirmizi (628) Darimi (1/384) İbni Mace (1812) İbni Huzeyme (2285) İbni Hibban (3273) İbn Carud (355) Abdurrezzak (6878) Tayalisi (2527) Humeydi (1073) Ebu Nuaym (8/356) Dare kutni (2/27) Beyhaki (4/117) Beğavi (1073) Ahmed (2/242)
VAKTİ GELMEDEN ZEKAT VERMENİN CAİZLİĞİ
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Ömer’i zekat toplamak için gönderdi. İbnu Cemil, Halit b. Velid ve Rasulullah’ın amcası Abbas’ın zekatlarını vermediği kendisine söylendi. Rasulullah s.a.v : İbnu Cemil zekattan nasıl imtina edilebilir ki ? O fakir iken Allah kendisini zengin etmişti. Halid’e gelince siz ona haksızlık ediyorsunuz. Halid zırhını ve bütün silahlarını Allah yolunda hap-setmiştir. Abbas b. Abdulmuttalib‘e gelince onun zekatı - daha önce verilmiş olup - bir misli ile beraber benim üzerimdedir, buyurdu ...... }
Müslim : 983/11 - Buhari : 1468-Ter : 1397 : Nesei : 2463-2464
{ … Ali b. Ebi Talib r.a şöyle dedi : Abbas b. Abdulmuttalib, Rasulullah s.a.v’e zekatını henüz vakti gelmeden acele edip ödeme hususunda talepte bulundu. Rasulullah s.a.v de ona bu hususta ruhsat verdi. }
İbn Carud : 360 - Ebu Davud (1624) Tirmizi (679) Darimi (1/385) İbni Mace (1795) Hakim (3/332) Beyhaki (4/111) Albani (857- el-İrva)
ZEKATIN VERİLECEĞİ YERLER
Allah-u teala şöyle buyuruyor : { Sadakalar – yani zekatlar - Allah’tan bir farz olarak fakirlere, miskinlere, zekat amillerine, kalpleri İslam’a ısındırılacak olan-lara, kölelik altında bulunanlara, borçlulara,Allah yolunda cihat edenlere ve yolculara mahsustur. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. } TEVBE : 60
ZENGİNLERE ZEKAT VERİLMEZ
{ … İbni Ömer r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Zekat almak, zengin ve uzuvlarında noksan olmayan kimselere helal değildir.}
İbn Carud (363) Buhari (3/329-T.Kebir) Ebu Davud (1634) Nesci (2592) Tirmizi (652) Darimi (1/386) İbni Mace (1893) İbni Ebi Şeybe (3/97/1) Abdurrezzak (71 55) Tayalisi (2271) Dare kutni (2/119) Hakim (1/407) Beyhaki (7/13> Beğavi (1599 - Albani (877 – İrva
EHLİ BEYT ZEKAT AMİLLİĞİ YAPMAZ
{ … Abdulmuttalib b. Rab b. el-Haris rivayet edip şöyle dedi : Rabia b. el-Haris ve Abbas b. Abdulmuttalib toplanıp : - Beni ve Fadl’ı kast ederek - Vallahi şu iki oğlanı Rasulullah’a göndersek, bunlar Onunla konuşsalar, o da bunları zekat üzerine amil tayin etse. Zekat amili kimselerinin yaptıklarını yapsalar, onların aldığı ücreti bunlar da alsalar, şeklinde konuştular. Abdulmuttalib dedi ki : Onlar bu şekilde konu-şurlarken, Ali b. Ebi Talib geldi ve önlerinde durdu. Bu meseleyi ona da söylediler. Bunun üzerine Ali b. Ebi Talib : bunu yapmayın. Vallahi Rasulullah bunu yapmaz dedi. Rabia b. el-Haris itiraz edip : Vallahi sen bunu bize hasedinden yapıyorsun. Sen Rasulullah’ın damatlığına eriştin de biz seni asla haset etmedik dedi. Ali : Peki iki oğlanı gönderin dedi. İkisi çıkıp gittiler, Ali de yan üstü uzandı. Abdulmuttalib dedi ki : Rasulullah s.a.v öğle namazını kıldırınca ondan önce hücresine gidip hücrenin yanında durduk. Nihayet Rasulullah geldi ve kulaklarımızı tuttuktan sonra : İçinizde sakIadığınız şeyleri çıkarın,buyurdu. Sonra hücreye girdi, biz de yanına vardık. Kendisi o gün Zeyneb b. Cahş’ın yanındaydı. Biz her ikimiz de sözü diğerimize havale edip söze başlamasını bekledik. Sonra birimiz şöyle konuştu : Ya Rasulallah ! Sen insanların en iyisisin ve insanlara pek çok iyilikler ulaştırırsın. Bizler buluğ çağına varmış haldeyiz. Biz sana şu zekatlardan bazısına bizleri zekat memuru tayin etmen için geldik. Eğer memur tayin edersen, onların eda ettiği görevi biz de eda ederiz, onların isabet ettiği gelire biz de isabet ederiz dedi. Rasulullah uzun müddet, hatta biz tekrar konuşmak isteyinceye kadar sukut etti. Tam bu sırada Zeyneb, perdenin arkasından bizlere : Rasulullah ile konuşmayın diye işaret etmeye başladı. Bundan sonra Rasulullah s.a.v : Şüphesiz bu zekat amilliği Muhammed’in ailesine yaraşmaz. Sadaka insanların kirleridir. Mahmiyyeyi - Ki bu şahıs ganimetlerden alınan beşte bir gelirin sorumlusu idi - ve Haris b. Abdulmuttalib oğlu Nevfeli bana çağırın,dedi. Bunlar yanına geldiklerinde. Rasulullah Mahmiy-yeye, - Fadl b. Abbas’ı göstererek - : Kızını bu gence nikah et,buyurdu. Mahmiyye kızını FadI’a nikahladı. Sonra Rasulullah Nevfel b. el-Haris’e : Kızını bu gence nikahla,buyurdu. 0 da kızını bana nikahladı. Müteakiben Rasulullah s.a.v Mahmiy-yeye : Bu gençler için kızlara humus malından şu kadar, şu kadar mihir ver, buyurdu. }
Müslim (1072/167 - Ebu Davud (2985) Nesei (2608) Ebu Ubeyd (841) Beyhaki (7/31) Ahmed (17521) Albani (879-el-İrva)
EHLİ BEYTİN ZEKAT ALMASI YASAKTIR
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Ali’nin oğlu Hasan zekat hurmasından bir hurma alıp ağzına koydu. Bunun üzerine Nebi s.a.v : Kıh kıh onu at, dedi. Sonra da : Sen bizim zekat malından yemediğimizi bilmiyor musun ? , buyurdu. }
Müslim (1069/161) Buhari (1491-Ter:1419) Darimi (1/386) Tayalisi (2482) İbni Hibban (3294) Beğavi (1605) Ahmed (2/444)
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Nebi s.a.v’e yiyecek bir şey getirildiğinde, bu hediye midir, yoksa sadaka mıdır diye sorardı. Eğer sadakadır denirse, asha-bına yiyin der kendisi yemezdi. Eğer hediyedir denirse elini ona vurur ashabı ile beraber ondan kendisi de yerdi. }
Buhari (2576-Ter:2373) Müslim (1077/175) İbni Hibban 16382> Beyhaki (7/33) Beğavi (1608) Ahmed (2/492)
{ … Enes b. Malik r.a şöyle dedi : Berire r.a kendisine sadaka olarak verilmiş olan bir et parçasını Rasulullah’a hediye etti. Rasulullah : Bu et Berire’ye bir sadakadır, bize ise bir hediyedir, buyurdu. }
Müslim : 1074/170 - Buhari : 1495-Ter : 1422 - Ebu Davud : 1655 - Nesei : 3454 - İbni Hibban : 5115 - Tayalisi : 1417
DERLEYEN
TACUDDİN EL- BAYBURDİ
بسم الله الرحمن الرحيم
ZEKATIN FARZİYETİ
{ … Ömer r.a şöyle dedi : Bir gün biz Rasulullah’ın yanında bulunuyor iken birden yanımıza elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah, üzerinde yolculuk eseri olmayan ve bizden kendisini kimsenin tanımadığı bir adam çıkageldi. Nihayet Nebi s.a.v’in yanına oturdu. İki dizini onun dizine dayadı, iki elini dizlerinin üzerine koydu ve : Ya Muhammed, bana İslam’dan haber ver dedi. Rasulullah s.a.v : İslam, Allah‘tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah‘in Rasulü olduğuna şehadet etmen, namazı kılman, zekatı vermen, ramazan orucunu tutman, yoluna gücün yeterse Beyti hac etmendir, buyurdu. 0 adam : Doğru söyledin dedi. Ömer dedi ki : Biz buna hayret ettik, hem soruyor hem de Rasulullah’ı tasdik ediyordu…..... }
Müslim (8/1) Ebu Davud (4695) Nesei (8/97) Tirmizi (2610) İbni Mace (63) İbni Mende (1) Tayalisi (20) Ahmed (1/52)
{ … İbni Ömer r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : İslam beş esas üzere kurulmuştur : Allah‘tan başka ilah olmadığına ve Muhammed‘in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, ramazan orucunu tutmak ve hac etmektir. }
Müslim (16/22) Buhari (8-Ter: Nesei (8/108) Tirmizi (2609) İbni Huzeyme (308) İbni Hibban (158-1446) İbni Mende (40-el-İman) Humeydi (703) Tabarani (13203-M.Kebir) Ebu Nuaym (3/62-el-Hilye) Beyhaki (1/358) Beğavi (6) Ahmed (2/143) Albani (781-el-İrva)
{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken ona şöyle buyurdu : Şüphesiz ki sen, ehl-i kitap bir kavme gidiyorsun, onların yanına vardığın vakit önce onları La İlahe İllallah Muhammedu’r Rasulullah‘a şehadet ge- tirmeye davet et. Eğer onlar şehadet getirmede sana itaat ederlerse, Allah‘ın kendilerine her gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı farz kıldığını haber ver. Onlar bu beş vakit namaz kılma – hususunda - da sana itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine zekatı farz kıldığını ve bu zekatın onların zenginlerinden alınıp fakirlerine verileceğini de haber ver. Onlar bu zekat hususunda da sana itaat ederlerse, onların yanında en kıymetli olan malı zekat malı olarak almaktan sakın ve mazlumun bedduasından da kork. Çünkü mazlum ile Allah’ın arasında perde yoktur – yani duasına icabet eder - }
Buhari (1496-Ter1423 Müslim (19/29) Ebu Davud (1584) Nesej (2434) Tirmizi (625) Darinıi (1/379) İbni Mace (1783) İbni Hibban (156-el- Mevarid) İbni Mende (116-el-iman) Tabarani (12408-M. Kebir) Ahmed (1/233) Dare kutni (2/136) Beyhaki (4/96-101) Beğavi (1557)
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v vefat ettiği zaman Ebu Bekir halife oldu. Arap kabilelerinden bazıları ktifre dönüp irtidat ettiler. Ebu Bekir onlara karşı ordu gön dermeye başladığında Ömer, Ebu Bekir’e şöyle dedi : Sen bu insanlarla nasıl savaşırsın ? Oysa Rasulullah s.a.v : Ben insanlar La İlahe İllallah deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Kim bu sözü söylerse o kimse İslam hukukunun dışında benden malını ve canını korumuş olur. - Haddi gerektirmeyen günahlarının - hesabı ise Allah‘a aittir,buyurdu. Ebu Bekir : Allah’a yemin ederim ki, ben namaz ile zekat vermenin arasını ayıran kimselerle savaşırım. Çünkü zekat malın üzerindeki bir haktır. Vallahi onlar Rasulullah’a zekat olarak verdikleri dişi oğlağı bana vermezlerse, o dişi oğlağı vermeleri için elbette onlarla savaşırım dedi. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi : Vallahi bu - savaş isteği - Allah’ın Ebu Bekir’in gönlünü açmasından başka bir şey değildi, ben bildim ki bu haktır. }
Buhari (1399-Ter:1325) Müslim (20/32) Ebu Davud (1556) Nesei (2442) Tirmizi (2607) İbni Hibban (216) İbni Mende 215-el-İman) Abdurrezzak (18718) Beyhaki 4/104) Ahmed (2/528)
ZEKATINI VERMEYENLERİN GÜNAHI
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Altın ve gümüşün zekat hakkını ödemeyen kimseler, kıyamet günü olduğunda o altın ve gümüşleri kendileri için ateşten levhalar haline getirilir ve cehennem ateşinde iyice kızdırılır. Sonra bu kızgın levhalarla onların böğrü, alnı ve sırtı dağlanır. Levhalar soğudukça azap için kızdırma tekrar iade olunur. Bu azaplandırma, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde kullar arasındaki haklar ödeninceye kadar devam eder. Neticede o kimseye ya cennete ya da cehenneme giden yol gösterilir. Denildi ki : Ya Rasulallah ! Zekatı verilmeyen develerin durumu nedir ? Rasulullah s.a.v : Develerinden zekat hakkını ödemeyen her deve sahibi de ,kıyamet gününde geniş ve düz bir araziye yatırılır. Develer en semiz oldukları halde,onlardan bir tek yavru dahi eksilmeksizin hepsi ayaklarıyla onu çiğner ve ağızlarıyla da ısırırlar. Develerin sonuncusu ona uğrayıp geçince, baş tarafı o kimseye tekrar uğratılır. Bu azaplandırma, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde kullar arasındaki haklar ödeninceye kadar devam eder. Neticede o kimseye ya cennete ya da cehenneme giden yol gösterilir,buyurdu. Ya Rasu-lallah ! Zekatı verilmeyen sığır ve davarların durumu nedir ? denildiğinde, Rasulullah s.a.v : Sığır ve davarlardan zekat hakkını ödemeyen her sığır ve davar sahibi de geniş ve düz bir araziye yatırılır. Bu hayvanlardan da hiçbiri kaybolmaksızın içlerinde iki boynuzu kıvrık, boynuzsuz ve boynuzu kırılmış olanın hepsi, o kimseye toslayacak ve ayaklarıyla o kimseyi çiğneyeceklerdir. Bu sürünün de baş tarafı onun üzerinden geçtiğinde sonu tekrar geri döndürülür. Bu azaplandırma, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde kullar arasındaki haklar ödeninceye kadar devam eder. Neticede o kim seye ya cennete ya da cehen-neme giden yol gösterilir,buyurdu.Ya Rasulellah ! Zekatı verilmeyen atların durumu nedir denildiğinde, Rasulullah : Atlar üç kısımdır : At bazı kimseler için günah, bazı kimseler için bir Perde, bazı kimseler için de sırf hayırdır. At’ın kendisi için günah olan kimseye gelince o, atını gösteriş övünüp böbürlenmek ve müslümanlara savaş için besler. İşte bu at o kimse için büyük günahtır.At’ın kendi ihtiyacı için bir perde olana gelince, o kimse atını, Allah yolunda bağlar, sonra da gerek hayvanların sırtındaki Allah‘ın hakkını – yani cihat için binmek veya bindirmek – yahut da Allah’ın hakkı olan sadakayı unutmaz. İşte bu at o kimse için bir perdedir. At’ın kendisi için hayır olana gelince, o kimse de atını müslümanların lehine Allah yolunda - cihat maksadıyla - bağlamıştır. Atı bol otlu geniş bir çayırlıkta beslenirse, atın bu bol otlu çayırlıktan yediği bitkilerin sayısınca sahibi için bir çok haseneler yazılır. Atın gübre ve bevli için de ona haseneler yazılır. Atın yuları kopsa şahlanarak bir veya iki yüksek tepeye raks ederek neşeyle koşsa, yerde tırnaklarının bıraktığı izleri ve gübreleri sayısınca sahibine Allah haseneler yazar. Hayvan bir nehre uğrayıp ondan su içse, sahibi sulamak istememiş olsa bile - Allah o kimse için atının içtiği su sayısınca hase-neler yazar,buyurdu. Ya Rasulallah ! Zekatı verilmeyen eşeklerin durumu nedir ? denildiğinde, Rasulullah : Eşekler hakkında bana bir şey indirilmedi. Ancak bana her hükmü içeren, emsalsiz :
{ Her kim zerre miktarı bir hayır işlerse onu görecek. Her kim zerre miktarı bir şer işlerse onu görecektir } ZİLZAL : 7-8 . ayeti indirildi,buyurdu. }
Müslim (987/24) Ebu Davud (1658) Nesei (5/12) İbni Huzeyme (2252) İbni Hibban (3253) Beyhaki (4/119) Beğavi (1562) Abdurrezzak (6858) Ahmed (2/262-276-3 83)
{ … Ebu Hureyre r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Her kim Allah kendisine mal verir de o malın zekatını vermezse, kıyamet gününde zekatı verilmeyen o mal, sahibi için çok zehirli bir yılan şekline dönüşür. Bu yılanın iki gözü üstünde iki nokta vardır. Bu azgın yılan kıyamet gününde mal sahibinin boynuna gerdanlık yapılır. Sonra yılan ağzı ile sahibinin çenesini iki tara-fından yakalar. Sonra ona : Ben senin - çok sevdiğin - malınım, ben senin hazinenim der. Ebu Hureyre dedi ki : Bundan sonra Rasulullah s.a.v :
{ Allah’ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Bilakis o kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızı haber alandır. } Ali İmran :180. ayetini okudu. }
Buhari : 1403-Ter:1329 - Nesei : 2481 - Beyhaki : 7/4 - Beğavi : 1560
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Deve sahibi devesinin zekat hakkını ödemediği zaman, kıyamet günü o deve en kuvvetli ve besili haliyle sahibinin üzerine gelir ve onu ayaklarıyla çiğner. Koyun sahibi de koyunlarının zekatını vermediği zaman, kıyamet günü o koyunlar en kuvvetli ve besili halde sahibinin üzerine gelir,onu ayaklarıyla çiğner ve boynuzlarıyla ona toslarlar. Nebi s.a.v devamla : Bu hayvanların haklarından biri de , sütlerinin sağılması ve fakirlere ondan içirilmesidir. Hiç biriniz kıyamet günü zekatını ödemediği davarı omzunda meler bir halde : Ya Muhammed, bana yardım et diyerek yanıma gelmesin. Çünkü o vakit ben ona, ben senin için bir şey yapmaya malik değilim, ben sana bu günü tebliğ etmiştim derim. Ve yine sizden hiç kimse, zekatını vermediği devesi omuzunda böğürür bir halde : Ya Muhammed, bana yardım et diyerek yanıma gelmesin. Çünkü o vakit ben ona, ben senin için bir şey yapmaya malik değilim, ben sana bu günü tebliğ etmiştim derim. }
Buhari : 1402.Ter:1328 - Nesei : 2447
ZEKATINI VERMEYENLERLE SAVAŞILIR
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v vefat ettiği zaman Ebu Bekir halife oldu. Arap kabilelerinden bazıları küfte dönüp irtidat ettiler. Ebu Bekir de onlara karşı ordu göndermeye başladığında Ömer, Ebu Bekir’e şöyle dedi : Sen bu insanlarla nasıl savaşırsın ? Oysa Rasulullah s.a.v : Ben insanlarla La İlahe İllallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Kim bu sözü söylerse o kimse islam hukukunun dışında benden malını ve canını korumuş olur. - Haddi gerek-tirmeyen günahlarının - hesabı ise Allah‘a aittir,buyurdu. Ebu Bekir : Allah’a yemin ederim ki, ben namaz ile zekat vermenin arasını ayıran kimselerle savaşırım. Çünkü zekat malın üzerindeki bir haktır. Vallahi onlar Rasulullah’a zekat olarak verdikleri dişi bir oğlağı bana vermezlerse, o dişi oğlağı vermeleri için elbette onlarla savaşırım, dedi. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi : Vallahi bu iş, Allah’ın Ebu Bekir’in gönlünü açmasından başka bir şey değildi, ben bildim ki bu haktır. }
Buhari : 1399-Ter : 1325-1326 - Müslim : 20/32 : Ebu Davud : 1556
Z E K A T I N N İ S A BI
DEVELERİN ZEKATI
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’i Bahreyn’e zekat amili olarak gönderdiği vakit, onun için şu mektubu yazmıştı : Bis millahir rahmanir rahim Bu Allah’ın, Rasulüne emrettiği ve Rasulullah s.a.v’in müslümanlar üzerine takdir ettiği zekat farizasıdır. Her kimden bu mektupta bildirilen miktar da zekat istenirse, o kimse zekatını versin. Bundan fazlası istenirse fazlasını vermesin. Devenin yirmi dört tanesi ve daha aşağısında, koyundan her beş devede bir koyundur. Deve sayısı yirmi beşe erişince, otuz altıya kadar bir Bintu mahad, Otuz altıya erişince, kırk beşe kadar bir Bintu lebun,Kırk altıya erişince, altmışa kadar bir Hıkka, Altmış bire erişince, yetmiş beşe kadar bir Cezea,Yetmiş altıya erişince, doksana kadar iki Bintu lebun, Doksan bire erişince, yüz yirmiye kadar iki Hıka, zekat vermek vacibdir. Deve sayısı yüz yirmiden daha fazla olursa, her kırk devede bir Bintu lebun ve her elli devede bir Hıkka zekat vardır. Yanında dört deveden gayri bulunmayan kimseye gelince, o miktardaki deveye zekat yoktur. Ancak deve sahibi kendi vermek isterse bu müstesnadır. Deve adedi beşe ulaştığında ondan bir koyun zekat vermek vaciptir. ………………………. }
Buhari (1454-Ter: 1380) Ebu Davud (1567) Nesel (2446) İbni Mace (1800) İbn Carud (342) İbni Huzeyme (2261) İbni Hibbarı (3266) Ebu Yağla (1 27) Dare kutni (2/113) Hakim (1/390) Beyhaki (4/85-86) Beğavi (1 570) Ahmed (1/11)
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’e - onu zekat amili yap-tığında - Allah’ın, Rasullüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. - 0 mektupta - : Kimin zekat bedeli Bintu mehad’a ulaşır ve mal sahibinin yanında Bintu mehad bulunmaz ve onun yanında Bintu lebun olursa, o kabul edilir. Zekat amili, mal sahibine - yaş farkı olarak - yirmi dirhem veya iki koyun verir. Mal sahibinin yanında Bintu mehad bulunmaz ve onun yanında İbnu Lebun bulunursa, o kabul edilir. Mal sahibine - yaş farkı olarak - bir şey verilmez. }
BaharI : 1448-Ter:1373
İbnu Mehad : bir yaşını doldurmuş ve iki yaşına basmış erkek deve. Bintu Mehad : bir yaşını doldurmuş ve iki yaşına basmış dişi deve. İbnu Lebun : iki yaşını doldur-muş ve üç yaşına basmış erkek deve. Bintu Lebun : iki yaşını doldurmuş ve üç yaşına basmış dişi deve.Hıkk : üç yaşını doldurmuş ve dört yaşına basmış erkek deve. Hıka : üç yaşını doldurmuş ve dört yaşına basmış dişi deve. Cez’a : dert yaşını doldurmuş ve beş yaşına basmış erkek deve. Cezea : dört yaşını doldurmuş ve beş yaşına basmış dişi deve.
KOYUNLARIN ZEKATI
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’i Bahreyn’e zekat amili olarak gönderdiği vakit, onun için şu mektubu yazmıştı : Bis millahir rahmanir rahim Bu Allah’ın, Rasulüne emrettiği ve Rasulullah s.a.v’in müslümanlar üzerine takdir ettiği zekat farizasıdır. Her kimden bu mektupta bildirilen miktar da zekat istenirse, o kimse zekatını versin. Bundan fazlası istenirse fazlasını vermesin ……………..Yay-lakta kalan koyunun zekatında, koyun sayısı kırk olunca, yüz yirmiye kadar bir koyundur. Yüz yirmiden fazlada iki yüze kadar iki koyundur. Koyun sayısı iki yüzden fazla olursa, üç yüze kadar üç koyundur. Koyun sayısı üç yüzden fazla olursa, her yüz koyunda bir zekat vardır. Bir kimsenin yayılır koyunu, kırktan bir koyun noksan olursa, bu noksan koyunda zekat yoktur. Ancak sahibi diler verirse bu müs-tesnadır……………. }
Buhari (1454-Ter: 1380) Ebu Davud (1567) Nesel (2446) İbni Mace (1800) İbn Carud (342) İbni Huzeyme (2261) İbni Hibbarı (3266) Ebu Yağla (1 27) Dare kutni (2/113) Hakim (1/390) Beyhaki (4/85-86) Beğavi (1 570) Ahmed (1/11)
GÜMÜŞÜN ZEKATI
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’i Bahreyn’e zekat amili olarak gönderdiği vakit, onun için şu mektubu yazmıştı : Bis millahir rahmanir rahim Bu Allah’ın, Rasulüne emrettiği ve Rasulullah s.a.v’in müslümanlar üzerine takdir ettiği zekat farizasıdır. Her kimden bu mektupta bildirilen miktar da zekat istenirse, o kimse zekatını versin. Bundan fazlası istenirse fazlasını vermesin ……………..iki yüz dirhem gümüşün onda birinin dörtte biri - yani kırkta bir - miktarında zekat vacibdir Gümüş miktarı yüz doksan dirhem olursa bunda da zekat yoktur. Ancak gümüş sahibi diler verirse bu müstesnadır. }
Buhari (1454-Ter: 1380) Ebu Davud (1567) Nesel (2446) İbni Mace (1800) İbn Carud (342) İbni Huzeyme (2261) İbni Hibbarı (3266) Ebu Yağla (1 27) Dare kutni (2/113) Hakim (1/390) Beyhaki (4/85-86) Beğavi (1 570) Ahmed (1/11)
{ … Ebu Said el-Hudri r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Beş ukiyyeden az miktar gümüşte zekat yoktur. En aşağı üç yaşındaki beş deveden aşağısında zekat yoktur. Beş vesk ,niktarının aşağısındaki hububatta da zekat yoktur. }
Buhari (1405-Ter:1331) Müslim (979/1) Malik (1/244)) Ebu Davud (1558) Nesei (2473) Tirmizi (626) Darimi (1/384) İbni Mace (1793) İbni Huzeyme (2294) İbni Hibban (3282) İbn Carud Abdurrezzak (7258) Ahmed (3/6)
Bir ukiyye : kırk dirhemdir. Beş ukiyye ise iki yüz dirhem eder. Vesk : Bir vesk Rasulullah’in Sa’ı ile 60 sa’ miktarıdır. Bir sa’ : 1040 dirhem ayarındaki bir ölçektir. Beş vesk ise net 1000 gram etmektedir.
SIĞIRLARIN ZEKATI
.{ … Muaz b. Cebel r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v onu yemene gönderdiği vakit sığırdan her otuz sığıra zekat farizası olarak iki yaşında erkek - yahut dişi - dana almasını ; her kırk sığıra üç yaşında erkek - yahut dişi - dana almasını…… emretti. }
Ebu Davud (1576) Nesei (2449-2450) Tirmizi (623) Darimi (1/382) İbni Mace (1803) İbni Huzeyme (2268) İbni Hibban (794-el-Mevarid) İbn Carud (343) Dare kutni (2/94) Hakim (1/398) Beyhaki (4/98) Beğavi (107ı) Abdurrezzak (6841)
YER MAHSÜLLERİNİN ZEKATI
{ … İbni Ömer r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Semanın ve pınarların veya sulanmaksızın kendi damarlarıyla topraktan su emip yetişmiş olan mahsuller için uşr - yani onda bir - zekat, kuyu ve dolapla sulananlarda ise yirmide bir zekat vardır..... }
Buhari (1483-Ter: 1412) Müslim (980/7) Ebu Davud (1596) Nesei (2487-2488) Tirmizi (640) İbni Mace (1817) İbni Huzeyme (2308) İbni Hibban (3285) İbnu Carud (348) Tabarani (2/1 14-M. Sağir) Dare kutni (2/130) Beyhaki (1/130) Beğavi (1580)
BAL’IN ZEKATI
{ … Ebu Seyyare el-Mukti r.a şöyle dedi : Ben Rasulullah s.a.v : Ya Rasulellah, benim arılarım var dedim. Rasulullah : Onlardan - çıkan balın - onda birini zekat olarak öde,buyurdu. Ben : Ya Rasulallah, arıları benim için himaye ettir dedim. Rasulullah s.a.v onları benim için himaye ettirdi. }
İbni Mace : 1823-1824 – İbn Carud : 350 - Ebu Davud : 1600 - Nesei : 2498 - İbni Huzeyme : 2325 - Ebu Ubeyd : 1489 - Albani : 810 el-İrva
{ … İbni Ömer r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Bal da her on zikka da bir zıkka zekat vardır. }
Tirmizi : 629
Zikka : içine sıvı maddeler konan deriden yapılma bir kaptır.
MADENLERİN ZEKATI
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Hayvanın zarar ve ziyanı hederdir, kuyunun zararı hederdir, madenin zararı hederdir – yani tazminat lazım gelmez - Rikazda beşte bir oranında vergi vardır. }
Buhari (1499-Ter:1429) Müslim (1710/45) Malik (1/249 Ebu Davud (3085) Nesei : 2494 Tirmizi (1377) Darimi (1/393) İbni Mace : 2509 – İbn Carud (372) İbni Hibban (6005) Dare kutni (3/151) Tayalisi (2305) Beyhaki (4/155) Ahmed (2/239) Albani (812-İrva
Rikaz : gömülü olan herhangi bir maden, hazine vesaire gibi şeylerdir.
KENDİSİNDEN İSTİFADE EDİLEN MALLARIN ZEKATI
{ … İbni Ömer r.a dan. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Her kim bir mal - elde eder ve on - dan istifade ederse, onun üzerinden bir sene geçmedikçe o mala zekat yoktur. }
Tirmizi : 631.Ter : 626 - Malik : 1/246/1 - Beyhaki : 4/104 - Beğavi : 1576 - Albani : 3/254-el-İrva)
ZEKAT OLARAK VERİLMEYECEK MALLAR
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir Enes’e - onu zekat amili yaptığında - Allah’ın, Rasulüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. – Onda – “ …...Zekat verirken malın yaşlısı, kusurlusu, damızlık döl hayvanı çıkarılmaz. Ancak zekat amilinin bunları kabul etmesi müstesnadır. }
Buhari : 1455. Ter: 1382
Yani , Zekat için verilen hayvan yaşlı ve kusurlu olur, zekat toplayan memur da onu zekat farizası olarak kabul ederse bu müstesnadır. Hakeza zekat farizası olarak eda edilen damızlık hayvan olur zekat mükellefi de onu gönülden gelerek veriyor ise, yine bu da müstesnadır, yani kabul edilir.
ZEKAT MALI TOPLU İSE AYRILMAZ AYRIK İSE TOPLANMAZ
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir Enes’e - onu zekat amili yaptığında - Allah’ın, Rasulüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. - 0 mektupta - : “ …...Zekat verme endişesiyle, ayn ayrı bulunan zekat malları bir araya toplanmaz. Toplu bulunanların arası da ayrılmaz….}
Buhari : 1450-Ter : 1375
{ … Enes b. Malik r.a şöyle rivayet etti : Ebu Bekir r.a Enes’e - onu zekat amili yaptığında - Allah’ın, Rasulüne emrettiği zekat miktarlarını açıklayan bir mektup yazmıştı. - 0 mektupta - : “…..İki karışık sürüden oluşan sürünün zekatında, bu karışık sürünün sahipleri kendi aralarında adaletli bir seviyede muracaat ederler. }
Buhari : 1451-Ter : 1376
{ … Suveyd b. Gafele r.a şöyle dedi : Ben - zekat amili olarak - gittiğimde - yahut Rasulullah’ın zekat amili ile giden haber verdi - Rasulullah’ın - yazdığı zekat - ahdi şöyle idi : Sütlü hayvanları alma, ayrık olanları birleştirme, toplu olanların arasını da ayırma…… }
Ebu Davud : 1579 - Nesei : 2456 - İbni Mace : 1801
AÇIKLAMA : Zekat vermekten kaçıyormuş zannına kapılıp ayrı olan ve zekat nisabına erişmeyen mallar birleştirilerek zekat verilmez. Ortaklık sebebiyle birleştirilmiş, zekat nisabına baliğ olan mallar da zekat vermek endişesiyle ayrılmaz. Birleştirilmiş mallar eğer zekat nisabına eriyorsa ondan zekat verilir. Ortaklar zekat için ödenen malları aralarında eşit şekilde paylaşırlar. Mesela iki ortağın beş devesi olsa, ona zekat olarak bir koyun verirler. Zekat olarak verilen koyun ortaklardan kimin malından verildi ise, diğeri ona koyunun yarı bedelini para olarak öder. İki ortağın kırk koyunu olsa, bunda da zekat olarak bir koyun vardır. Bu koyun kimin malından zekat olarak verildi ise, diğeri ortağına koyunun yarı bedelini para olarak öder. Dolayısıyla ortaklardan her biri verilen zekata iştirak etmiş olur. Bölünebilen mallarda durum, daha kolaydır.
ZEKAT AMİLLERİNİ MEMNUN ETME
{ … Cerir b. Abdullah r.a şöyle dedi : Bedevilerden bazı kimseler Rasulullah s.a.v’e gelip : Zekat amilleri bize geliyor ve bizlere zulmediyor dediler. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v : Zekat amillerini - zekatlarınızı güzellikte ödeyerek - razı ediniz, buyurdu. }
Müslim (989/29) Ebu Davud (1589) Nesei (2459) Beğavi (1 253-el-Mevarid) Ahmed (19228) Albani (901 -S. Cami)
ZEKAT VERENLERE ZEKAT AMİLLERİNİN DUA ETMESİ
{ … Abdullah b. Ebı Evfa r.a şöyle dedi : Herhangi bir kavim Nebi s.a.v’e zekatlarını getirdiği zaman, Nebi s.a.v onlara şöyle dua ederdi : Allahumme Salli Ala FuIan. Babam Ebu Evfa zekatını getirdiğinde, Nebi s.a.v ona : Allahumme Salli Ala Ebi Evfa. diye dua etti.}
Buhari (1497-Ter. 1424) Müslim (1078/) Ebu Davud (1590) Nesei (2458 - İbni Mace : 1796
ZEKAT AMİLLERİNİN ZEKAT VERENLERE ZULMETMEMESİ
{ … İbni Abbas r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken ona şöyle buyurdu : Şüphesiz ki sen, ehl-i kitap bir kavme gidiyorsun, onların yanına vardığın vakit önce onları La İlahe İllallah Muhammeden resulullah‘a şehadet ge- tirmeye davet et. Eğer onlar şehadet getirmede sana itaat ederlerse, Allah’ın kendilerine her gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı farz kıldığını haber ver.Onlar bu beş vakit namaz kılma hususunda sana itaat ederlerse Allah’ın kendilerine zekatı farz kıldığını, bu zekatın onların zenginlerinden alınıp fakirlerine verileceğini de haber ver. Onlar bu zekat hususunda da sana itaat ederlerse, onların yanında en kıymetli olan malı zekat malı olarak almaktan sakın ve mazlumun bedduasından da kork. Çünkü mazlum ile Allah’ın arasında perde yoktur. }
Buhari : 1496 – ter : 1423 - Müslim : 19/29 - Ebu Davud : 1084 - Nesei : 2434 - Tirmizi : 625 - Darimi : 1/379-384 - İbni Mace : 1783 : İbni Hibban : 156 - İbni Mende : 214-el-iman - Tabarani : 12207-12408-M.Kebir : Dare kutni : 2/136 - Beyhaki : 7/12 - Beğavi : 1557 - Ahmed : 1/233
TAHSİL EDENE KADAR BORÇ PARA ÜZERİNDE ZEKAT YOKTUR
{ … Aişe r.anha dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Borç parada onu alana kadar zekat vermek yoktur. }
İbni Ebi Şeybe : 3/54 - Albani : 784 – İrva
KÖLE’YE VE BİNEĞE ZEKAT YOKTUR
{ … Ebu Hureyre r.a dan Nebi s.a.v şöyle buyurdu : Müslüman kimseye atı ve kölesi için zekat yoktur. }
Buhari : 1463-Ter 1390 - Müslim (982/8 - Malik 1/277 - Ebu Davud : 1595 - Nesei (2469) Tirmizi (628) Darimi (1/384) İbni Mace (1812) İbni Huzeyme (2285) İbni Hibban (3273) İbn Carud (355) Abdurrezzak (6878) Tayalisi (2527) Humeydi (1073) Ebu Nuaym (8/356) Dare kutni (2/27) Beyhaki (4/117) Beğavi (1073) Ahmed (2/242)
VAKTİ GELMEDEN ZEKAT VERMENİN CAİZLİĞİ
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Ömer’i zekat toplamak için gönderdi. İbnu Cemil, Halit b. Velid ve Rasulullah’ın amcası Abbas’ın zekatlarını vermediği kendisine söylendi. Rasulullah s.a.v : İbnu Cemil zekattan nasıl imtina edilebilir ki ? O fakir iken Allah kendisini zengin etmişti. Halid’e gelince siz ona haksızlık ediyorsunuz. Halid zırhını ve bütün silahlarını Allah yolunda hap-setmiştir. Abbas b. Abdulmuttalib‘e gelince onun zekatı - daha önce verilmiş olup - bir misli ile beraber benim üzerimdedir, buyurdu ...... }
Müslim : 983/11 - Buhari : 1468-Ter : 1397 : Nesei : 2463-2464
{ … Ali b. Ebi Talib r.a şöyle dedi : Abbas b. Abdulmuttalib, Rasulullah s.a.v’e zekatını henüz vakti gelmeden acele edip ödeme hususunda talepte bulundu. Rasulullah s.a.v de ona bu hususta ruhsat verdi. }
İbn Carud : 360 - Ebu Davud (1624) Tirmizi (679) Darimi (1/385) İbni Mace (1795) Hakim (3/332) Beyhaki (4/111) Albani (857- el-İrva)
ZEKATIN VERİLECEĞİ YERLER
Allah-u teala şöyle buyuruyor : { Sadakalar – yani zekatlar - Allah’tan bir farz olarak fakirlere, miskinlere, zekat amillerine, kalpleri İslam’a ısındırılacak olan-lara, kölelik altında bulunanlara, borçlulara,Allah yolunda cihat edenlere ve yolculara mahsustur. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. } TEVBE : 60
ZENGİNLERE ZEKAT VERİLMEZ
{ … İbni Ömer r.a dan Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu : Zekat almak, zengin ve uzuvlarında noksan olmayan kimselere helal değildir.}
İbn Carud (363) Buhari (3/329-T.Kebir) Ebu Davud (1634) Nesci (2592) Tirmizi (652) Darimi (1/386) İbni Mace (1893) İbni Ebi Şeybe (3/97/1) Abdurrezzak (71 55) Tayalisi (2271) Dare kutni (2/119) Hakim (1/407) Beyhaki (7/13> Beğavi (1599 - Albani (877 – İrva
EHLİ BEYT ZEKAT AMİLLİĞİ YAPMAZ
{ … Abdulmuttalib b. Rab b. el-Haris rivayet edip şöyle dedi : Rabia b. el-Haris ve Abbas b. Abdulmuttalib toplanıp : - Beni ve Fadl’ı kast ederek - Vallahi şu iki oğlanı Rasulullah’a göndersek, bunlar Onunla konuşsalar, o da bunları zekat üzerine amil tayin etse. Zekat amili kimselerinin yaptıklarını yapsalar, onların aldığı ücreti bunlar da alsalar, şeklinde konuştular. Abdulmuttalib dedi ki : Onlar bu şekilde konu-şurlarken, Ali b. Ebi Talib geldi ve önlerinde durdu. Bu meseleyi ona da söylediler. Bunun üzerine Ali b. Ebi Talib : bunu yapmayın. Vallahi Rasulullah bunu yapmaz dedi. Rabia b. el-Haris itiraz edip : Vallahi sen bunu bize hasedinden yapıyorsun. Sen Rasulullah’ın damatlığına eriştin de biz seni asla haset etmedik dedi. Ali : Peki iki oğlanı gönderin dedi. İkisi çıkıp gittiler, Ali de yan üstü uzandı. Abdulmuttalib dedi ki : Rasulullah s.a.v öğle namazını kıldırınca ondan önce hücresine gidip hücrenin yanında durduk. Nihayet Rasulullah geldi ve kulaklarımızı tuttuktan sonra : İçinizde sakIadığınız şeyleri çıkarın,buyurdu. Sonra hücreye girdi, biz de yanına vardık. Kendisi o gün Zeyneb b. Cahş’ın yanındaydı. Biz her ikimiz de sözü diğerimize havale edip söze başlamasını bekledik. Sonra birimiz şöyle konuştu : Ya Rasulallah ! Sen insanların en iyisisin ve insanlara pek çok iyilikler ulaştırırsın. Bizler buluğ çağına varmış haldeyiz. Biz sana şu zekatlardan bazısına bizleri zekat memuru tayin etmen için geldik. Eğer memur tayin edersen, onların eda ettiği görevi biz de eda ederiz, onların isabet ettiği gelire biz de isabet ederiz dedi. Rasulullah uzun müddet, hatta biz tekrar konuşmak isteyinceye kadar sukut etti. Tam bu sırada Zeyneb, perdenin arkasından bizlere : Rasulullah ile konuşmayın diye işaret etmeye başladı. Bundan sonra Rasulullah s.a.v : Şüphesiz bu zekat amilliği Muhammed’in ailesine yaraşmaz. Sadaka insanların kirleridir. Mahmiyyeyi - Ki bu şahıs ganimetlerden alınan beşte bir gelirin sorumlusu idi - ve Haris b. Abdulmuttalib oğlu Nevfeli bana çağırın,dedi. Bunlar yanına geldiklerinde. Rasulullah Mahmiy-yeye, - Fadl b. Abbas’ı göstererek - : Kızını bu gence nikah et,buyurdu. Mahmiyye kızını FadI’a nikahladı. Sonra Rasulullah Nevfel b. el-Haris’e : Kızını bu gence nikahla,buyurdu. 0 da kızını bana nikahladı. Müteakiben Rasulullah s.a.v Mahmiy-yeye : Bu gençler için kızlara humus malından şu kadar, şu kadar mihir ver, buyurdu. }
Müslim (1072/167 - Ebu Davud (2985) Nesei (2608) Ebu Ubeyd (841) Beyhaki (7/31) Ahmed (17521) Albani (879-el-İrva)
EHLİ BEYTİN ZEKAT ALMASI YASAKTIR
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Ali’nin oğlu Hasan zekat hurmasından bir hurma alıp ağzına koydu. Bunun üzerine Nebi s.a.v : Kıh kıh onu at, dedi. Sonra da : Sen bizim zekat malından yemediğimizi bilmiyor musun ? , buyurdu. }
Müslim (1069/161) Buhari (1491-Ter:1419) Darimi (1/386) Tayalisi (2482) İbni Hibban (3294) Beğavi (1605) Ahmed (2/444)
{ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Nebi s.a.v’e yiyecek bir şey getirildiğinde, bu hediye midir, yoksa sadaka mıdır diye sorardı. Eğer sadakadır denirse, asha-bına yiyin der kendisi yemezdi. Eğer hediyedir denirse elini ona vurur ashabı ile beraber ondan kendisi de yerdi. }
Buhari (2576-Ter:2373) Müslim (1077/175) İbni Hibban 16382> Beyhaki (7/33) Beğavi (1608) Ahmed (2/492)
{ … Enes b. Malik r.a şöyle dedi : Berire r.a kendisine sadaka olarak verilmiş olan bir et parçasını Rasulullah’a hediye etti. Rasulullah : Bu et Berire’ye bir sadakadır, bize ise bir hediyedir, buyurdu. }
Müslim : 1074/170 - Buhari : 1495-Ter : 1422 - Ebu Davud : 1655 - Nesei : 3454 - İbni Hibban : 5115 - Tayalisi : 1417
DERLEYEN
TACUDDİN EL- BAYBURDİ
